Seçim araştırmaları / Siyaset / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

30 Ocak '09

 
Kategori
Siyaset
 

Seçim araştırmaları

Sayın okurlar Milliyet gazetesinin 28 Ocak 2009 tarihli ınternet ana sayfasında A&G firmasının seçim araştırma sonuçlarına değiniliyordu. Bu seçim araştırması nabız tutma vb konusunda bir şey yazmayacağım artık. Seçim araştırmaları için 24 haziran 2007 tarihli aynı başlıklı yazımı okumanızı rica ederim. Aradan neredeyse 2 sene geçtikten sonra bir yazının anlamını yitirmediğini teyit edeceğinizi düşünüyorum.

Sayın okurlar Türkiye' de herhangi bir yerel veya genel seçimi hangi siyasi partinin değil ama hangi eğilimin kazanacağı belli değilmidir zaten. Türkiye' de 1950 seçimlerinden beri istisnalar dışında hep aynı eğilim daha uca kayarak seçim kazanmıştır. Bundan sonra da böyle olacaktır. İşin en garip tarafı aslında farklı gibi görünen eğilimlerin, partilerin özde -fiili icraatlarda- aralarında bir fark yoktur. Çünkü o farklı gibi gözüken siyasi eğilimler tamamen aynı mantalitede düşünen bizlerden çıkıyor. Bu nedenle hiç bir seçim araştırmasının önemi olmadığı gibi seçim sonucunda kimin kazanacağının da bir önemi yoktur.

Yine bu nedenle hangi partinin hangi adayı gösterdiğinin de bir önemi yoktur. Örneğin CHP' nin Sn. Kılıçdaroğlu' nu aday göstermesinin AKP' ni -eğer yazıldığı gibi ettiyse- neden rahatsız ettiğini veya CHP' si için neden bir avantaj olduğunu anlayabilmiş değilim. Çünkü bu toplum İstanbul örneğinden hareket edersek inşaat faaliyetlerini çalışma olarak algılıyor. Bu çalışmada geçmişten bu yana özellikle tüm sağ iktidarlar tarafından fazlası ile yapılmıştır ve yapılmaktadır da. Önemli olan şimdi kimin çıkıp da yapmaktan değil yapmamaktan bahsedebileceğidir. Kimin viyadük yapmak yerine viyadüklere ihtiyaç olmayan bir kent yaratmayı hedeflediğidir. Bunu nasıl başarmayı düşündüğüdür. İstanbul' un -tabi ki diğer her kentin- doğal ve kültürel varlığını nasıl koruyacağıdır. Üçüncü köprüyü, İzmit körfez geçişini yapıp yapmayacağıdır.

Eğer bir siyasi parti ve adayı söylemlerini ülkemizde yapmak yerine yapmamak ve uzun vadeli olarak alışkanlıklarımızı tümden değiştirecek doğru ve mantıklı öneriler üzerine kurarsa oy alamaz. Bu nedenle seçimleri oy oranı veya oy sayısı olarak kimin kazanacağını veya kazandığını tartışmanın, değerlendirmenin bir anlamı yoktur. Benzer öneriler veya günlük söylemler üzerine politika yapıldığı sürece mevcut eğilim ve onun şu anki temsilcisi olan AKP alternatifsizdir. Eğer yukarıda belirttiğim farklılıklar üzerine gidilirse kısa vadede daha farklı yenilgiler söz konusu olacaktır bu önerileri getirenler için. Ancak o zaman bu kısa vadeli yenilginin gelecek için belki bir umut olması olasılığı vardır ama bu umudu yeşertecek gelişmeler de ülkemizde mümkün değil başlayamazlar.

 
Toplam blog
: 226
: 558
Kayıt tarihi
: 16.08.06
 
 

15 Nisan 1959 İstanbul doğumluyum. Marmara üniversitesi siyasal bilimler fakültesi mezunuyum. Ancak ..