​ Sesimi duyan var mı? / Güncel / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

22 Kasım '11

 
Kategori
Güncel
 

Sesimi duyan var mı?

Sesimi duyan var mı?
 

Sesimi duyan var mı?

İlk Marmara Depremiyle hafızalara kazındı bu cümle...

Ne acıki sonraysa deprem sonrasında enkazdan kurtarılan Van halkı tarafından...

Enkaz altından kurtarılmışlardı onlar, ama seslerini duyan var mıydı?

Bugunlerde ne yazasım var iki satır, ne okuyasım var gazete satırlarını... 

Yazacak hiçbirşey de kalmadı aslında... 

Değişen hiçbirşey olmadıgını  ve hatta daha kötüye gittiğini gördükçe birşeylerin, yazacak bişey kalmıyor geriye... 

Bir zamanlar yardım cagrılarında bulundugumuz Somali için, yurdumunda benzer manzaralara maruz kalacagı aklımdan bile geçmezdi... 

Somali için yardım çagrılarında bulundugumuzda en azından ülkemizde ‘açlıktan insanlar ölmüyor’ diyordum ... 

Sözümü geri alıyorum... 

Bu ülkede kuraklıktan olmasada soguktan donarak insanlar ölüyor, açlıktan, beslenme yetersizliğinden insanlar ölüyor, kimsesizlikten, çaresizlikten, salgın hastalıklara maruz kalıp göz göre göre yitip gidiyor... 

Ve biz bu sahneleri film izler gibi sıcacık evlerimizde çekirdek çıtlatarak, sıcak kahvelerimizi yudumlayarak öylece izliyoruz... 

Yaprak Dökümünde Ali Rıza amcanın dramına ağlar gibi iki göz yaşı döküyoruz belki ama sonra unutup gidiyoruz... 

Herşeyi film tadında öylece izliyoruz .  

Birşeyler yaptıgını ima eden fakat kendi halkını göz göre göre ölüme götüren duyarsızlıgın hat safhada oldugu sınırlar içerisinde yasamanın derin üzüntüsünü yaşıyorum... 

Van’da yaşanan depremin yaşattıgı kayıplar yetmezmiş gibi duyarsız ve şuursuzca yapılan ‘sağlam olan evlerinize girin uyarılarından sonra’ yaşanan ikinci deprem ile yerle bir olan evlerin acısından mı bahsedelim yoksa sözde duyarlı hükümetin konu ile ilgili bilinçsizliğinden mi bahsedelim, yoksa kendi imkanları ile kurdukları çadırda ısınmak için yaktıkları sobada cıkan yangın sonucu ölen kardeşlerden mi bahsedelim , depremden kurtulduguna sevirken 18 gündür kaldıgı Naylon çadırda soguktan ve aclıktan ölen Minik Deniz’in dramından mı ?

Altı yaşındaki Deniz Olgun, kaldığı naylon çadırda, soğuk havaya daha fazla dayanamayarak hayatını kaybetmişti.

Acılı baba Enver Olgun, yaşanılan dramı, minik Deniz’in ölümünü şöyle anlatmıştı :

“Naylonun altındayız, depremden beri. Kaç defa dilekçe verdim, kaç defa gittim bana çadır vermediler. Ben de gittim metre ile naylon aldım ve 12 nüfusuma bir çadır yaptım. Soğuk naylon dinlemiyor. Çocuk zaten özürlüydü. Soğuk aldı önce Erciş’te Sahra Hastanesi’ne götürdüm. Dediler ki bu çocuğun yoğun bakımda yatması gerekiyor, bizi Bitlis’e, Bitlis’ten de Batman’a gönderdiler ve çocuk orada hayatını dün kaybetti. Ben şimdi geri kalan nüfusumla tir tir titriyorum. Bize yardım edilsin. Çocuğumu aldım, Erciş’te defnettim. Depremde amca tarafından akrabalarımı kaybettim. Allah bize yardım etsin.’’

Doğru ya Enver Olgun’a Allah’tan başka kimse yardım edemezdi ...

Öyle çaresiz öyle kimsesiz bir ülkenin vatandaşlarıydık ki  yaşanılan dram, yaşanılan acı karşısında Allah’a yakarmaktan başka elimizden gelen hiçbirşey yoktu.

Öyle kimsesiz, öyle çaresiz öyle yalnızdık işte...

Minik Deniz'den sonra minik Öznur’un soguktan ve beslenme yetersizliğinden hastaneye kaldırılması haberi yansıdı gazetelere ve ardından soguktan ve beslenme yetersızlıgınden yaşamını yitirmesi nekadar olağan bir durum gibi geldi sizlere bilmem ama gün geçtikce açlık çeken Somali manzaraları yaşanan canım ülkemde yaşamak her gecen gün biraz daha agır geliyor bana...

Öznur'un amcası Reşit Ürgün’ün yaptıgı acıklamalarıysa yürek burkan cinstendi.

"Depremin olduğu ilk günden itibaren Başbakan ve Vali 'sorun yok' diyorlar. Çocuklarımız soğuktan ölmesin diye defalarca çadır almak için gittik, ama polis bize gaz bombası atarak, coplayarak oradan uzaklaştırdı. Kaç gün sabaha kadar bekledik ama çadır alamadık" dedi.

"Van'da nasıl sorun yok?" diye soran amca Ürgün, "Çadırlarımız yok, kaldığımız çadırların yakınlarında da tuvalet yok. Böyle bir ortamda sorun yok mu? Ve en sonunda çocuğumuz soğuktan öldü" sözün bittiği yerdemiydik yoksa asıl başladıgı yerde mi?

