​ Seçimler / İlişkiler / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

28 Şubat '09

 
Kategori
İlişkiler
 

Seçimler

Merak ediyorum, insanlara sorulsa “Bugün yaşamakta olduğunuz hayatı belirleyen seçimlerinizden memnun musunuz? O seçimlerin arkasında ne kadar duruyorsunuz?”diye yüzde kaçı sonuna kadar evet der bu sorulara. Tabi günümüzün temel değeri olan paraya sahip olmayanların çoğu hayır memnun değilim diyecektir. Asıl merak edilesi olan konu “Bu insanların sosyoekonomik statüsü yüksek düzeyde olanları ya da şöhrete sahip olanları memnun mudur hallerinden acaba?” sorusunun yanıtıdır.


Şöyle bir tespitim olabilir bu konuda; bazı insanlar nedense önüne ne konulursa yemeyi tercih eden, yemek yemekteki amacı karnını doyurma içgüdüsü olanlardır, bunlar da sorsanız lezzetini daha çok sevdikleri yemeği tercih ederler ama asıl mutlulukları yemeği bulabilmiş olmaları ve asıl amaç olan karın doygunluğuna ulaşılmış olmasıdır. Yemeğin önüne gelmiş olmasını bir lütuf olarak görmeyen bir diğer insan grubu da vardır, bunlar hep sevdikleri yemeğin onların olmasını isterler, hep daha az tercih ettikleri yemeği yemek zorunda olma nedenselliğini sorgularlar: bu lokantaya gelmeseydi, bu lokantada çalışan aşçı o gün hastalanmasaydı, menüden başka bir yemek seçseydi, o gün keşke evde yeseydi, evde yiyorsa keşke lokantaya gitseydi, vesaire vesaire… Aslında tek ve nihai amacının karnını doyurmak olduğunu bir türlü kabullenemeyen bu insanlar, sadece insani bir ihtiyaç olan yemek yemek olgusunu bile bu kadar abarttıkları için mutsuz olduklarının farkında bile değillerdir. Bu noktada şu soru geliyor aklıma; “nereden biliyorsun diğer lokantaya gittiğinde ya da evde yediğinde ya da farklı bir yemek seçtiğinde mutlu olacağını?”, “kim garanti edebilir bunu sana, ya evde yemek yaparken yemeğin dibini tutturursan ya da menüden keşke seçseydim dediğin yemek meğer aşçının en başarısız olduğu yemekse ya da gittiğin diğer lokantada her yer rezerve edilmişse ve sen yer bulamadan kös kös aç karnına eve dönmek zorunda kalırsan?”sonuçta bırak güzel bir yemek yemenin hayalini aç bile kalabilme ihtimali olmalıdır insanın aklında. Bu ihtimal, iyi bilinen bir şarkının sözlerinde çok iyi anlatılmaktadır “Bir ihtimal daha var, o da ölmek mi dersin?”. Bu kadar gerginliğe ve anlamsız sıkıntılara gerek yoktur şu kısacık ömr-ü hayatında insanın, elinde bulunanları en iyi şekilde değerlendirmek ve geliştirmek, dolayısıyla zevk almasını bilmektir en güzeli. Ama ne yazık ki, aslında her şeyin doğrusunu bilen insanın doğası gereği elde değildir, nasıl ki kimisi mavi rengini sever diğeri kırmızıyı, nedenini derinlemesine sorgulasan da yanıt bulunamaz, sonuç değişmez: Seçimler sorgulanır, keşkeler bunaltır, pişmanlıklar buhran olur.

 
Toplam blog
: 4
: 503
Kayıt tarihi
: 28.02.09
 
 

1968’de İzmir’de doğdum. Tıp Fakültesini okumak için Antalya’ya geldim ve o zamandan beri burada yaş..