​ Seçilmişlerden faşizme dair nağmeler / Siyaset / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

27 Aralık '08

 
Kategori
Siyaset
 

Seçilmişlerden faşizme dair nağmeler

Seçilmişlerden faşizme dair nağmeler
 

Canan Arıtman sağ olsun, yolu açtı.
Bize de konuşmak düştü.
Faşizm üzerine nağmeler, Canan Arıtman’ın ağzından mı çıkıyor yalnızca?
Ne mümkün.
Meclisimizi dolduran bil cümle seçilmişlerin gündelik konuşmalarına kulak kabartırsanız şayet ne inciler döktürdüklerine tanık olursunuz.

Ne demişti Başbakan Recep Tayyip Erdoğan?
Hatırlayınız.
"Tek millet, tek bayrak, tek vatan, tek devlet dedik... Buna karşı çıkanın, bu ülkede yeri yok. Buyursun istediği yere gitsin..."

Ve sayın Başbakan nağme ve incilerini burada kesmemişti.
Devam eylemişti başka bir olay sonrasında.
"Vatandaş eğer elinde böyle bir imkânı varsa, kendisini savunma yoluna gidecektir." (Pompalı tüfekle kitlenin üzerine ateş edilmesine ilişkin)

Başka türlü nasıl ifade edilebilir ki faşizm.
Bakınız, Başbakanın ağzından dökülen incilere, Canan Arıtman vakası hak getire cinsinden.
Lakin Meclisin en tepe noktasında dökülen inciler alt taraftakileri de eğlencenin! içerisine çekiveriyor birden.
Malumunuz.

Said Yazıcıoğlu!
Kim mi?
Söyleyelim hemen.
Devlet Bakanı.
Hani süper vali Recep Yazıcıoğlu’nun biraderi.
Bakınız ne inciler döktürüvermiş kendileri.
Hani Aleviler bir takım hak ve talepler de bulunmuşlardı ya.
"Bu tür uç fikirlere biz itibar etmiyoruz" (Alevilerin talepleri için) demişti.
Merak ettim.
Acaba Alevilerin uç fikirleri neydi?
Çok mu garip kaçmıştı bu ülkenin en renkli mezhebinin sözüm ona uç fikirleri?

Ya Milli Savunma Bakanı Vecdi bey neler döktürmüştü?
Daha yakın zaman dı, üzerinden fazla bir şey geçmedi de o yüzden unutuvermedik bir anda..
"Bugün eğer Ege'de Rumlar, Türkiye'nin birçok yerinde Ermeniler yaşamaya devam etseydi, Türkiye milli devlet olabilir miydi?"

Demek ki efendim neymiş?
Hedef, milli bir devlet olabilmek miş.
Ve önüne gelen farklı kökenden insanları kapı önüne koyuvermekmiş marifet.
Milli devlet oluverdik ve başımız göğe değdi.
Lakin dünya sıralamasın da yerlerde gezer vaziyetteyiz.
Hatırlatayım dedim.

Bir başka seçilmiş ünlü şahsiyet ne diyor?
Bakınız.
Pardon ünlü bir şahsiyet dedim.
Ama kendisini seçmenleri dışında pek de tanıyan olmadığını düşünüyorum.
Şahsen ben tanımıyordum muhteremi.
Ama öyle bir laf patalattı ki bir ara.
Kanım dondu bir an için.
"Devletim ve milletime karşı gelenleri elbette vurmaktan hoşlanacağım" yollu lafı beynime kazınıvermişti.
Şahsiyetimiz ki kendileri ünlüdür! Ve Yozgat ahalisinin seçilmiş bir vekilidir.
Adı ile sanı ile Abdülkadir Akgül’dür bu seçilmiş şasiyetimiz.

Ve bir arada Adalet Bakanı Mehmet Ali Şahin şöyle bir laf etmişti.
"Ben devletime katil dedirtmem".
Hani diyeceksiniz ki bu lafta ne var.
Aslında çok şey var.
Devleti mutlaklaştıran bir yaklaşım var.
Biliyoruz ki devlete mensup onca kolluk gücü bir çok defa durduk yerde adam öldürmüştü.
Ve sürekli tartışılır hale gelmedi mi polislerin dur ihtarına uymadı diyerek öldürdükleri insanlar.
Lakin Adalet Bakanı “devletime kimse katil diyemez” diyor.
Ama o devlet olur olmaz bir çok insana silah çekmekten beri durmuyor.
Ve o silah çekenlere yönelik ciddiye alınabilecek bir hukuki süreç başlatılmıyor.

Neyse efendim.
İslamo faşizm müzesini renklendirecek daha çok nağmeler çıkar önümüze bu topraklar da.
Canan Arıtman vakası ne olaki yanlarında.

 
Toplam blog
: 1509
: 1145
Kayıt tarihi
: 07.08.07
 
 

Yazarım... Okurum... Öğrencilik yıllarımda çok yazdım... Kompozisyon derslerinde yazdım... Duvar ..