- Kategori
- Deneme
Şeker kolileri şıkır şıkır

Şeker kolileri
Sabahtan beri depoda bir hareket vardı. Fabrikalardan gelen şeker kolilerini işçiler birer birer içeri taşıyordu. İçerde iki görevli gelen kolileri cinsine göre istif edilmesi için işçileri yönlendiriyordu.
Her yerde, her şeyde olduğu gibi burada da şeker kolileri sınıf sınıftı. En başta, çok güzel çikolata kolileri vardı. O koliler gelince birinci görevli telaşla bu kolilerin yerini gösteriyordu.
Bu sırada sırtında koli olan işçiyi de “Aman dikkat et! Bu kolilerde çok pahalı çikolatalar var. Dikkat edin kırılmasın” diye uyarıyordu.
Sırtında çikolata kolisi olan işçiler birer birer gelip dikkatlice kolileri istif ettiler.
Bu sırada depo görevlisi habire “dikkat et! Onun bir kolisi senin bir aylığından fazla tutar. Sen de yavaş ol! Bekle!” diye uyarıyordu.
Görevli bir ara “sevkiyat dursun” diye bağırdı. O sırada gelen arabaların yanında olan depo sahibi telaşla “Ne oldu? Ne var?” diye sorarak koşup geldi.
Görevli “patron burası doldu. Bu çikolata kutularını nereye koyalım?” dedi. Patron üst üste dizilen kutuların etrafında dolaştı. “Bunları fazla yığmışlar biraz daha indirip öne doğru tekrar sıra yapın” dedi.
Görevli “patron şeker kolileri çok sıkışacak” dedi. Patron “oğlum burada önemli olan çikolatalar ve çikolatalı şekerler. Diğerlerini daha sıkışık döşeyin” dedi. Sonra “şu ucuz şekerleri üst üste yığın. Onlar o kadar da önemli değil” dedi ve dışarı çıktı.
Bundan sonra her iki görevli gelen kolileri patronun dediği şekilde istif ettirdi. Depo tepeleme mal dolmuştu. İşçiler birer ikişer giyinip gittiler. Depoda yalnız bekçi kalmıştı. Bekçi de kendi odasına çekildi.
Bu koliler yarın değişik illere sevk edilecekti. Depoda çıt çıkmıyordu.
Bir süre sonra çikolata kolilerinden “Ayy! Çok sıkıldım” diye bir ses yükseldi. Bir başka çikolata kolisi “ne yapalım kardeş yarına kadar bekleyeceğiz” dedi. Diğer çikolata kolisi “ay! Çok heyecanlıyım. Benim bu seferki ambalajım çok güzel. İnsanlar bayılacak” dedi.
Diğer şeker kolilerinden çıt çıkmıyordu. Aslında hepsi çok heyecanlıydı. Yarın arabalara yüklenip değişik şehirlerde, farklı farklı yerlerde satışa çıkacaklardı.
Çikolatalı şeker kolileri “ay kardeş biz de çok heyecanlıyız” dedi.
Aslında için için çikolataların ambalajını kıskanıyorlardı. Ama haddini de biliyorlardı.
Çikolatalar çikolatalı şekerlerin kendilerine yağ çektiğini fark etmişti. Biraz dalga geçer “tabi kardeş siz de heyecanlısınızdır. Sizin de bekleyen müşterileriniz vardır” dediler. Çikolatalı şeker kolileri, “tabi bizi de bekleyenler vardır” dediler. Pahalı kağıtlı şeker kolileri de bu sohbete katıldı. Pahalı kağıtlı şeker kolileri ve çikolatalı şeker kolilerinin bir gözü çikolata kutularındaydı.
Pahalı kağıtlı şeker kolileri de “valla kardeş biz de çok heyecanlıyız. Bizim de yeni ambalajlarımız da çok güzel” dediler.
Ama hepside için için çikolata kolilerinin parlak ambalajlı kutularını kıskanıyordu.
Çikolata kolileri de bir yandan kendi aralarında sohbet ederken, bir yandan da diğer kolilerin sohbetlerine kulak kabartıyordu.
Bu sırada ucuz kağıtlı şeker kolileri de kendi aralarında hem de gülüşe gülüşe sohbet ediyordu.
Çikolata kolileri “ayol o dipteki kolilerde ne var. Çok neşeliler valla çok kıskandık” dedi.
Çikolatalı şeker kolileri ve pahalı şeker kolileri hep bir ağızdan “hiç kardeş onlar ucuz şeker kolileri. Ne yapsın garipler, onlarda kendi aralarında sohbet ediyor. Ama bize ne? Onlar bizim ayarımızda değil” dediler.
Ucuz kağıtlı şeker kolileri kendilerini aşağılayan bu sözleri duymamıştı. Onlar yarın gittikleri özellikle kasaba ve köylerde arife günü çörek toplayan çocukları sevindirecekleri için çok mutluydu.
Onların da bu seferki kutuları güzeldi. Hepsi bu yeni kutularında çörek toplayan çocuklara kavuşacağı anı iple çekiyordu.
Çikolata kolileri “hey siz! Kendi aranızda neler konuşuyorsunuz öyle?” dedi.
Ama ucuz kağıtlı şeker kolileri yine duymamıştı.
Çikolatalı şeker ve pahalı şeker kolileri bir ağızdan “hey! Çikolata kolisi size sesleniyor. Cevap versenize çok ayıp” dediler.
Ucuz şeker kolileri bu uyarı üzerine “affedersiniz duymamıştık” dediler.
Çikolata kolileri kendilerinin umursanmamasına bozulmuştu; ama ucuz şeker kolileri “duymadık” deyip özür dileyince “önemli değil kardeş uzakta öyle şıkır şıkır sohbetinizi merak ettik. Niye öyle çok neşelisiniz?” dediler.
Ucuz şeker kolileri yeni ambalajlarını ve yarın gidecekleri yerde arife günü çerez toplayan çocukları sevindirecekleri için çok mutlu olduklarını söylediler. Çikolata kolilerine çerez toplamanın ne olduğunu anlattılar. Bu şekilde herkesin, özellikle fakirlerin evlerine girip hemen herkesin ağzını tatlandırdıklarını ve bundan çok mutlu olduklarını söylediler.
Çikolata kolileri çikolatalı şeker ve kağıtlı şeker kolilerinin ucuz şeker kolilerini küçümseyerek kendilerine yağcılık yapmalarından tiksinmiş ve ucuz kağıtlı şeker kolilerine özenmişlerdi.
Ucuz kağıtlı şeker kolilerine “valla kardeş ne yalan söyleyelim, sizi çok kıskandık. Tamam biz çok pahalıyız, bu yüzden çok övünüyorduk. Ama sizin çörek toplayan çocuklarla muhabbetinize ve herkesin evine girip onların ağızlarını tatlandırmanıza imrendik. Hepimiz sonunda şekerlemeleriz. Amacımız insanların ağzını tatlandırmak. Burada sizi küçük görüp böbürlendiğimizden çok utandık, özür dileriz” dediler.
Ucuz şeker kolileri çikolata kolilerinin sözleri karşısında mutlu olmuş ve biraz da utanmışlardı. “Estağfurullah” falan dediler. Çikolatalı şeker ve pahalı şeker kolileri de yaptıkları yağcılıktan utanmıştı. Bu nedenle ucuz şeker kolilerine özür diler gibi baktılar.
Depo derin bir sessizliğe büründü.
Artık bütün koliler kardeş kardeş yarın gidecekleri yerlerde ağızlarını tatlandıracağı insanların hayaliyle tatlı bir uykuya yattılar.