- Kategori
- Deneme
Serin mavi

Uyuyor kedi mışıl mışıl
hangi masalın pembe düşünde uyur insan
şu kedi kadar derin ve huzurlu.
Kaçırır gölgeler sakin gecenin demini
Öç alırcasına koyu bir sıcak
sarıyor geceyi, alnımızın nemini.
Kırmızıya büyülüydüm biraz çocukluğun elma şekeri, biraz ilk aşkın kalp izleri. Nedense kalp hep kiraza benzerdi ve ateş kırmızısı.
Aşk demek bile yakardı dudaklarımızı söylemezdik, söyleyemezdik. En çokta ateşti ya kırmızı, alevdi.
Susardık, susadıkça susardık.
Bilmiyorum tarihi yok bende maviye nasıl geçtiğimin. Kırmızının cazibesinden nasıl kurtarabilmişse o derinlik gözlerimi.
Şimdi de bir susmak ki mavinin her tonunda doya doya kana kana….
Öfkesiz, savaşsız sakin usul usul içime dolan, içimden bir dere serinliğinde gözüme akan. Çok şükür huzuru gibi içimden dışıma sızan. Mavi.
Başkaldırıydı kırmızı asi. Birilerinin susmaması gerekiyordu, sessizlerin üzerine çökülen dünyada. Kırmızıydı tutuşan ellerimiz, şarkılarımızın en yüksek nakaratı ve küfürlerimizin en asil yanı. Öpüşmek en soluksuz direniş. Aşk için aşkla yüzyıllarca susturulanların ahını taşıyorduk. Ağırdı ya yüklerimiz, omuz veriyorduk.
Ateşti kırmızı tutmalıydı geceyi karanlıktan, üşüyeni soğuktan kurtarmalı. Bu kadar sıcak değildi geceler ve plastik henüz icat edilmemişti.
Kırmızı; güldü, kokardı, açılır, yaşar ve solardı. Hiçbir plastik, gül kılığına girmemişti henüz.
Mavi öylece sakinliğinle duruyor, dingin kararlığıyla fark edileceğinden emin. Fark etmemek görmeyenin kaybı, mavinin kaybedecek bir şeyi yok.
Dolu dolu bir yalnızlık ne kadar aciz olabilir ki. Üstelik plastik bir gökyüzü icat edilmedi daha.
Maviye kesmiş sularda serin ve ufuklarında engin hayaller kurmaktan vazgeçmemek ve başını hep göğe kaldırıp yaşamayaaa! Demek. Yaşamayaaa!
Her kırmızıdan dönüşte bir mavi karşına çıkacak dinecek, düşünecek, hayran olacak, derininde yüzecek, yaşamaya kaldıracaksın başını.
Mavi bir serinlik sarsın geceyi artık uyumak istiyorum.