​ Sen Kürtsün, sen kurtsun! / Güncel / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

11 Aralık '09

 
Kategori
Güncel
 

Sen Kürtsün, sen kurtsun!

Bir atasözü var, bir akıllıya kırk gün deli dersen, deli olurmuş diye. Bu kültürel yapılar meselesi de böyle olmaya başladı.

Adam, diyelim, kendi halinde ister inançlı ya da ister akılcı, ister milliyetçi ister enternasyonalist ya da bu taraklarda bezi olmayan biri olarak yaşayıp gidiyor.

Ama bazıları çıkıp kardeşim sen bırak bunları, sen şusun, sen busun diye en kahraman rıvdanlık yapmaya çalışıyor. Sen kürtsün, sen alevisin, sen azınlıksın sen bilmen nesin diye sürekli dürtüyorlar. Hasbelkader, insan kültürel bir geçmişe sahip olmaya zorunlu olduğu bir tarih devrini yaşadığı için, bunlardan birine denk geliyor. Kürt olmaya önem bile vermeyen adam, kraldan daha çok kralcılar tarafından bir kimlik sahibi olmaya zorlanıyor.

Her konuşan Kürt halkı diye başlıyor.. Sanki başka dünyalardan gelen uzaylılardan bahsediliyor. Yapısal olarak farklı bir varlık tarzına aitlermiş gibi. Bir adama kırk kere Kürt deyince adam birden kürtleşmeye, aslında kurtlaşmaya başlıyor. Bu kimlik şovenizmi ya da fetişizmi, her grup için geçerlidir. Bunu ister türk için yapın isterse başka bir şey için, bir adamın varlık değerini siyasal anlam taşıyan milliyetine indirgediğinizde, o adamı kurtlaştırırsınız ısıracak paça arar ve o adamı hiç kuşkusuz başka bir anlamda daha kurtlaştırırsınız. Bu anlamda, insanlığı ve yaşadığı toplum çürümeye başlar.

Kürtler diye kategorize edilen oysa tek tek bireylerden oluşan insanlara, Kürtlerin hakkı diye, kültürel yapıların hakları diye bir tanımlama ile hak verilemez, verilen bu tür haklar ayrıştırıcı ve ayrımcıdır, Kürt Kürde dost olur, Türk de Türke. Bunlar modern cemaalter yaratmaya hizmet eder.

Yapılması gereken, bir insana temel insan hakları bakımından haklarını vereceksiniz. Bir insan bu hakkını aldığı zaman, bu hakkın içinde Kürt olmayı ve de olmamayı seçme hakkına sahip olmalıdır, ama siz Kürt halkı diye homojen bir yapı gibi yapılar varsayarsanız, ve hakları bu temelde ortaya koyarsanız, yapılan bölücükten öte bir şey değildir. Ve yanlış bir bilinçlendirme yapılır, sıradan etnik bir vatandaş, etnisitesinin mahkumu olur, ona bağlı olmak, onun değerini korumak, onun için hatta ölmek zorunda olduğu gibi yanlış bilinçlenmenin altına girer. Bu bir kimliğe ait olmanın yarattığı gericileşmedir.

Ülkede, en az konuşulan şey, hiç kimsenin kendini bir etnik kökene bağlı olarak görmek zorunda olmadığıdır. Sanki, bu çok önemliymiş, insan olmak için bu şartmış, insanın ebesini dedesini bilmesi, bunun soyağacı dökümünü yapması gerekiyormuş gibi sunuluyor. Bu hiç kuşkusuz, ülkemizdeki genel milliyetçi eğilimin bir sonucudur, yani Türk milliyetçiliğinin. Türk milliyetçiliği, Kürt milliyetçiliğine de bir model oluşturmaktadır. Ve güya aklı selim olarak ortaya çıkan en kahraman rıdvanlar için de bu çağdaş mit geçerlidir.

Bu insanı, azdıran, kışkırtan bir yaklaşımdır.

Bu arada, bölücülük dedim de, bu söz, aslında manipülasyon yüklü bir kavramdır. Siyasal bir kavramdır yani. Bir ülke bölünmeyecek ayrı topraklara ayrılmayacak diye bir kural yoktur. Bölünebilir, birleşebilir. Mesele bu değil, mesele, siz ülkenin bütünlüğünü koruyacağım diye yapıyorsanız, bu homonjen kültürel yapılar ve haklar uygulamasını, bu tam tersi bir amaca hizmet eder, ve bölünmek, ancak, bütünü oluşturan tüm unsarlar için makul ve kabul edilir olan süreçlerde olur, bu nedenle, siz, bu genel kabulu sağlamadan, onların rızaları dışında elinizdeki gücü kötü niyetle kullanarak bu ayırma işlemini yapıyorsanız, yaptığınız o zaman bölücülük olur.

Yani, bütünlük sağlayacağım diyerek bölünmek, bütün unsunların genel kabulu olmadan bölünmek, bölünmenin olumsuz yanlarını taşır. Ama pekala toplum genel kabul görüyorsa ve o toplum için en iyi durumun bu olduğu düşünülüyorsa, elbette, bir ülkenin on ayrı ülke olması gayet normaldir. Ama bunu kimseye metazori olarak yaptıramazsınız. Savaş denilen şey, bu mücadelenin adıdır. Ama güya liberal, aslında rüzgar gülü olduğu için liboş pek çok sivri zeka, bu koşulları görmeden, gerekirse, ülkenin bölünebileceğini gizli gizli düşünüyor ve satır aralarında bunu kamuya sızdırıyorlar. Bölünsün ama herkes istiyorsa bu olsun, bunu sağlamadan ülkeyi bölmeye kalkarsan, ya kafanı koparırlar ya da kafa koparmalısın.

 
Toplam blog
: 467
: 1012
Kayıt tarihi
: 21.10.07
 
 

Ankara'da yaşıyorum. Çeşitli güncel konularda, zaman zaman "Neden olaya böyle bakılmıyor?" diye düş..