- Kategori
- Güncel
Sen kimsin?
Hangi yollardan geçtin tam olarak bilmek imkansız. Sanırım geçirildiğin yolda ışık ve enerji azmış, bolca gaz varmış.Sana hep gaz verilmiş be güzelim. Ama çevreni iyi göremiyesin, doğruları algılayamayasın diye ışık esirgenmiş. Bolca korku serpilmiş o minik yüreğine..Büyüdükçe korkuların daha çok büyüsün, yüreğin hep minik kalsın diye. Ama beynini çok iyi algılayamadım doğrusu.
Yani belki akıllısın, belki deli.. Sana sorular sorsam.. Misal ömrü hayatında kaç tane evrensel kitap okudun. Kaç tane milletler hukuku, halkların kardeşliği ile ilgili veya uygarlık tarihi, insanlık tarihi okudun. İnsanlığın oluşumunu gerçek anlamda ne kadar biliyorsun? Hatta hayatında yandaşın olmayan bir yazı paragraf okudun mu? Yoksa sana hep dini hikayeler ile destanlar mı anlatıldı. Bunları anlatırken yanında birazda emperyalistlere hayranlık mı katıldı. Biliyor musun benim okuduğum kitapları saysan 500 etmez. Gerçekten iyi bir okurda bu 1500'e çıkabilir belki..Ama güzelim ya; o beğenmediğin Atatürk var ya, 57 yıllık hayatında tam 4000 adet kitap okumuş biliyor musun? Bilemezsin! Veya bilsende es geçersin. Ama bu es geçilmez ki! Biliyor musun bu kitapların hepsinde kendi notları düşülmüş kenarcıklarına..
Bu kadar dolu, bu kadar zeki ve bu kadar kararlı olmak onun karşısına çıkan cılız sesleri gırtlağından koparma gücüne sahip olmasını sağlamıştır eminim. Doğru bir insan olarak neyin ne olduğunu bilirsen, gideceğin yolda engel tanımazsın! Milletçe kurduğun taşları yıkmaya çalışanı parçalarsın hatta. Çünkü o kurulan taşlar, kan ve gözyaşı ile sulandı. Atalarımızın emeği, inancı hatta manevi gücü var üstünde. Hangi çılgın bunu yıkmak isterde o bunu korumaktan aciz kalabilir. Bunların çok çok fazlasını atalarımız dediğimiz hatta tarafımdan kesinlikle baştacı ettiğim Osmanlı'lar bile yapmamış mı? Hangisini tukaka etmek istiyoruz? Ben değil! Evet yapmak isteyenler çıkmıştır ve tıpkı şimdi Atatürk'ü karalamaya cüret edenlere olduğu gibi onlarıda savundum daima. Bu topraklar sancılı be güzelim. Her milletten var içimizde çok şükür. Bunun güzelliği olağanüstülüğü burdan geliyor zaten.
Atatürk bunun çokca bilincinde olan ve milletlerin tarihlerine vakıf, hatta evrensel pencereden, taaa yukardan bize bakmayı bilmiştir. Ölçerek biçerek ve halkı için ne doğru olacaksa ona karar vermiştir.Çünkü onun yüreği geniş olduğu gibi ufkuda genişti. Bu topraklarda sadece din kardeşliği yada savunulanın aksine bir ırk üstünlüğü sağlamak istemedi. O "Ne mutlu Türk'üm diyene" derken bile aslında evrenselliğe açılan yolda hakim olabilecek "çoğunluğun" farkına vardığı için bunları söylemiştir sadece. Kİ; bu çoğunluğun farkında olan çoğu emparyalist ülke bunun önemi yokmuş gibi dikkatimizi hep batıya çevirmiş, en fazla Araplarla kendimizi kardeş saymamız işlerine gelmiştir. İşte, Atatürk'ün bizim yüzümüzü çevirmemizi istediği noktada Türkler var! Hemde bolca. Bunu kimse ırkçılık olarak düşünmesin ama eğer bu güç, hepimizi kavrayarak yıkılmaz bir kaleye döndürecek çok önemli bir güç değilse bende aptalın şahıyım. Bu yüzden ne araplar ve din, ne Kürtler ve dil bizi bir yere getirmez ama (ırkçılık yapmadan) Türk'lüğe sarınmak! İşte en büyük gerçek. Bu gerçeğin bilincine vardığımızda umarım çok geç olmaz.
Keşke sende varabilsen be güzelim. Bıraksan şu aptal arap hayranlığını, Amerika ya da batı hayranlığını. Şimdide yeni bir hayranlık türedi; Çin'e hayran olmak! Oysa sadece özünü kuvvetli tutsan olmaz mı? Yüceliğin herhangi bir hayranlıktan, ya da birilerine tabi olmaktan geçmediğini ne zaman anlayacaksın? Ne zaman anlayacaksın elimizdeki bu birlikteliğin hepimiz için çok önemli olduğunu.
Hep birlikte uçuruma gidiyoruz. Görmüyor musun? Bana tutunsana! Elimi bırakmasana!!!
Berrin Aksu