Şehir ve medeniyet / Çevre Bilinci / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

20 Ocak '14

 
Kategori
Çevre Bilinci
 

Şehir ve medeniyet

Şehir ve medeniyet
 

Ş.urfa Kalesinden bir bakış


Şüphe yok ki Yüce ALLAH temizdir, temizliği sever. İkramı boldur, ikramı sever. Cömerttir, cömertliği sever. Artık evlerinizin çevresini temiz tutun.(Et-Tıbbün Nebavi s.216) 

Müslümanlık temizdir, kirsizdir. Siz de temiz olun, temizlenin, Zira cennete temizler girer. 

Temizlik imanın yarısıdır. Müslim

Her şeyi iyi temizleyin! Temizlik imana, iman da Cennete götürür.(Teberani)
Namazın anahtarı temizliktir.(Tirmizi)

 

Şehir ve medeniyet… Şehirleşmenin ilk hali medeniyetin dünyaya doğuşuyla başlanmıştır ki medeniyetin doğuşu da Hz. Muhammed’in(sallallahu aleyhi vessellem) yeryüzüne İslamiyet’i tebliğ etmesiyle başladı.

Peygamber efendimiz Yesrib’e hicret etmek zorunda kaldıktan sonra literatürde “şehir” sözcüğüne, dahası “medeniyetin olduğu şehir” anlamındaki sözcüğe rastlayabiliyoruz. Ve peygamber efendimiz, manası “nahoş” olan Yesrib’in adını “şehir” anlamındaki “Medine” ile değiştirir. Ve İslamiyet’in bayrakları Medine’de semaya çekilmeye başlanılır. “Şehir ve Medeniyet” ikisi bir arada yükselişe geçer

Medeniyet’in babası sayılan bir Peygamber ve bu Peygamberin getidiği bir din: Hz. Muhammed(s.a.v)-İslamiyet

 

—Şikayetim var efendi!

Günübirlik yaşantımızda, dinimiz dediğimiz İslam’dan epey uzaklaşmışız ve bundan haberimiz yok. Ya da haberimiz var ve biz bu halimizden memnunuz mu desem? Hani “Müslümanız, elhamdülillah” cevabı olmazsa diyeceklerim kısa ve öz olurdu fakat iş öyle olmayınca söyleyeceklerim hakkında epey düşünmek zorunda kalıyorum. Ki eleğimin delikleri daha sık...

-      Sevgili kardeşim! Oturduğun sofranı nasıl ki temiz tutuyorsan, oturduğun evinin içine nasıl ki sümkürmüyorsan; sana zahmet bir evin daha büyüğü olan şehrimin kaldırımlarına da aksırıp sümkürüp pisletme! Sana zahmet! Ya hu sen nasıl bir pislik herif(e)sin?

-  Sevgili temiz kardeşim(?)

  Maalesef kimi insanın çoğusu yerlere tükürüyor, sümkürüyor… arkadan gelen insanı düşünmüyor. Ne olacak bu gidişatın sonu? Sen demiyorum, gördüğüm kimi kişilerden bahsediyorum ki o kişiler sanırım bir arkadaşındır. Neden etrafımızdaki bu insaları(?) uyarmıyoruz; hadi uyarmak belki aşağılamaktır, ama neden bu gibilerini düzeltmiyoruz. Neden?

-      Yaşadığımız, yemek yediğimiz, nefes alıp verdiğimiz yerleri ne de çok kirletiyoruz. Oysa köpekler kendi etrafı bu kadar pisletmez… Kedi bile tuvaletini yaptıktan sonra üstünü toprakla kapatıyorken, insan denen mahlûkatın def-i hacetinin artanı nereye gittiği konusunda meçhule bir haldir! Her neyse bu def-i hacet toprak altına saklanmayacak kadar büyük bir vaka, bu belki kabul edilebilir; fakat münferit pislikler kabul edilemez cinsten. Yere tükürmek mesela, sümkürmek mesela, yemek atıkları mesela, yellenmek mesela(pis varlık her zaman etrafı her şekilde pisletir)… belki akla gelmeyecek “pislenmelerle” karşılaşmışsınızdır, benim aklıma gelmiyor fakat eminim ki hayvandan da daha pis olan bu “yaratıkların” çevreyi pisletmek adına fevkalade icatları bulunur. Evet, madem Müslümanız ve size yaratık deme hakkım yoksa bir Müslüman’a etrafını pisletmek yakışır mı? Hem Allah buyuruyor ki yeryüzünde temiz neresi varsa orası sizin “seccadenizdir”. Ey AHMAK! Sen hangi akla hizmet edip de Allah’ın huzuruyla müşerref olduğun “Secdeni” pisletiyorsun?

-      Sevgili kardeşim! Sen kendi etrafını temiz tutarsan, arkadaşın da kendi etrafını temiz tutarsa güzelim yaşadığımız bunca yer/ler bir şeylere benzer ve hep beraber rahat nefes alırız. Hep beraber geçinip gideriz. Yok bu söylenenleri kulak asmaz, yine de ben özgürlüğümü yaşarım diyorsan; meydan senindir serbestsin, istediğin çöplüğü istediğin şekilde dağıtıp, hapşurup, aksırıp sümkürüp dağıtabilirsin… Sana saygı duymam!


BİLAL İKİZASLAN

bilalikizaslan@yandex.com

www.facebook.com/bikizaslan

 
Toplam blog
: 36
: 362
Kayıt tarihi
: 13.12.11
 
 

. ..