- Kategori
- Güncel
Seçimin bilinmeyen sırları 2: HDP'nin doğu oyları

KALAŞNİKOFLU SEÇİM NÖBETİ
Birçok kişi seçim sonuçlarının HDP için tam bir zafer olduğunu iddia etse de bu zaferin altında nelerin yattığını nedense kimse adam gibi oturup tartışmamaktadır. Oysa bölgede yaşayan insanlar, bölgede nefes alıp olayları gözleriyle gören insanlar için her şey çok korkulu geçmektedir.
Bu çözüm süreci denilen ve bir yandan Türkiye'deki bir kısım Kürtlerin haklarının iyileştirilmesi ve sorunun çözülmesini sağlayacak sosyolojik bir projei gibi görünerek insanları rahatlatan bir yandan da PKK'lı teröristlerin özgürce istediklerini yapabilmelerini sağlayarak halkı ezmelerine müsait bir ortam yaratan süreç çok şeylere de mal olmuştur.
İlk örneği Beytüşşebap'tan vereyim. Seçim öncesi şehrin bilboardlarına musluktan kan akıtırız diye halkı tehdit edenler seçim günü saat beşte ellerine kalşnikoflarla dağdan inerek nöbet tutmaya başlamışlardır. Eğer baraj geçilemezse muhtemelen ilk olarak güvenlik güçlerine ateş açmak üzere...
ÇÖZÜM SÜRECİ NEREYE?
Çözüm sürecindeki en büyük saçmalık şudur ki "Aman kimsenin burnu kanamasın" düşüncesiyle eli silahlı teröristlerin sokaklarda özgürce gezmelerine ses edilmemesidir. Konu Hakkari özelinde değerlendirilecek olursa zaten çok ciddi bir halk desteği verilmesi gibi bir garabet de söz konusudur gerçi.
Köylerde birçok ailenin çocuğu dağdadır. Malesef bölgedeki çocuklar okuma yazmayı adam gibi bilmemekte, Türkiye'nin başkenti neresidir sorusuyla ilgili hiçbir fikir sahibi olmamaktadırlar. Ancak söz konusu askere ateş etmek ve polis öldürmekse gencecik çocukların beyinleri on numara yıkanmış olduklarından içlerinde bunun için bir heves bulunmaktadır.
PKK gençleri mütemadiyen dağa götürmekte, onlara temel silah eğitimi vermekte, bir süre dağı sevdirdikten sonra ailelere diploma benzeri bir kağıt parçası ve kalaşnikoflarla çekilmiş fotoğraflar gönderip "Çocuğunuz bize emanet" benzerinden yazılar göndermektedir.
Devlet, kendi vatandaşları kendi devletlerine düşman ve gelecekteki bir çatışma için bir zombi ordusuna dönüştürülürken ne yapmaktadır? Bu insanlara bu özgürlükler verilerek ne kadar doğru yapılmaktadır? "Bir gün PKK silah bırakırsa bu insanların bu çabaları da beyhude çabalar olarak kalacaktır" düşüncesi ne kadar gerçekçidir?
PKK bugün Tel Abyad denilen %98'i Arap ve Türkmenlerden oluşan sınır kasabasına Amerikan ordusunun rütbeli subayları eşliğinde ortalığı kana bulaya bulaya girmektedir. Buradaki 80.000 insana "Buradan defolun gidin, Kürdistan kuracağız" burada demektedirler.
Silah bırakacak örgüt sizce bunu yapar mı? Seçimlerde de mor renge bulanan Türkiye'nin doğusunun komple bu yeni kurulacak bölge ile birleştirilmeye ve Türkiye'de ebediyen koparılmaya çalışıldığını görmemek için kör olmak gerekir.
AMERİKA VE İSRAİL KUŞATMASI
PKK'lı teröristler IŞİD IŞİD diye ortalığı ateşe verip IŞİD'e terörist derlerken kendileri oluk oluk kan akıtmakta ve insanları vatanlarından atmaktadırlar. Türkiye ise sınırlarında Amerika ve İsrail'in ortak operasyonuyla yürütülen bu kuşatma harekatına sessiz kalmaktadır.
İçeride Cumhuriyet gibi vakti zamanında bizim Kemalist sandığımız gazeteler PKK'yı coşturacak, milli çıkarlarımızı ayaklar altına alacak haberler yaparak devleti içeriden zor durumda bırakmaya çalışmaktadırlar.
CNN Türk, Kanal D gibi kanallar; Şirin PAYZIN, Ahmet HAKAN ve Cüneyt ÖZDEMİR gibiler de 7/24 PKK lehine yayın yaparak ülkenin çöküşe gitmesi için ellerinden geleni yapmaktadırlar. Eğer vatansever tek bir cümle duyarlarsa buna açıkça muhalefet etmekte ve o sesi gerekirse karalayarak susturmaktadırlar.
