​ Sen "General" değilsin, öyleyse çık dışarı... / Siyaset / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

21 Ekim '11

 
Kategori
Siyaset
 

Sen "General" değilsin, öyleyse çık dışarı...

Sen "General" değilsin, öyleyse çık dışarı...
 

Sorumuz “Neden tahliye edildiler” değil, “Neden çifte Standard?”

Haber sitelerine “Flaş… Flaş... Flaş…” diye geçmiyor, “Son dakika” olarak geçiyor ve aynen şöyle yazılıyor…

“Deniz Feneri e.V soruşturması kapsamında üç aydır cezaevinde tutuklu bulunan eski RTÜK Başkanı Zahid Akman dâhil 6 kişi serbest bırakıldı.

Zahid Akman, Zekeriya Karaman, İsmail Karahan, Mustafa Çelik, İzzet Kurum ve Ali Solak'ın avukatları, önce Ankara 11. Sulh Ceza Mahkemesi'ne tahliye talebiyle başvuruda bulunması üzerine soruşturmayı yürüten Cumhuriyet Savcıları Veli Dalgalı ve Hakan Pektaş'ın, tahliye taleplerinin reddi yönündeki mütalaalarını dikkate alan mahkeme, tahliye istemlerini reddetmişti.

Bunun üzerine, şüphelilerin avukatları, mahkemenin kararına, bir üst mahkeme olan Ankara 13. Asliye Ceza Mahkemesi'nde itirazda bulundu. Mahkeme, itirazı yerinde görerek, şüpheliler Zahid Akman, Zekeriya Karaman, İsmail Karahan, Mustafa Çelik, İzzet Kurum ve Ali Solak'ın tahliyesini kararlaştırdı.”

Bu habere “Neden tahliye edildiler” diye sormak aklımızdan geçmiyor, ama “Neden çifte Standard” diye sormayı da kendimize “Hak” sayıyoruz.

Sorulabilir ve doğaldır da “Neresi bunun çifte Standard” diye…

Tahliye gerekçeleri nedir, bilemem, ancak “Tutuklama” nedeni hakkında bilgi, herkes kadar bende de var. Bu bilgiler gereğince “Türk mahkemeleri”nin bunları tutuklaması da doğal…

Tutuklama, her ne kadar yasada açık olarak ifade edilmişse de, hâkim “Tutuklusun” dedi mi, işin bitti, senelerce derdini anlatmam mümkün değil. Sonunda “Pardon kardeş, yanlışlıkla tutuk bu kadar sene seni içeride” denilmesi de yaşanılmamış bir şey değil.

O zaman…

Tutuklu yargılanması için bir neden olmayanların, tutuklu kalmaları ve senelerce içeride yatmalarının bir alemi yok. Yargılarsın, varsa te4spit ettiğin suç, verirsin cezasını, hükmü neyse o uygulanır.

Bir taraftan “Görevi başında” olan kişileri yıllarca içeride tutacaksın, sonucunun ne olacağı bilinmeyen davada, öteki tarafta bir ucu “Hüküm giymiş” davada içeri aldıklarını, gerekçesi doğrudur, yanlıştır bilemem ama tahliye edeceksin…

Ceza Mahkemeleri Kanunu’nun 100 ncü maddesi, tutuklamanın ne gerekçe ile yapılacağını yazıyor. Bunların en başında gelen nedenler olarak şunlar sayılıyor.

1. Şüpheli veya sanığın kaçması, saklanması veya kaçacağı şüphesini uyandıran somut olgular varsa.
2. Şüpheli veya sanığın davranışları;
3. Delilleri yok etme, gizleme veya değiştirme,
4. Tanık, mağdur veya başkaları üzerinde baskı yapılması girişiminde bulunma,

Veya suçun işleniş çeşidine göre tutuklanabiliyor.

Salıverilenler için demek ki yukarıda belirtilen sakıncalar yok…

Peki… Diyelim yok…

İçeride tuttuğunuz insanlar için bunlar var mı?

Demek ki varmış, onları salıvermiyorlar…

Ya da “Çifte Standard” işte böyle ortaya konuluyor…

Diyeceğimiz bir şey kalmadı.

Başbakanın dediği, “Hukuk” adına gibi “Lafın bittiği” yerdeyiz artık.

22 EKİM 2011
İBRAHİM PEKBAY
 

 
Toplam blog
: 1104
: 918
Kayıt tarihi
: 28.01.07
 
 

Emekliyim ama “Tekaüt” değilim. 1961 yılından beri değişik “Anadolu” gazetelerinde yazdım. 1984-8..