Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

05 Eylül '08

 
Kategori
İnançlar
Okunma Sayısı
577
 

Sen nasıl oruç tutmazsın dayağı!

Sen nasıl oruç tutmazsın dayağı!
 

Sanıyorum bu tip bir olayın basına yansıması, Türkçemizde bir laf vardır ya “ Cuma’nın gelişi, Perşembeden bellidir” diye işte onun gibi bir şey bu yaşananlar.

Laiklik karşıtı eylemlerin odağı olmuş bir siyasi partinin yönetiminde 6. yılını doldurmak üzere olan ülkede, aşağıdaki benzer olayların devamını daha çok yaşayacağız!

Bu tip uygulamaların olduğu bir ülkede, böylesine vahim bir olayla karşılaşmak, sanırım ben dahil kimseyi şaşırtmadı!

Çünkü bu beklenen bir gelişmeydi! en çok Başbakanı üzmüş olmalı!

Ne de olsa onlar Laiklik Karşıtı eylemlerin odağı olmayan(!) Bir iktidar partisi!

Gelin bu basına yansıyan olaya hep birlikte bir bakalım.

Yer Ankara, yani Türkiye’nin başkenti! Demokratik, Laik ve Sosyal bir Hukuk devleti olduğunu iddia eden Türkiye Cumhuriyeti’nin başkenti!

Basına yansıdığı kadarı ile Ramazan ayında sigara içtiği için bir dolmuş şoförü tarafından darp edildiğini iddia eden Ankara Barosu avukatlarından Erdal Güzel'in şikâyeti üzerine soruşturma başlatılmış.

Ramazan ayında beklenen olaylardan birisi (oruç olaylarının) Başkent'te yaşanmış. Ankara Adliyesi yakınındaki Strazburg Caddesi'nde özel otomobiliyle bürosuna giden avukat Erdal Güzel, bir dolmuş şoförünün hatalı şerit değiştirmesi üzerine korna çalarak ikaz etmesi üzerine. Durduğu ilk Kırmızı ışıkta aracından inen dolmuş şoförü tarafından, sigara içtiği gerekçesiyle, Avukatın otomobilinin kapısını açarak. Küfürler savuran kahraman, İslam savunucusu şoför, tarafından "A... s... kâfiri. Sen bu Ramazan’da millet Oruç tutarken nasıl sigara içersin? Burası Ermenistan mı?" diyerek, Oruç yiyen! Avukatımızı elindeki sert bir cisimle başından vurarak yaralamış.

Olayın ardından kanlar içinde kalan Avukatımız, polise giderek plakasını tespit ettiği dolmuş şoföründen şikâyetçi olmuş.

Ankara Adliyesi'ndeki Adli Tıp Kurumu'ndan "basit bir tıbbi müdahale ile giderilebilecek ölçüde" yaralandığına ilişkin rapor verilen avukatımız, ardından da Ankara Cumhuriyet Savcılığı'na suç duyurusunda bulunmuş.

Bu her an beklenen olayla ilgili olarak Ankara Barosu yöneticileri de, üyelerinden birinin başına gelen bu basit! Olay hakkında bilgi alarak, soruşturmayı takip etmeye başlamış.

Savcılık tarafından ifadesi alınan Avukatımız, dolmuş şoförünün yakalanmasını istemiş.

Avukatımız, trafikteki bir tartışma gibi başlayan olayın sigara içtiğinin anlaşılmasıyla başka bir boyuta geldiğini söylemiş.

Dolmuş şoförünün sigara içtiğini görmesi üzerine çılgına dönüp ağır hakaretler ettiğini kaydeden Avukatımız, bu tür olayların daha fazla yaşanmaması için bu kişilerin cezalandırılması gerektiğini belirtmiş.

Şimdi diyebilirsiniz bu basit bir olay. Kendini bilmez bir dolmuş şoförünün yaptığı böylesine basit bir olayı iktidara mal etmek yanlıştır!

Hayır! Yanlış değildir. Dolmuş şoförü, toplumsal bir iş yapıyor. Yarın oruç tutmayan birisi arabasına binerse ve arabada bir şeyler yerse, ona saldırmayacağını kim garanti edebilir.

Özellikle dolmuş şoförleri, son zamanlarda şehir içindeki yolları kendilerine ait zannedip, öylesine araç kullanıyorlardı! Şimdi de İslam dinini savunmaya kalkıyorlar! Sizler kimsiniz? İslam Dinini savunmak sana mı kaldı?

En kısa zamanda bu dolmuş şoförlerine de bir standart getirilmeli! Kamu hizmeti yapan herkes gibi, insanlara saygılı olmayı öğrenmeleri için gerekli eğitimden geçirilmelidirler. Bu konuda en büyük görevde Şoförler ve Otomobilciler Derneğine düşüyor.