KORKU TÜNELİ
İşte tam bu ortamda ülke bir de hükümet kriziyle başbaşa kalarak tam bir korku tüneline girmiş bulunmaktadır. Seçimlerde birçok köyde PKK'lılar "Bu sandıktan HPD dışında tek bir oy çıkarsa köyü yakarız" tehdidinde bulunduğundan birçok sandığın %100'ünden HDP çıkmıştır. Devlet özgürlük verdiği bu adamların terörizmine dur dememiş ya da diyememiştir. Burada kesinlike bir seçim olduğu iddia edilemez.
Ellerini kesseler HDP/PKK'ya oy vermeyecek yüzbinlerce Müslüman Kürt tüm aielerinin yok edileceği korkusuyla oy vermek sorunda bırakılmıştır. Bir ilde %60 olan oyun bir dönemde %90'a çıkmasının mantığı buradadır. Demokrasilerde %90'ı aynı görüşte olan insanların bir arada bulunma olasılıkları %0'dır. Hiçbir demokraside bu orana ulaşılması imkanı yoktur. Silah zoru olmadıkça...
Seçimde açık bir hile ve terörizm etkisi olduğunun en açık ispatı %80'ler civarındaki oylardır. Tüm kırsal %100, şehirlerde kontrol edemedikleri yerlerde de %50 -60 civarında oy alan PKK'lılar ortalama olarak %80'e ulaşmışlardır.
Burada bu seçimin ciddi şekilde yapıldığını iddia etmek veya buna demokrasi demek ne kadar mantıklıdır? Devlet nerededir? Amerika ülkemizin dibini kana bularken o CNN Türk ve sözde demokrasi aşığı kafirler nerededir? Patronları izin vermediğinden seslerini çıkaramazlar.
Oysa bir PKK'lının burnu kanasa üç gün üç gece yas tutar, demokrasi elden gidiyor diye yayınlarına onlarca gereksiz insanları toplayıp açık oturumlar yaparlar. İşte malesef ülkemiz bu haldedir.
HPD batıda şirin gözükerek, "Erdoğan'dan nefret ediyorsanız bize gelin" diyerek çalıntı olmayan oylar almıştır, evet. Ancak doğuda silah zoruyla etki edebileceği her insana etki etmiş, edemeyeceğini de tehdit etmiş ve seçimlerin içine etmiştir.
Bugün devlet kim ne derse desin Amerika ve İsrail'in aç kalmış çakallar gibi sınırımızda bekledikleri bir ateş çemberinin içinde kalmıştır. Her an ülkemize saldırmaları, bunu da alenen PKK eliyle yapmaları olasıdır.
HDP'nin barajı geçmesiyle ya da çözüm süreciyle artık bir kardeşlik havası olacağına inananlar YDG-H denilen PKK gençlik yapılanmasının elleri kalaşnikoflu yüzleri maskeli sokak eşkıyalarının doğuda yaptıklarını bilmemektedirler.
Bugün PKK'nın Türkiye sınırları içerisinde karakolları bulunmaktadır. Yanlış duymadınız, karakolları vardır. Çözüm süreci davasına bunlara ses çıkarılmamaktadır. PKK'lılar ofise çalışmaya gider gibi gündüz dağa çıkmakta, gece evlerinde yatmaktadırlar. Ufacık çocuklar beyinleri yıkanmış ölüm makinelerine dönüştürülmektedirler.
Devlet olağanüstü hali kaldırarak ve özgürlükler sağlayarak iyi etmiştir diyoruz ama bu teröristlerin aklınıza gelebilecek her türlü özgürlüğü ile şehirleri kontrol altına alma özgürlükleri anlamına gelmemelidir.
BÖLÜNME ÇABALARINDA SESSİZ DARBE...
Vatan toprağı kutsaldır. Bugün yüzbünlerce şehidin kanıyla alınan topraklar Şirin PAYZIN ve CÜneyt ÖZDEMİRlerin psikolojik destekleri, Amerikan subaylarının yönlendirmeleri, Pentagon'un istihbaratı ve İsrail subaylarının operasyonları ile sözde PKK eliyle parçalanmak istenmektedir.
Yüce Allah'a sığınarak yalvarıyorum ki her kim bugün kardeşçe ezanların okunduğu bu toprakları kafirlerin emirlerine sunmaya hizmetkar olursa, Allah onun soyuna gün yüzü göstermesin inşallah. Allah bizi ve tüm inananları korusun, ülkemizi bu gafillerin elinden koruyup kollayabilecek olanları başımızdan eksik etmesin ve onlara gayret versin.