​ Sayın Başbakan sorgulamalı mı sorgulanmalı mı? / Siyaset / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

12 Haziran '08

 
Kategori
Siyaset
 

Sayın Başbakan sorgulamalı mı sorgulanmalı mı?

Sayın Başbakan sorgulamalı mı sorgulanmalı mı?
 

Merhaba sevgili okurlar,

Sayın Başbakanın merakla beklenen konuşması, 10.06.2008 Salı günü gerçekleşti.... Bu konuşmasında;

Sayın Başbakan, sorgulayıcı ve suçlayıcı,

Sayın Başbakan, ılımlı ancak tavizkar değil,

Sayın Başbakan, Milletvekillerine tehditkarvari,

Evet Sayın Başbakan, bu görüntü içerisinde, partisinin geleceği ile Anayasa Mahkememizin kararını beklemeye başladı....

Sayın Başbakan hep, kendisinin ve de partisinin, partinin ismindeki gibi AK olduğunu, tu ka ka olanların ise, Yargı ve CHP olduğunu ima eden konuşmalar yaptı.

Başbakanımız her ne hikmetse, kendi düşüncelerine karşı gelen kurum ve kuruluşların görüş ve önerilerine hep tepkili....

Yani diyor ki,

Beni halk seçdi, (Halkın da %47'si ), onun için ben ve yaptıklarım hep doğrudur.... Çünkü ben tek başına iktidarım, Bana gölge etmeyin, ben her istediğimi yaparım, yapmalıyım diyor... Diyor diyor da peki kendisine oy vermeyen %57'nin TBMM'nin temsilcilerine karşı niye tepkili, niye onların düşüncelerine de itibar etmek istemiyor ve hep suçluyor? Onların söylediklerinde hiç mi doğru payı yok? Bir Başbakanın, oy verenleri ayırması doğrumudur? Ayırmıyorum diyorsa, niye muhalefetten gelen her sese tepkili? Hadi bıraktık muhalefeti, Devletin Kurumları ile de barışık değil.... Bilindiği üzere, bundan kısa bir süre önce de TSK ile başındakileri memuru gibi görerek bazı sorunların yaşanmasına neden olmuştu.... Şimdilerde ise Yargıyla kavgalı...

TBMM, 70 milyonun iradesinin temsil edildiği bir yerdir diyordu konuşmasında....

Öncelikle şunu belirlemek isterim ki, herkes istediği gibi düşünebilir ancak, bence bu düşünce doğru değildir ve TBMM'si 70 milyonun temsil edildiği bir yer olmalıdır tabii ki ama, maalesef ki değildir.

Çünkü TBMM, dokunulmazlık zırhı arkasında, 3-5 parti liderinin, Milletvekili olabilmeleri için aday gösterdikleri, seçildikten sonra da parti liderine sonuna kadar her konuda bağlı kalmak zorunda olan, aksi davranışlarda bulunanların ise, oyunu bozan çocuk olması nedeniyle, partiden ihraç istemiyle Disiplin kuruluna sevk edilebildiği bir sistemin, bir çarkın dişlisidir.

Bu çark öyle bir çarktır ki, bir zamanlar Allahın ipine sıkı sıkıya sarılın diyen bir siyasi gibi, günümüzde de Sayın Başbakanımız partinin başı olarak, " trenden inen bir daha binemez " diyerek Milletvekillerini tehdit edebilir, ya da doğruları konuştuğu için tıpkı Turan ÇÖMEZ örneğinde olduğu gibi partiden ihraç ettirebilir.

Sayın Başbakan, Yasamaya müdahale olamaz diyor....

Bir zamanlarda sanıyorum Genel Kurmay Başkanımız için benim memurumdur sözünü sarfetmişdi....

Yani öyle bir Başbakan düşünün ki, %47 ile tek başına İktidar olmuş ve bunun sarhoşluğu içerisinde,

"BEN HER ŞEYİ YAPARIM, BEN HERKESTEN HESAP SORARIM, BEN HERKESİ TEHDİT EDERİM, BEN HESAP VERMEM, HESAP VERMENİN ÖNÜNÜ DE KESERİM...." tarzındaki yaklaşımlarla hareket etmeye çalışıyor ve ülkenin gerçeklerini görmezden gelerek, koşulları zorluyor....

Sayın Başbakan, yapmak istediği her şeyi " Millet beni seçdi "nin arkasında o denli güzel ifadelerle ortaya koyuyor ki, ana muhalefet partisinden sonra şimdi de, yaptığı işlerle ilgili lehinde karar vermeyen yargıyı sorgulayabilmekte, ancak, başta kendisi olmak üzere DOKUNULMAZLIK ZIRHI ARKASINDA sorgulanamamaktadır.

Sade bir vatandaş olarak Sayın Başbakanımıza demek istiyorum ki;

YASAMA olarak kendinize ve yaptığınız işlere güveniyorsanız, öncelikle Sizin ve diğer tüm Milletvekillerinin DOKUNULMAZLIKLARININ KALDIRILARAK, yaptığınızın her işin kuruşuna kadar hesabının sorulabileceği bir düzenin oluşmasının sağlanması, sonrasında ise, diğer kurum ve kuruluşların varsa düzeltilmesi icap eden yanlarının sorgulanması ve düzeltilmesi için çaba sarfedilmesi öncelikli göreviniz olmalıdır....

Sizlere göre türban konusundaki ayırımcılığın giderilmesinden önce, Dokunulmazlığın kaldırılarak siz sayın vekillerle asiller arasındaki ayırımcılığın giderilmesi, doğru yaptıklarınızın takdir edildiği gibi yanlışlarınızın da yargı karşısında hesabının verilebilmesi bu ülkenin en öncelikli işi olmalıdır....

 
Toplam blog
: 407
: 877
Kayıt tarihi
: 02.07.06
 
 

15.12.1950 Mersin doğumluyum. İzmir Ticari İlimler Mezunuyum. Bir Kamu Kuruluşundan  Şube Müdürü ..