- Kategori
- Gündelik Yaşam
Sen de Gittin Bak!

Bir vardın, bir yoktun. Evvel zaman içinde kaldın. Bir masala konu oldun, sonu yok. Başladım anlatmaya, dağlara, taşlara. Yarısına geldim durdum. Gerisini getiremedim. Ne desem bilemedim.
Ya yaşım elvermedi hatırlamaya, ya benliğim kabullenememişti. Ben de sonunu uydurdum gitti.
"O da gitmiş bir daha dönmemiş.. Masal da burada bitmiş."
Ne yaşıma, ne yaşamışlığıma ne de yaşamamışlığıma hayıflandım.
Ne varlığına, ne yokluğuna, ne de var ile yok arasındaki o belirsizliğine takılıp kaldım.
Bir masalın başında vardın, sonu gelmedin gidiverdin. Masamın üstünde yanıp yanıp sönen, ne hep yanan, ne de hep sönen bozuk florasan lambası gibiydin.
Kim bilir kaç kelimelik kitaplara konu oldun? Kim bilir kaç kahvenin telvesinde fala umut.
Ne elden verilmeyen kitabın değeri var, ne de karşılıklı içilmemiş kahvenin tadı.
Hayat hep tehlike!
Sen de gittin bak.
Hoşçakal, uzun soluklu bir vedadır.
Sen de hoşçakal.