- Kategori
- Siyaset
Savaşı savaşla çözmek!

Sanki ilk kez bıçak kemiğe dayanıyor,
Sanki ilk kez, ordu, kara operasyonları ile, hava operasyonları ile, bombalar, tanklar, tüfeklerlerle kimi zaman düşük yoğunluklu -ne demekse bu- kimi zaman da yüksek yoğunluklu savaşıyor,
Sanki ilk kez, PKK can alıyor…dağlarda, şehirlerde terör estiriyor, savaşıyor.
Sanki ilk kez 24 şehit veriliyor, sanki ilk kez koskoca bir ordu 49 terörist öldürmeyi başarı sayıyor,
Sanki ilk kez, Türk’ün Kürt’ün evinden ağıtlar yükseliyor, tahta kutular içinde genç ölüler taşınıyor,
Sanki ilk kez, sınır karakollarını 200 PKK’lı basıyor, sanki ilk kez bu nasıl istihbaratsızlık diye sorgulanıyor,
Sanki ilk kez, valiler bölgenin sıkıyönetim komutanı gibi görevlendiriliyor,
Sanki ilk kez, özel harekatçılar dağları, tepeleri arşınlayıp, terörist kovalıyor, tuzağa düşürüyor,
Sanki ilk kez, köyler güvenlik gerekçesiyle boşaltılıyor, insanlar evlerinden yurtlarından, taşından, toprağından oluyor,
Sanki ilk kez, taş üstüne taş bırakılmıyor,
Sanki ilk kez, Türk ve Kürt milliyetçileri gözlerinden ateş saçarak kimliklerinin peşine düşüyor, öfkeyle bileniyor, intikamla çoşuyor,
Sanki ilk kez, kan oluk oluk akarken savaş naraları dağları, şehirleri inletiyor,
Sanki ilk kez “vatan sağ olsun, şehitler ölmez, vatan bölünmez” sloganları atılıyor,
Sanki ilk kez, timsah göz yaşları akan kanların üzerine dökülüyor…
Bu memleket yıllar yılı savaşla terbiye edilmeye çalışılıyor, bu devlet bir kere olsun “barışla terbiye olalım” demiyor!
Kimse, 1938’de Dersim’de taş üstünde taş, baş üstünde baş bırakmadık, ne oldu sonuç demiyor?
Savaşla vatan sağ olmuyor beyler, savaşla vatan ölüyor!
Savaşla, vatan, genç ölüler mezarlığına dönüyor!