​ Seksen Milyon, Seksen Kişi, Sekiz Konu / Güncel / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

06 Kasım '17

 
Kategori
Güncel
 

Seksen Milyon, Seksen Kişi, Sekiz Konu

Seksen Milyon, Seksen Kişi, Sekiz Konu
 

    Türkiye seksen milyonluk bir ülke, seksen milyonluk ülkede gündemi belirleyen seksen etkin kişi sekiz farklı konu seksen milyon sorun var. Ancak her şey zıddını yaratıp onu yükseltir ve onu gündem yaparken bir anlamda onun varlığını sağlıyor. Zaman değişse de gündemi işgal eden benzer konular var.

    Türkiye’de magazin denince Hülya’nın şımarık halleri Mehmet Ali’nin genç aşkları Deniz’in aşkları, Acun’un medyası, İbo’nun ağlamaları gibi bu ve bu gibilerin etrafında dönen bir yapay gündem.

            Bundan on yıl önce de bunlar aşağı yukarı aynıydı, yirmi yıl önce de yaklaşık aynıydı. Tek farkla ana oyuncular sabit, bu oyuncuların yerine yenileri geldi o kadar. Bundan yirmi yıl önce Hıncal bir bar şarkıcısını (yeteneğine bir şey diyemem alanım değil) iki yazıyla ünlü yaparken, yirmi yıl önce Tanju-Hülya aşkı , İbo’nun Asena ile sevgili olması genel magazinde en fazla konular arasındaydı. Bundan otuz yıl önce ise Hülya ve İbo “mavi, mavi” ile başroldeydi.

            Bu arada binlerce fastfood tadında politikacıdan, şarkıcıya, yazardan, çizere gelip geçti. Bu arada dünya dönmeye devam etti. Kyoto Protokolü imzalandı. Lizbon anlaşması hayata geçti.  Karbon salınımı ile anlaşmalar, Maastricht Anlaşmaları yürürlüğe girdi.

            Saddam Irak’tan gitti, az kalsın Irak’a demokrasi geliyordu ki; Irak’ta bulunan tüm tarihi eserler, Nizamiye Medreselerinde bulunan eserler dışarı gitti.

            Arap devletlerini kendileri kurmuşlardı ve kendileri domino taşları gibi ufak bir darbeyle yıktılar. Demokrasi gelecekti, ölüm, kan ve gözyaşı geldi.

            Avrupa Birliğine giriyorduk. Vizesiz Avrupa’da olacaktık ki, Avrupa bize yerimizin neresi olduğunu defalarca hatırlatmıştı ancak bunu son ve kesin bir dille tekrarladı.

            Suudiler Müslümanların vinçler altında ezilmesinin günahları gereği olsa gerek, şimdi de Suudi Arabistan karıştı.

            Bilenler bilir, bilenler bilmeyenlere söyler. Dolu dolmaz, boş boşalmaz. Yalanın önünde gerçek çaresiz kalır, masallarda iyiler kazanır, iyiler saf, kötüler hilelidir. Kim kim kimi dile getirirse eleştirse dahi onu tekrar hatırlatarak ünlü olmasını tekrar sağlar. Misal yıllar önce basında yer almıştı; Yıldırım Aktuna Ajda Pekkan aşkı unutulmuştur belki de çok gerekli de değildir ancak ben burada dile getirdiğim zaman eleştiriyor gibi yaparken unutmakta olan bir şeyi tekrar insanlara hatırlatarak paslanmış bir metali tekrar cilalayıp vitrine çıkarmakla eşdeğer bir şey yapmış olurum. Eleştiriyormuş gibi yaparak tekrar ünlenmesini ve onun gündeme gelmesini sağlarım. Kötüleri dile getirmek halis niyetle dile getirilse dahi kötünün reklamını yapmaktan çoğunlukla başka işe yaramaz. Düşman olarak sunulanlar dost, dost olarak sunulanlar düşman olur.

            Kısacası ortada oynanan veya oyunlar çok karmakarışık aslında bir o kadar da çok basit olaylardır. Türkiye seksen kişi, sekiz konudan ibaret değil, seksen milyon ve kendinden haberi olmayan var olan ancak birileri tarafından tanımlanmaya dahi değer bulunmayan değerlerden, sorunlardan, çözümlerden oluşmaktadır. Sorunun çözümü seksen milyonun içindedir.

            Gerçek sorunlar, gerçek çözümler uluslar arası mücadeleler ve devam eden mücadeleler, görünenin ufak bir kısmıdır. Her gürültü, kavganın gürültüsü olmayabileceği gibi, hiçbir söz akıl süzgecinden geçirilmeden, üzerinde ciddi bir şekilde hesap kitap yapmadan inanılmayı hak etmiyor.

            Teneke sesinin yüksek müzik zevki yapıldığı yerde “ney” de ney?          

           

 
Toplam blog
: 2271
: 163
Kayıt tarihi
: 15.10.14
 
 

Bugünün doğrusu yarının eğrisi, dost görünenler düşman ve herşey aslında zıddı olabilir. Büyük ih..