- Kategori
- Güncel
Savaş istemiyorum ama; "misilleme"

Vakit geçirmeden...
Asla “savaş” istemiyorum ama “misilleme…”
Uluslararası hukukun en temel ilkelerinden biri; devletlerin, sınırları ötesinde “askeri güce” başvurmaları yasağıdır.
Diğer yandan, devletlerin kendi güvenliklerini “koruma hakları” da her zaman uluslararası hukukun en temel ilkelerinden biri olmuştur.
“Meşru müdafaa hakkı” devletlere uluslararası hukukça tanınan temel bir hak olarak ortaya çıkmıştır.
Bir karşı görüşe göre; varlığını tehlikeye düşüren bir tehditle karşı karşıya kalan bir devletin nasıl davranması gerektiği uluslararası hukukça belirlenemez.
NATO, Türkiye’nin Suriye tarafından düşürülenF-4 savaş uçağı ile ilgili 26.06.2012 Salı Günü ittifakın Brüksel’deki merkezinde “acil bir toplantı” düzenlemiştir. Toplantının sonunda Türkiye’nin haklılığı onanmış ve karara bağlanmıştır.
Diğer yanda, “silahlı misilleme” genelde; “cezalandırma” ve/veya gelecekteki olası saldırılara “caydırma” amaçlı bu tür sınır ötesi “operasyonlar,” uluslararası hukukun yasal saydığı bir “eylem” değildir.
Fakat devletlerin egemenliği ve toprak bütünlüğü ilkesi “meşru müdafaayı” zorunlu kılmaktadır.
Bu durum, Türkiye’nin Suriye’ye yönelik olası “misilleme eylemini” “siyasi” ve “ahlaki” olarak “anlaşılır” kılmaktadır.
Özetlersek; başta İslam Dünyası olmak üzere Rusya dışında BM üyesi devletlerin “mutlak çoğunluğunun” Türkiye’nin “misilleme eylemini” “empati” yaptıktan sonra “anlayışla” karşılayacağına gönülden inanıyorum.
Umarım T.C Devleti, “BÜYÜK DEVLET” olmanın “CAYDIRICI” gereğini yerine getirir!..