- Kategori
- İlişkiler
Seni beklerken!

Beklemek resmedilebilir mi? Sen hiç resim yapacak kadar bekledin mi birini?
Ben bekledim. Seni... Bekledim ve seni beklemek, resim çizebilmek oldu içimde...
Coşan, taşan duygularla elime aldığım fırçayı savurmaya başladım. Seni beklemeyi beceremediğim gibi resim çizmeyi de beceremem aslında. Herşey birbirine dolanıyor içimde seni beklerken, renkler karma karışık. Nasıl kulağım hep telefondaysa, elim hep siyaha gidiyor, beklemenin rengi.
Sonra telefon çalıyor, bir "merhaba" diyorsun. Güneş çiziyorum tuvalin en üst köşesine biyerlere sımsıcak, sapsarı.
"Nasılsın?" diye soruyorsun. Hemen kapatacağına dair bişeyler ekliyorsan ardından, sonbahar yaprakları çiziyorum, beklemekten yorulmuş yıllanmış ağaç dallarından düşen, kahverengi...
İçten bir sıfatla devam ediyorsan eğer, masmavi bir deniz çiziyorum, içinde yunuslar oynuyor dalgalarla birlikte.
Sesin özlem dolu geliyorsa çiçekler konduruyorum o denizi gören evimin balkonuna, ateşli ise kırmızı kasımpatlar, çekinikse beyaz papatyalar dikiyorum saksılara. Özleme dair birşey hissetmezsem, yaprakları savuran bir rüzgar çiziyorum, tozu dumana katan.
Sonra "hoşçakal" diyorsun bana. Bir umut kalıyorsa içimde duygularına dair, bir sevgili çiziyorum resmin en orta yerine el ele tutuşmuş yürüyen, deniz kenarında. Yoksa o umut sesinde, yalnız kendimi çiziyorum başımı mantomun içine gömmüş, ellerim mantonun yakasında, yürüyen ağaçların içinde, tozu dumana katan rüzgara rağmen...
Sonra karşısına geçip bakıyorum resmimin... Seni beklemeyi beceremediğim gibi, beceremiyorum işte resim çizmeyi.Anlamsız bir resim ortaya çıkan... Bir yerde yaprakları dökülen ağaçlar, bir yerde masmavi bir deniz....