- Kategori
- Güncel
Şehitlerimiz: Serkan Özbakır, Yaşar Kaya, Salim Güneş, Bülent Bayram

Doğduğum köyde okul yoktu. Cumhuriyet; köylere taş yapılı, iki sınıflı ve öğretmen lojmanlı okullarla girdi. Türk Milleti'nin köylü çocukları, yani milletin efendisinin çocukları da okusun diye. Komşu köyün okulunun yapımındaki imeceye benim köyümün efendileri de katılmış. İki köy; bir köy gibiydik. Komşu köyün ilkokulunda okudum.
Dedem İstanbul Eyüp'te Feshane'de çalışıyordu. Taşlıtarla Pazariçi'nde de bir ev yaptırmıştı. İlkokulu bitirince dedemin yanına gönderildim. Eyüp'te Üçşehitler Ortaokulu'na bir yıl devam ettim. Bir gün Matematik öğretmenimiz sınıfımıza şöyle bir soru sordu: "Hiç merak ettiniz mi bu okulun adını neden "Üçşehitler Ortaokulu" koymuşlar?" Hiçbirimiz bilemedik. 01 Eylül 2008 Pazartesi günkü Milliyet'te "PKK Karakola Saldırdı: 4 Şehit" haberini kuyunca; bir yıl devam ettiğim okulumun adı aklıma geldi.
Yıllardır şehit veriyoruz. Ağır bir acıyla yaşıyoruz; yüreğe akıtılan, gözyaşlarıyla süzülen...
Okullarımıza "Dörtşehitler İlköğretim Okulu", "Yedişehitler Lisesi" adlarını vereceğiz.
Bir şehidin acısı dinmeden, bir şehidin acısı yakıyor yürekleri. İzmir'deki patlamada şehit olan Er Hüseyin Arısoy Niğdeliydi ve yirmi bir yaşında bir ana umuduydu... Hem anaların, hem de bu yüce milletin has evladıydı... Şehit Er Hüseyin Arısoy'un memleketi, Niğde'nin Ulukışla İlçesi'ne bağlı Darboğaz Beldesi'ydi. Beldenin nüfusu üç bin idi, şehidimizin cenazesine katılan ve şehidimizin bayrağa sarılı tabutunu beş kilometre omuzlarda taşıyan halk altı bin kişiydi... Bu Türkiye'nin birliğiydi... Bize umut veren, her güçlüğü yeneceğimize olan inancımızdı...
Şehit Er Serkan Özbakır'ın İstanbul Esenyurtta'ki evinin balkonuna büyük bir Türk bayrağı asıldı. Şehit evladı için ağıtlar yakan anne Devlet Özbakır'ı yakınları teselli etmeye çalıştı. Şehidimizin babası Naim Özbakır acı haberi alınca rahatsızlanarak konuşamayacak hale geldi. Karslı Özbakır ailesinin altı kız ve dört erkek çocuğundan biri olan Şehit Er Serkan Özbakır bekardı. Allah rahmet eylesin; bizler, sizlere borçluyuz ta derinden!..
Şehit Komando Onbaşı Yaşar Kaya yirmi yaşındaydı. Sabah saat sıfır yedi otuzda Hassa Kaymakamı Yusuf Üstün'ü karşısında gören anne Zeynep Kaya oğlunun şehit olduğunu anladı. Şehidimizin annesi Zeynep Kaya, "İki evladım daha var. Onlarla beraber kapımı kilitler, ben de çatışmaya giderim." dedi. Acı haberi Mersin'de alıp eve gelen TIR şoförü şehit babası Hanifi Kaya, Hassa Jandarma Bölük komutanı Yüzbaşı Şenol Caferoğlu'na, "Vatan sağolsun. Gerekirse ben de giderim. Yeter ki şu hainleri ülkemizden temizleyelim" dedi.
Türk Milleti'nin anaları, babaları ne diyor: "İki evladım daha var, kapımı kilitler onlarla beraber ben de asker olurum; ben de çatışırım" diyor.
Şehit Er Salim Güneş'in babası Adem Güneş, Ordu Çatalpınar'da inşaatçılık yaparak evlatlarını büyütmüş ve asker eylemiş; bu vatana, bu millete şehit vermiş. "Güneş'imi söndürdüler" diyerek ağlayan baba Adem Güneş ile anne Gülcemal Güneş'i komşuları güçlükle sakinleştirdi. Şehidimizin annesi Gülcemal Güneş; "Sen askerden gelince sana düğün yapacaktım" diyerek şehit oğluna ağıt yaktı. Ordu Valisi Ali Kaban, Jandarma Alay komutanı Albay Celal Çürek, Ordu Emniyet Müdürü Ali Tom şehit ailesine taziye ziyaretinde bulundu.
