- Kategori
- Güncel
Sendikacı Güler'den mektup geldi!

Adalet sistemi demokrasinin en değerli güvenlik supabıdır.
Ancak ayarı bozuldu mu kendini güven içinde hisseden insanlar için hayat artık bir kâbustur.
Yargıyı denetim altına alan siyasal güce endeksli “durumdan vazife çıkaran” uygulamalar karşısında, yine de “adaletin insafına” güvenmekten öte bir seçenek görünmüyor.
Geçen ay Ankara Kadın Kapalı İnfaz Kurumu’ndan gelen bir mektup benzer duyguları yeniden yaşattı bana.
Mektup Güler Elveren’den geliyordu.
Güler Elveren, yerel yönetimlerde 20 yılı aşkındır mücadelesine ortak olduğum Tüm Bel Sen sendikasının Merkez Kadın Sekreteri..
13 Şubat 2012 tarihinde 16 ildeKCK soruşturması adı altında düzenlenen baskınlarda gözaltına alınan 130'a yakın kişiden biri de O idi.
KESK’teki yönetici kadınlara yönelik yapılan bu “özel” operasyonun Ankara ayağında Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK), Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası (SES) ve Tüm Belediye ve Yerel Yönetim Emekçileri Sendikası (Tüm Bel Sen) genel merkezleri aranmıştı.
Tüm Bel Sen Kadın Sekreteri Güler Elveren’in yanı sıra KESK Kadın Sekreteri Canan Çalağan, SES Kadın Sekreteri Bedriye Yorgun, SES Ankara Şube Kadın Sekreteri Mesude Aydoğan, KESK eski Kadın Sekreteri Songül Morsümbül de gözaltına alınmıştı.
Bu arkadaşlarımız daha sonra,”terör örgütü üyelerinin talimatlarıyla örgüte çeşitli malzeme temini ve eleman kazandırma ile örgüt propagandasını yapmak'' gibi faaliyetler yürüttükleri ileri sürülerek tutuklandılar.
Baskınlardan iki gün sonra yazdığım yazının başlığı“Uludere yerine sendikacı kadınlar operasyonu!” adını taşıyordu.
Yazıda devletin Uludere’de “yanlış istihbarat” sonucu 34 genç insanının, çocuğun katledilmesini araştırmak, sorumlularını ortaya çıkarmak yerine, bu talepleri dile getiren ve kadın hakları alanında ciddi kurumsal çalışmalar yapan KESK’li kadın yöneticilere operasyon düzenlemesini eleştirmiştim.
Sevgili Güler’in şubemize gönderdiği mektubu 26 Nisan tarihini taşıyor.
Mektupta şunlar yazıyor:
“Değerli Mücadele arkadaşlarım,
Binlerce yıldır emek, demokrasi ve barış mücadelesi veren yoldaşlarımızın geçtiği yollardan geçiyoruz biz de.
Çocuklarımıza onurlu bir gelecek bırakmanın kararlılığı, güzel ve güneşli günlere olan inancımızla ve duvarların hemen ardında yüreği bizimle olan arkadaşlarımız olduğunu bilerek direniyoruz.
Bu duygularımla 1 Mayıs’ınızı en içten duygularımla kutluyor, sevgi ve saygılarımı gönderiyorum.
Yaşasın 1 Mayıs!
Kadın Kapalı Cezaevi Sincan /Ankara
Güler Elveren”
Güler 1968 Tunceli doğumlu; Tüm Bel Sen’de Kadın Sekreteri görevine seçilmeden önce Çankaya Belediyesi’nde uzun yıllar memur olarak çalışmıştı.
Kadın hakları konusunda dünya gelişmişlik endekslerinde son sıralarda yer alan ülkemizde hem “Kürt”, hem “kadın” hem “sendikacı” hem de “sosyalist” olmanın bedeli böyle ödetiliyor maalesef.
Kitleleri uyutacak, cinsellik pompalayacak, biat edecek, “en az 3 çocuk doğuracak”, erkeğin bıçak darbeleriyle ölecek, en ucuz işlerde çalışacak kadınlar için “cennet” bir ülke burası.
Sevgili Güler, mektubunun Ankara Kadın Kapalı İnfaz Kurumu Mektup Okuma Komisyonu tarafından okunmasına üzülme.
Artık her mektup, yazı, telefon görüşmesi, internet yazışması daha büyük “komisyon”larca, üstelik gizlice okunuyor.
Hapishaneler rekor sayıda tutukluya ev sahipliği yapıyor.
Elbette zulme ve haksızlığa karşı olanca azimle “inadına yaşamak ve direnmek” gerekiyor.
MEHMET ÇOLAK ANSIZIN GİDİVERDİ.
Uzun yılların dostuydu o. Bir dönem Doğru Yol Partisi’nin Trabzon İl Başkan Yardımcılığı görevini yürütmüştü. Makine Mühendisi olarak uzun yıllar çalıştıktan sonra baba yerlerinde müteahhitlik yapıyordu. Ticari yaşamda dostlarına kefil olmanın ağır bedellerini ödedi. 63 yaşında kalp krizine yenildi. Geçtiğimiz Pazar günü İskenderpaşa Camii’nden sonsuzluğa uğurladık bedenini. Anıları hep bizimle yaşayacak. Kendisine Allah’tan rahmet; eşi Nilgün Hanıma, çocuklarına ve dostlarına başsağlığı diliyorum.