Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

27 Ocak '18

 
Kategori
İlişkiler
 

Sepetli Kız

Sepetli Kız
 

Sepetli Kız, Winslow Homer, 1982


Aksakal bir derviş ermişlik yolunda yürürken kolunda bir sepet dolusu elma taşıyan genç bir kıza rastlamış.
 
Bozkırın o sıcağında yorgunluktan al al olmuş kızın yanakları.
 
"Nereye gidersin? Neler doldurdun sepetine?" diye sormuş derviş.
 
Tâ uzaklara uzatıp işaret parmağını bir tarlayı göstermiş sepetli kız. "Gördün mü? Orada çalışan sevdiğim adamdır. Ona elma götürüyorum" demiş.
 
"Kaç tane götürüyorsun?" diye sorunca derviş, genç kız şaşkınlıktan büyüyen gözleriyle, "O nasıl soru öyle? İnsan sevdiğine götürdüğü şeyi sayar mı hiç?" demiş.
 
Başı önüne düşmüş dervişin.
 
Sepetinden bir elma çıkarıp dervişe ikram eden kız hiç oyalanmadan sevdiğine doğru yeniden yola koyulmuş.
 
Derviş bir elmaya bakmış bir elindeki tespihe... Baktıkça bakmış amma düşünceli bakmış. Elmayı koklayıp heybesine attıktan sonra dönüp tespihine bir daha bakmış. Bir daha da bakmamış; çünkü derviş bir asılışta 99'luk tespihin ipini koparıvermiş...
 
(Kaynak: Dücane Cündioğlu Notları)
*
Tespihin ipini koparması dervişin aymasıdır. Tespih sevdiğini anmanın aracı; bunu sayıyla sınırlamak sevgi ikramını da sınırlı tutmak olurdu.
 
Gene de, tespihe takılıp kalmak tespihle gerçekten gönülden zikir yapanları görmemizi kapatabilir. 99'luk tespihle de olsa gönülden iman eden kişi tanrısını hesapsız zikreder. Tespih onun için zikrin ritmini tutturan bir nesnedir sadece. Tabi gerçekten gönül ikramından bir aşkla inanan için böyledir. Derviş aslında tespihin değil, sevgisini sayıyla sınırlayan inancın ipini kopartmıştır.
 
Bizim derviş elinde gene tespihiyle, ancak bu kez manayı güzel eden gönül niyetine hürmetle yeniden yola koyulur. Derviş yolda öğrenendir zaten...
 
Muharrem Soyek
 
 
Toplam blog
: 363
: 1765
Kayıt tarihi
: 04.08.08
 
 

Parasız yatılı Darüşşafaka Özel Lisesi'nde iki yılı hazırlık sınıfı olmak üzere yedi buçuk yıl ok..