- Kategori
- Güncel
Seçim Boksuna uymayan bel altı vuruşlar

Önümüzdeki Yerel Seçimler Türkiye'nin KDERİNİ BELİRLEYECEK.
Duraklarda, dükkanlarda, taksilerde seçim çalışmaları çoktan başlamış. Arabam bozulmuştu ve tamirciye götürdüm. Tabi arabam olmayınca otobüse veya acil durumlarda taksiye binmek zorunda kaldım.
Hayır varmış...
Önce otobüse bindim otobüste iki yolcudan biri sohbet ediyor.
"Millet inim inim inliyor", "Ben bu sefer Ak Parti'ye oy vermeyeceğim, 10 yıldır onlara verdim", "Hepsi cebini düşünüyor","Farklı bir yüz gerek (Kimi kastediyor zor değil)", "Bunlara bi sarı kart göstermeli artık", "LPG'ye de 30 kuruş zam yaptılar, hepsi aynı".
Yedek parça için Sanayii'deki dükkanda dükkan sahibi olduğu belli olan ak saçlı parlak yüzlü beyaz yakalı esnaf, telefonda konuşuyor ve konuşmalarının arasında sert, edep dışı ve karşı tarafı incitebilecek kelimeler bulunurken birden telefonu kapattı. Ben ne söylediğine fazla dikkat etmedim zira kaba saba konuşan insanlara kulak vermem. Birden bana seslendi, sesi kibardı.
"Ya millet kan ağlıyor beyefendi," ben irkildim, şaşırdım o ise devam etti " insanların durumu vahim, bu seçimler de artık oy kullanmayacağım, bunlar 10 sene yönetti de ne oldu?" "Artık yeter kimseye oy vermeyeceğim"
Seslenmedim, cevap ta vermedim, sadece gülümsedim ve çıktım.
Diğer gün taksiye binmek ve randevuma yetişmek zorunda kaldım. Bu sefer taksici sanki ezberlemiş gibi benzer nakaratı söyleyince kendi kendime "bu ne ya?" dedim.
İstanbul'da seçim yarışına taksiciler, esnafların bazıları, iki ayaklı kiralık seçim silahşörleri ile start verilmiş.
Gerçekten zekice taktik. İstanbul halkının çoğunluğunun oyu belli semtler dışında kesinlikle belli.
Özellikle BDP kazanamayacağını bildiği halde Sünni Kürt seçmenin oylarının AK Parti'ye gitmemesi için dinsel backround'u olan Sırrı Süreyya Önder'i seçmesi çok anlamlı. Zira Sünni Kürtlerin oyları Sırrı Süreyya Önder'e gidebilir. Bu durum İstanbul'da yaşayan ve neredeyse %30'nu Kürtlerin oluşturduğu bu ilde seçimlerde Mustafa Sarıgül'e ciddi bir avantaj kazandırır.
Zira Kadir Topbaş'ın pekte karizmatik olmayan ama iddiasız duruşunda yine de tehdit ve zarar gelmeyeceğini bilen sağ seçmen güvençle ona oy verecektir. Seçim zamanına daha var ama şimdiden bunun startının verilmiş olması çok anlamlı geldi bana.
Toplu taşımada, taksi, dolmuş ve otobüs duraklarında bu tür konuşmalar daha da hızlanacaktır.
Ne diyebilirim? Zekice bir yöntem. Yasal mı? Orasını hukukçular düşünsün...