Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

16 Ocak '19

 
Kategori
Siyaset
 

Seçim Sandık Hikaye

Adalet ve Kalkınma Partisi iktidara geldiği ilk günden itibaren doğal olarak muhalefet partileri tarafından eleştiri yağmuruna tutularak bir sonraki seçimde iktidardan düşürüleceğini ve devranın sürmeyeceğini iddia etseler de bugüne kadar 16 yıldır devamlılığını sürdürüyor.

Sizce AKP iktidarının bu denli uzun soluklu iktidarda kalmasının nedeni tamamen başarıya endeksli bir durum mu? yoksa rastlantı mı? veya tıpkı cumhur ittifakında olduğu gibi görünmeyen bir desteğin sonucu mu?

Önce ters bir soru sorarak başlayalım isterseniz; Onaltı yıl boyunca AKP iktidarı değil de başka bir iktidar ülkeyi yönetiyor olsaydı Ortadoğu Suriye politikasında farklı bir şey olabilir miydi? Yani Amerika'ya rağmen dış politikamızda farklı durumlar oluşabilir miydi? Öyle ya Amerika'nın Ortadoğu'da yani Suriye politikasında bir proje yürütmekte ve Suriye'ye komşu ülkelerini bir strateji doğrultusunda Suriye'ye mudahit etmektedir.

Daha açık şekilde sormaya çalışayım. Amerika kendi çıkarı doğrultusunda Suriye politikasında AKP iktidarı ile mi daha rahat çalışabilir, yoksa başka bir iktidarla mı rahat çalışabilirdi? Cevap çok açık, AKP iktidarıyla!

Peki 16 yıllık iktidar maratonunda AKP'nin siyasi anlamda yıpranmaması düşünülebilir mi Türkiye şartlarında?

Düşünülemez.

Nitekim 7 Haziran seçimlerinde tek başına iktidar koltuğunu kaybettiği halde seçmen iradesi yok sayılarak CHP azınlık veya koalisyon hükümeti kurabiliyor olmasına rağmen açıkça da MHP'nin hükümet kurmasını teklif ederek (ister iktidar olmaktan kaçtı deyiniz, ister istemedi deyiniz, veya kendine güvenemedi deyiniz ne derseniz deyiniz) seçmen iradesinin yok sayılmasında CHP'nin de diğer partiler kadar rolü olmuştur. Kısacası, AKP'nin tekrar iktidara taşınabilmesi için tüm partiler seferber olarak 1 Kasım seçimlerine gidilmiştir.

Eğri oturup doğru konuşalım, kimsenin Erdoğan'a kızmaya hakkı olmadığını düşünüyorum. Tüm parti liderleri kendi elleriyle Erdoğan'ın tekrar koltuğuna tek başına oturmasına izin verdiler mi vermediler mi?

Verdiler azizim, bal gibi de verdiler. Tabi o geçen 6 ay süre içinde ülkede farklı terör olayları yaşandığı konusuna girmiyorum. O trajik bir konu.

Gelelim Erdoğan'ın cumhurbaşkanı seçilmesi konusuna..

Koskoca cumhuriyet ile yaşıt Cumhuriyet Halk Partisi bir cumhurbaşkanı adayı bulamayarak MHP ile ortak aday çıkararak 'Ekmelettin çatı formülü' ile adeta bilinçli yaparcasına Erdoğan'ın cumhurbaşkanı seçilmesine olanak sağlandı.

Bunu da geçtik..

Referandum'da ne oldu?

Bütün kamuoyu araştırmalarında bile 'hayır' oylarının önde gitmekte olduğu referandum'a çeyrek kala Kılıçdaroğlu çıktı ne demişti hatırlayalım; '15 temmuz kontrollü darbedir, elimde dosyalar var' dememiş miydi?

Demişti..

Demişti de ne olmuştu?

Dediğiyle kalmış, yüzde 10 kararsız seçmen'in 'evet' oylarına yönelik kaymalar yaşanmıştı dosyaların açıklanmasını bekleyen kararsız seçmenin oylarıyla.

Sonuç, Kılıçdaroğlu'nun gayretiyle 'evet!'..

CHP ve Kılıçdaroğlu için bunları yazarken bazıları kızacak olabilir bana ama ben objektif bakmaya çalışıyorum fotoğraflara..

Peki, Erdoğan zembille inmediğine göre hapisten yeni çıkmış ve hiç bir partide adı bile okunmayan Erdoğan'ın Kanun Hükmünde Kararnameye destek veren ve Siirt'te ara seçim yapılarak Milletvekili seçilmesine imkan veren kim?

Baykal..

Seçim mi dediniz..

Sandık mı dediniz..

Geçiniz geçiniz tantanayı. Seçim, sandık falan hikaye.

 

 
Toplam blog
: 2327
: 450
Kayıt tarihi
: 03.07.07
 
 

25.05.1960 doğumlu. Üniversite terk. Müzik, seyahat ve tiyatro sever. Antalya Devlet Tiyatrosu'nd..