Bunca insanın agzından dökülen ortak cümle  yardım gelmediği ....

Yapılan onca yardımların nereye gittiğini artık sormuyorum bile ...

Zira deprem vergisiyle duble yollar yapan caaanım yetkililerin, gönderilen yardım paralarının yine nasıl bir sosyal sorumluluk projesinde kullanıldıgını düşünmek istemiyorum (!)

Van aç, Van kara kışa mahkum, depremzedeler naylondan bozma çadırında yaşam mücadelesi verirken, depremden sapa sağlam kurtulmanın sevincini yaşayamadan soguktan tek tek minik canlar kaybediyor.

Naylondan bozma cadırlara mahkum olan halk yaşam mücadelesi vere dursun, Devlet Su İşleri'nin tesisleri sadece 3, 5 yöneticisi agırlıyor ve bombos bırakılıyor , Kızılayın Van gölü kenarındaki 81 adet Genclik kampındaki konutları sadece 4 aileye ev sahipliği yapıyor   ‘muş’!!!

Hiçbir yetkilinin hiçbir mantıklı acıklama yapamadıgı bu yerde , biri bana mantıklı bir acıklama yapsın diye beklemek nasıl bir ütopik eylemdir nasıl bir gaflet !!! bilmem ama  biri bize bunun akla yatkın bir acıklamasını gercek anlamda yapmalı...

Devletin malına zarar vermemekten ötürümüdür bilinmez, çaresiz Van halkının naylon cadırlarda yaşamasına, yavaş yavaş ölmesine göz yumuluyor.

Duyarlı vatandaslar depremzedeleri Mersin, Antalya gibi  sıcak sehırlerin boş tesislerinde konaklatmak için kampanyalar başlatmışken, Van gölü kenarındaki devlet kurumuna ait bomboş tertemiz ve kullanıma hazır tesisleri, bir yetkilide cıkıp kapılarını caresiz halka acmıyor ve akla mantıga uygun bir acıklamada bu tesislerin neden bos bırakıldıgını dile getirmiyor ...

Sorun yok diyor Vali bey amca...  Sorun yok ...

Bakıyorumda şöyle deniz kumundan yapılmış ve depremde yerle bir olmuş evler , en kaz altında kalan yüzlerce insan, yakınlarını, evlerini umutlarını enkaz altında kaybeden bir toplum, birdaha böyle buyuk deprem olmaz sözüne inanılan sözüm ona bir yetkili , o caresizlik icerisinde birilerine inanmak isteyen bir halk ve bu sözün arkasında yerle bir eden 2. Bir deprem, yine yıkılan umutlar yine acı yine göz yaşı yine kayıp , korunaklı tesisler dururken naylon cadırlarda saglıksız kosullarda yaşamaya terkedilen insanlar, sağ sağlım kurtulduklarına sevinsin mi üzülsün mü bilemeyen insanlar, caresizlikten, kimsesizlikten, soguga terke edilip tek tek yitirilen bedenler, dahada acısı buna sadece seyirci kaldıgını gördüğüm bir yönetim...

Burdan bakıyorumda gercekten ‘sorun yok’ (!)

Hiç bir sorun yok.... Herşey cok normal !!!

Ellerinden geldiklerini yaptıklarını söylesenizde,  koskoca ülkenin küçük bir şehrinde insanlar çadırsız, evsiz, yurtsuz kalıyorsa sıcak guvenılır devlet tesısleri bombos bırakılıp ınsanlar naylondan bozma cadırlarda yasamaya terk ediliyorsa, Deniz, Öznur, Ahmet, Mehmetler ve diğerleri soguktan, hastalıktan ölüme terk ediliyorsa sen elinden gelen hiçbirşeyi yapmıyorsun Arkadaş!!!

Sen elinden gelen hiçbirşeyi yapmıyorsun!!!

Sen sadece kimyasını çözdüğün nutuk dinlemeyi seven bir halka sesleniyorsun !!!

Sen kendi ülkenin insanına sahip cıkmıyorsun !!!

Birde cıkmış herşeyi bizden beklemeyin diyorsun...

Bu halk herseyi sizden beklemediği için canla başla yardım kolileri hazırladı, evinin kapılarını actı, münferiden, şirket olarak, belediye belediye, yardım kuruluşları vs koşturarak,  giydiği ikinci kazagını, üstüne örttüğü battaniyesini, biriktirdiği harclıklarını, bisiklet almak için sakladıgı parasını, maaşını paylaştı, daha bu afetler yaşanmadan yaşanılacak bir afette kullanılmak üzere cıkarılan ve sonra duble yollara harcanılan o vergileri de ödedi bu halk...

Bu halk elinden geleninde fazlasını yaptı!!

Şimdi izin verinde geri kalanı sizlerden bekleyelim!!!

Ramazan’da Somali’de aclıktan, degısen iklim kosullarından ölen insan manzaralarına üzülüp 21. Yüzyılda yaşanan bu duruma isyan ederken bir benzerini ülkemizde yaşamak nekadar acı ...

Bu sorun suz ülkede yaşanılan sorunsuz olaylara (!) tanık olmak, inanın agır geliyor bazen omuzlarıma ...  

 
Toplam blog
: 58
: 3499
Kayıt tarihi
: 16.11.10
 
 

Mersin Üniversitesi Turizm Otelcilik Konaklama işletmeciliği mezunuyum. ..