Şeker Tadında Tuzaklar! / Deneme / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

03 Ağustos '16

 
Kategori
Deneme
 

Şeker Tadında Tuzaklar!

Bir toplum oluşturmak!

Bir toplumu oluşturan bireyler birbirlerine birden fazla bağlarla bağlıdırlar. Toplumda oluşan bağlar ortaklık, bağına göre düzenlenirse sağlıklı adımlar atılmış olur. Bu ortaklık ancak toplumu veya devleti meydana getiren insanların kendilerini sağlıklı olarak ifade etmesiyle mümkün olabilir.

Düşünün bir şirket yönetiyorsunuz ve bir konuda, bir problemi çözme konusunda sıkıntı yaşıyorsunuz. Bu problem teknik bir problemse herkesin özgürce fikrini beyan edip, çözüme katkıda bulunması mı yoksa karar verici bir veya iki kişinin fikrinin alınması mı daha faydalı olur? Herkesin problemin çözümünde fikir beyan etmesi, çözüme yardımcı olması kurum kültürünü geliştirirken, çalışanlara da şevk verir. Fikrini söyleyeni susturursanız, kişi kendini gizler ve sorunun çözümüne de sağlıklı katkı sunmaz, sunmak istemez ve eleştirel bir bakış açısına bürünür. Başarıyı sahiplenirken sahte sevinç gösterirken, başarısızlık halinde karar vericileri acımasız bir şekilde eleştirir.  Bu da zirveye kadar taşınan arabanın hızla uçuruma yuvarlanması karşısında gizli bir sevinç bile duyabilir “bana mı sordun?” hatta belki de “oh olsun” moduna girebilir. Bu sağlıklı bir ortaklık ve sağlıklı bir yönetim, yönetişim tarzı değildir. Buradan birçok fikir ortaya çıkarılabilir.

Bugün bir arkadaş anlattı. Şehrin birinde köylüler ve şehirliler arasında bir tartışma çıkarsa çevredekiler haklı haksız kim bakmadan “vurun abalıya” dermiş. Abalı bu arada köylü. Köyde yaşayan haksız ve şehirde yaşayan haklı.

Türkiye Cumhuriyetinde milletin sırtından zengin olmuş, milleti beğenmeyen, kendini milletin üstünde görmüş bir sınıf oluşmuştur. Milletiyle Fransızca, İngilizce, Almanca hatta başka dillerle konuşmaya çalışmış ve milletin derdini tam olarak algılama gibi bir derdi olmamıştır.

Genç cumhuriyet kurulurken, ülkede daha önceki bakiyelerimiz olan ve Anadolu’nun esas bakiyeleri olan kimselere baskı yapılacağına olan bu inanç muhtemelen insanların gizlilik içine girmelerine neden olmuştur. Gibi davranmaya itilmiş bir gruplar oluşmuştur. Hâlbuki Türkler asla bir milletin dininden ve milliyetinden dolayı kimseyle sorun yaşamamıştır. Bu durum sıradan insanları çocukluktan başlayarak önce korkuttukları bir imge üzerinde güdülen gizli azınlıklar ve sorunu ortaya çıkmıştır. Koyunu güden çobansa, çobana emir veren sürü sahibidir. Zaman zaman eğitimli köpekler dahi sürüyü güdebilir. Sürü oluşturmanın koşulu korkutmaktır.

Köyün birinde bir ağa yaşarmış. Sadece ağanın okuma yazma bildiği köyde zaman zaman köylünün birinin eline bir pusula verir ve ilçedeki karakol komutanına vermesini istermiş. İlçeye gittiğinde karakoldaki komutana ağasının elindeki notu veren köylüye temiz bir güzel sopa atılırmış, köylünün arkasından sessizce giden ağa köylünün yeterince dayak yediğine ikna olunca ağa ortaya çıkar ve karakol komutanının elinden köylüsünü kurtarır ve komutana da bağırıp çağırırmış. Köyüne dönen zavallı adamcağız başından geçenleri arkadaşları ile konuşurken anlatırmış; “beni karakolda askerler döverken bizim ağa Hızır gibi yetişti ve komutana bir kızdı bir kızdı, komutanın eli ayağına dolandı” Kim bilir ağanın köylüsüne verdiği notta ne yazıyordu? Bir taşla beş kuş!

Bu devlet açıkça şunu söylemelidir ki; devlet kimsenin devleti değildir. Herkese eşittir ve adaletle hükmedecek, herkesi tarafsız olarak dinleyecek ve karar verecektir. Kimsenin dinini dilini konuşmasına engel olunmayacaktır. Herkes katkı sunabilir ve herkesin fikrine saygı duyulacaktır. Bu durum dahi doğan görünen şahinleri çobanların eğittiği köpeklerin elinde heder olmasına ya da yazıda sahipsiz kalıp kurt tarafından engel olunmalarına engel olunabilir. “Taşı taşla kırarlar, insanı insanla yorarlar.” Yılan yuvasının önüne bir  miktar süt bırakmaktan ne çıkar?

Bu bölge akıl ve taktikle bilimsel strateji ile yönetilebilecek ve dünyaya yön veren devletler bölgesidir.

 

 
Toplam blog
: 2271
: 163
Kayıt tarihi
: 15.10.14
 
 

Bugünün doğrusu yarının eğrisi, dost görünenler düşman ve herşey aslında zıddı olabilir. Büyük ih..