Şehit Er Bülent Bayram'ın şehit düştüğü haberi memleketi Van'ın Gevaş İlçesi Yoldöndü Köyü'nü yasa boğdu. Şehidimizin evi ve köyü Türk bayraklarıyla donatıldı. Şehidimizin annesi Nazime Bayram; PKK'lılara "Allah belanızı versin" diye lanet okudu. Yıllar var ki nice Ramazanlarda ve bayramlarda milletimizin böyle içi yanar. Şehidimizin kardeşi Cüneyt Bayram: "Ağabeyim şehit olmadan iki saat önce annemle ve bizimle konuştu. Hepimizin keyfini sordu. Sanki bizimle helalleşti. İlk defa nöbete gitmişti. Orada şehit düştü."
Üçşehitler Ortaokulu, Dörtşehitler İlköğretim Okulu, yüreği acılı Türk Milleti... Bunlardan ders çıkaralım: Çok okuyalım, çok çalışalım ve yetmiş kaç milyonsak tümümüz birbirimizi çok sevelim...
Etrafımız ateş çemberi... Rusya gümrük anlaşmazlığını bahane ederek dışsatımımızı zora sokuyor. Herbir ülke bizden kendi çıkarları için kuzu postuna bürünen kurt gibi davranarak çok işey istiyor. Kimileri de çok şey aldı. Atı alanın Üsküdar'ı geçmesine fırsat vermeyelim; uyanalım. Memleketimizin her karış toprağına ve her ferdine sahip çıkalım. Her fert bu milletin hizmetkarı olsun; anasının, babasının, oğul-uşağının...
Bir de; şehitlerimizin yakınları ağlarken bizim duyarsız olmamız çok ayıp...
Başta televizyonlar şehitlerimize saygılı olsun...
"Kışlanın önünde redif sesi var
Bakın çantasında acep nesi var
Bir çift kundurayla bir de fesi var
Adı Yemen'dir gülü çemendir
Giden gelmiyor, acep nedendir?.. (Yemen Türküsü)
Türk Milleti bu coğrafyada sonsuza kadar yaşayacak: Çok okuyarak, çok çalışarak ve birbirini çok severek!..
Dedem İstanbul Eyüp'te Feshane'de çalışıyordu. Taşlıtarla Pazariçi'nde de bir ev yaptırmıştı. İlkokulu bitirince dedemin yanına gönderildim. Eyüp'te Üçşehitler Ortaokulu'na bir yıl devam ettim. Bir gün Matematik öğretmenimiz sınıfımıza şöyle bir soru sordu: "Hiç merak ettiniz mi bu okulun adını neden "Üçşehitler Ortaokulu" koymuşlar?" Hiçbirimiz bilemedik. 01 Eylül 2008 Pazartesi günkü Milliyet'te "PKK Karakola Saldırdı: 4 Şehit" haberini kuyunca; bir yıl devam ettiğim okulumun adı aklıma geldi.
Yıllardır şehit veriyoruz. Ağır bir acıyla yaşıyoruz; yüreğe akıtılan, gözyaşlarıyla süzülen...
Okullarımıza "Dörtşehitler İlköğretim Okulu", "Yedişehitler Lisesi" adlarını vereceğiz.
Bir şehidin acısı dinmeden, bir şehidin acısı yakıyor yürekleri. İzmir'deki patlamada şehit olan Er Hüseyin Arısoy Niğdeliydi ve yirmi bir yaşında bir ana umuduydu... Hem anaların, hem de bu yüce milletin has evladıydı... Şehit Er Hüseyin Arısoy'un memleketi, Niğde'nin Ulukışla İlçesi'ne bağlı Darboğaz Beldesi'ydi. Beldenin nüfusu üç bin idi, şehidimizin cenazesine katılan ve şehidimizin bayrağa sarılı tabutunu beş kilometre omuzlarda taşıyan halk altı bin kişiydi... Bu Türkiye'nin birliğiydi... Bize umut veren, her güçlüğü yeneceğimize olan inancımızdı...