Eğer Ankara’nın göbeğinde böyle bir olay olabiliyorsa, diğer Anadolu kentlerindeki olması muhtemel olayları düşünemiyorum.

Herkes oruç tutmak zorunda değil. Elbette tutana da kimse niye oruç tutuyorsun diye bu ülkede soramaz. Adam rahatsızdır, tutmuyordur. Keyfi olarak tutmaz, kime ne?

Herkesin bu ülkede yerini ve haddini bilme zamanı daha gelmedi mi?

Burası İran veya Arabistan değildir! Dolmuş şoförleri, kendilerini İran ve Arabistan’da faaliyet gösteren Din Polisi yerine koyamaz. Koymamalıdır da!

Darp edilen Avukatın olayı ile ilgili Polis ve Savcılık derhal gereğini yapmalıdır. Elbette Avukat bu tür olayları en iyi bilenlerden birisidir. Kendi davasını da takip edecektir.

Burada polis ve Cumhuriyet Savcıların tutumu çok önemlidir.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Bahsettiğiniz konuda diğer yorumcu arkadaşların dediği gibi dayak olayı el kol hareketlerinden mi yoksa oruç yemeden mi kaynaklandı bilemiyorum ama kendisini İran'daki gibi ahlak polisi olarak görmek isteyen çok kişi var aramızda. Daha önce de bu gibi haberlerin gazetelere yansıdığını çok duydum. Herkes kendi dininden sorumlu bence. Herkes haddini bilmeli. Burası arabistan değil. Burası laik demokratik Türkiye Cumhutiyeti. Bunu hiçbir yobaz unutmamalı.

ibrahim danni 
 11.09.2008 8:57
Cevap :
Yorumunuz için teşekkürler. Görüşlerinize katılıyorum. İranla ilgili yeni yazdığım bir blog yazımı yayına vereceğim, okumanızı tavsiye ederim.Selamlar, saygılar...  11.09.2008 11:44
 

bu kadar rahat yorum yapılabiliyor sadece medyanın tellallığıyla inanın çok şaşırıyorum...gün boyu menfaatleri nasıl gerektiriyorsa o şekilde olayları manipüle etmekten çekinmeyen bir basına nasıl oluyorda bu kadar itimad ediliyor... bu şöförü savunmak anlamına gelmesin ama olayın nasıl geliştiği meçhul sanmıyorum kavganın başlangıç noktası oruç tutmak olsun (eskhikafa arkadaşım bunun ipucunu veriyor zaten yorumunda....

msda 
 07.09.2008 10:25
Cevap :
Yorumunuz için teşekkürler. Sizin görüşlerinizde olasılık dahilinde. Ancak bu güne kadar bu tip olaylar olagelmiştir. Münferit olarak değerlendirirsen pek önemi yok. Selamlar...  07.09.2008 11:00
 

Bir tartışma sonucu oluşan bu darpta darp eden çok az ceza alır veya küfür etti vs. der almayabilir,ama iş başka mecralara çekilirse ceza ağırlaşabilir. Ben olayı böyle yorumluyorum. Ama anlatıldığı gibiyse dolmuş şoförünü kınıyorum. Selamlar.

Mehmet Oyan 
 06.09.2008 3:40
Cevap :
Yorumunuz için teşekkürler. Beklenen bir olaydı. daha önceleride olmuştu. Bu tip olaylar münferit olduğu zaman önemli değil. toplumsal olarak gerçekleşmeye başlarsa, o zaman ülkede kargaşaya neden olur.Selamlar,saygılar...  06.09.2008 11:11
 

Arkadaş,eğriye eğri-doğruya doğru.. ilgili haberin tamamı dikkatlice okunduğunda;münübüscü ile avukatın,birbirlerine el kol hareketlerinin olduğu anlaşılmaktadır.Malum münübüscüler güzergahlarında kendilerini kral sanırlar.Eğer bir arbede olacaksa peşinde birkaç münübüs daha vardır ve yanlız kalmayacağını bilmektedir.Bu sebeple yaşanan arbedenin çarpıtıldığını düşünüyorum.Arabamda bende sigara içiyorum ve hergün de trafikteyim.Kimseden;oruç tutmuyorsun diye bir hakaret görmedim.

yakup gedik 
 06.09.2008 2:10
Cevap :
Yorumunuz için teşekkürler. Elbette söylediklerinizde gerçeklik payı vardır. Eğer bu olaylar münferitse, önemli değil,kişiselleştirip, geçiştirebiliriz. Yok bu tip olayların devamı gelirse, o zaman başka! Selamlar, saygılar...  06.09.2008 12:02
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 3842
Toplam yorum
: 6442
Toplam mesaj
: 310
Ort. okunma sayısı
: 3076
Kayıt tarihi
: 23.03.08
 
 

Antalya'da 1956 yılında doğdum. Emekliyim, Üniversite mezunuyum. Evliyim, bir oğlum var Mimar. Gü..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster