​ Senin elinde Öğretmenim / Deneme / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

17 Ağustos '15

 
Kategori
Deneme
 

Senin elinde Öğretmenim

Senin elinde Öğretmenim
 

Daha önce Türkiye’ de insanların okumadığından ve aslında daha çok okumamız gerekirken üstüne bir de kütüphaneleri kapattığımızdan bahsetmiştim(

http://blog.milliyet.com.tr/kapatiyoruz-/Blog/?BlogNo=507167 ). Bugün başka bir pencereden bakmak istiyorum. Okuyan kesim ne durumda? Mesela en başa gidelim mi ilkokul yıllarına? Zannedersem çocukların örnek aldıkları ilk insanlar ailesinden sonra öğretmenleridir. Hatırlasanıza ne kadar da büyüktü ilkokul öğretmenlerimiz, ne kadar çok şey biliyorlardı. Ne kadar etkilenirdik onların tavırlarından, sözlerinden öyle değil mi? Öğretmenlere karşı asla kötü bir tavrım yaklaşımım yok, umarım söyleyeceklerim yanlış anlaşılmaz. Ama ben kutsal meslek kavramına inanmıyorum. Bence kutsal insanlar vardır. Örneğin, Dilek Livaneli’ yi tanımayanlarınız varsa tanıştırmak isterim sizinle. Çünkü bu topraklarda yaşayan herkesin tanıması, örnek alması, en azından takdir edip birkaç dakika üzerine düşünmesi gereken bir insan o. Dilek Öğretmen Samsun’ un Çarşamba ilçesinde, Kumköy İlköğretim Okulu’nda öğretmenlik yapıyor. Okulundaki öğrencileri tiyatroyla, sinemayla, operayla, müzelerle tanıştırmış, yabancı dil öğrenmeleri için çaba harcamış. Öğrencileri yetmemiş, eğitimin yaşı olmadığını bildiğinden öğrencilerin aileleri için de beslenmeden edebiyata projeler hazırlamış. Bir tarafta Dilek Livaneli varken, ben Ankara’nın göbeğinde, gözde bir Anadolu Lisesi’nde tek satır kitap okumayan, edebiyatla ilişkisini üniversite sıralarında bırakmış edebiyat öğretmenleri ile karşılaştım. Öğrencilerini geçtim, kaç öğretmen bugün kendisi tiyatroya gidiyordur? Lütfen geçim sıkıntısı falan demeyin. Bugün gayet ucuza kitap temin edebiliyorsunuz. Yeter ki Facebook’ da şurada burada gezinmek yerine biraz internetin faydalı yönlerini kullanın. Aynı şekilde ekonomik tiyatro, sinema, konser biletlerine ulaşabiliyorsunuz.  Niyetle, hevesle, vizyonla ilgili bu durum tamamen. Bunun yanında öğretmenlere haksızlık edildiği de bir gerçek. Plansızca yapılan üniversiteler, açılan bölümler, yetersiz kadro ve sonuç atanmayı bekleyen yüzbinlerce genç öğretmen. Belki o yüzbinlerin içinde sayısız Dilek Öğretmen var. Aynı plansızlığın bir başka sonucu olarak üniversiteye girmiş ve mezun olmuş mühendisler de, iş bulamadığı için mecburiyetten öğretmenliğe yöneliyor. Nasıl bir hatalar zinciri olduğunu görebiliyor musunuz? Kadro olmadığı için aslında öğretmen olmayan kişiler çocuklarımıza öğretmenlik yapıyorlar. Mesleğini yapamayan ve mutsuz olan mühendisler ve öğretmenler ordusu oluşuyor. Öğretmen olmak için sadece teknik konuları bilmenin yeterli olmayacağını söylemeye gerek yok sanırım. Kişilerin karakterlerinin oluştuğu çocukluk ve gençlik yılları tam bir karambolün, keşmekeşin içinde geçiyor.

Bu yazıyı okuyan öğretmen arkadaşlarımız var ise sizden bu ülkenin bir ferdi olarak rica ediyorum, çocuklarımız bizim geleceğimiz, umudumuz. Geleceğimizin pırıl pırıl aydınlık olması sizin elinizde. Bu çocukların imkanları olmayabilir. Onları kitapla, sinemayla, tiyatroyla, müzikle, sanatla, bilimle tanıştırın. Tanıştırın ki yıllar sonra ben bu ülkeye çok şey kattım diye içiniz rahat etsin. Tanıştırın ki evlatlarımız, bizler, sokaklarda rahat gezebilelim. Tanıştırın ki sanatta bilimde göğsümüzü kabartan insanlarımız olsun. İnovatif, yenilikçi şirketlere sahip olalım. Artık pazar ülke değil satan ülke olalım. Mustafa Kemal’ in gösterdiği hedefe, muasır, yani çağdaş medeniyetlerin seviyesine ulaşalım. Kısacası her şey senin elinde öğretmenim…

 

http://yazmacacizmece.blogspot.com.tr/  

 
Toplam blog
: 8
: 213
Kayıt tarihi
: 27.07.15
 
 

Genç bir mühendisim. Amatör olarak öyküler yazıyorum. Ama kendimi bununla sınırlı tutmuyorum. Pay..