- Kategori
- İlişkiler
Sen Korkma Diye...

Bu defa son...
Sarı sarı sandık lekeleri olacak mı bir gün sevdamın üzerinde,
Kırılan umutlarımın üzerinde parmak kalınlığında tozlar?
Sessiz boyun eğişlerime bir gün gelip içim acımadan bakabilecek miyim?
Sana dair her şeyi yüklediğim o gemi, sahilimden uzaklaşırken şimdi;
Zincirini çektikçe yüreğimden,
Kana bulanan denizim tekrar umut mavisine dönececek mi bir gün?
Seni koyacak bir yer bulamamış, başımın üzerine taç misali yerleştirmiştim. Korkmuş ve "Beni çok büyütme gözünde"demiştin. Oysa ben seni yalnız gözümde değil; gönlümde, ruhumda, ömrümde büyütmüştüm. İyi ki bunu görmedin. Gittin... Ya bu korkuyla nasıl başa çıkardın? Sana zorluk çıkaracaksa bunca sevgi, şefkat, tutku, bağlılık; hepsini gizlerim sevgili... Gözlerimi taşana, kalbimi patlayıncaya kadar sıkıştırır; elime, avucuma, ruhumdaki tüm kuytulara doldururum da sana yük etmem bilesin...
Bildin mi?
"Ayrılık ta sevdaya dair" ya hani... Yaşadığımın adı ayrılık ta olsa başımla beraber... İyi ki sevmişim seni güzel bakışlım, akıllı başım, soluk alışım... Ağlamaklıyım sevdana mağlup, ağlamaklıyım ayrılığa mahkum... Tek bir soru kalıyor geriye burnumun sızısından başka; zaman onu da öldürecek biliyorum ya, NEDEN?