Şehit Er Serkan Özbakır'ın İstanbul Esenyurtta'ki evinin balkonuna büyük bir Türk bayrağı asıldı. Şehit evladı için ağıtlar yakan anne Devlet Özbakır'ı yakınları teselli etmeye çalıştı. Şehidimizin babası Naim Özbakır acı haberi alınca rahatsızlanarak konuşamayacak hale geldi. Karslı Özbakır ailesinin altı kız ve dört erkek çocuğundan biri olan Şehit Er Serkan Özbakır bekardı. Allah rahmet eylesin; bizler, sizlere borçluyuz ta derinden!..
Şehit Komando Onbaşı Yaşar Kaya yirmi yaşındaydı. Sabah saat sıfır yedi otuzda Hassa Kaymakamı Yusuf Üstün'ü karşısında gören anne Zeynep Kaya oğlunun şehit olduğunu anladı. Şehidimizin annesi Zeynep Kaya, "İki evladım daha var. Onlarla beraber kapımı kilitler, ben de çatışmaya giderim." dedi. Acı haberi Mersin'de alıp eve gelen TIR şoförü şehit babası Hanifi Kaya, Hassa Jandarma Bölük komutanı Yüzbaşı Şenol Caferoğlu'na, "Vatan sağolsun. Gerekirse ben de giderim. Yeter ki şu hainleri ülkemizden temizleyelim" dedi.
Türk Milleti'nin anaları, babaları ne diyor: "İki evladım daha var, kapımı kilitler onlarla beraber ben de asker olurum; ben de çatışırım" diyor.
Şehit Er Salim Güneş'in babası Adem Güneş, Ordu Çatalpınar'da inşaatçılık yaparak evlatlarını büyütmüş ve asker eylemiş; bu vatana, bu millete şehit vermiş. "Güneş'imi söndürdüler" diyerek ağlayan baba Adem Güneş ile anne Gülcemal Güneş'i komşuları güçlükle sakinleştirdi. Şehidimizin annesi Gülcemal Güneş; "Sen askerden gelince sana düğün yapacaktım" diyerek şehit oğluna ağıt yaktı. Ordu Valisi Ali Kaban, Jandarma Alay komutanı Albay Celal Çürek, Ordu Emniyet Müdürü Ali Tom şehit ailesine taziye ziyaretinde bulundu.
Şehit Er Bülent Bayram'ın şehit düştüğü haberi memleketi Van'ın Gevaş İlçesi Yoldöndü Köyü'nü yasa boğdu. Şehidimizin evi ve köyü Türk bayraklarıyla donatıldı. Şehidimizin annesi Nazime Bayram; PKK'lılara "Allah belanızı versin" diye lanet okudu. Yıllar var ki nice Ramazanlarda ve bayramlarda milletimizin böyle içi yanar. Şehidimizin kardeşi Cüneyt Bayram: "Ağabeyim şehit olmadan iki saat önce annemle ve bizimle konuştu. Hepimizin keyfini sordu. Sanki bizimle helalleşti. İlk defa nöbete gitmişti. Orada şehit düştü."
Üçşehitler Ortaokulu, Dörtşehitler İlköğretim Okulu, yüreği acılı Türk Milleti... Bunlardan ders çıkaralım: Çok okuyalım, çok çalışalım ve yetmiş kaç milyonsak tümümüz birbirimizi çok sevelim...
Etrafımız ateş çemberi... Rusya gümrük anlaşmazlığını bahane ederek dışsatımımızı zora sokuyor. Herbir ülke bizden kendi çıkarları için kuzu postuna bürünen kurt gibi davranarak çok işey istiyor. Kimileri de çok şey aldı. Atı alanın Üsküdar'ı geçmesine fırsat vermeyelim; uyanalım. Memleketimizin her karış toprağına ve her ferdine sahip çıkalım. Her fert bu milletin hizmetkarı olsun; anasının, babasının, oğul-uşağının...
Bir de; şehitlerimizin yakınları ağlarken bizim duyarsız olmamız çok ayıp...
Başta televizyonlar şehitlerimize saygılı olsun...
"Kışlanın önünde redif sesi var
Bakın çantasında acep nesi var
Bir çift kundurayla bir de fesi var
Adı Yemen'dir gülü çemendir
Giden gelmiyor, acep nedendir?.. (Yemen Türküsü)
Türk Milleti bu coğrafyada sonsuza kadar yaşayacak: Çok okuyarak, çok çalışarak ve birbirini çok severek!..