- Kategori
- Şiir
Sessizliğin hemen üzerinde yapılan konuşmalar
Tırnaklarına oje sürüyor
kadınım.
Onun meşguliyet
sessizliğini seviyorum.
“Ölümden çok korkuyorum. Ya sen?” diyerek
sessizliğini bozarken
ben biramı açıyor ve
yeni bir şeymiş gibi
“Asrın icadı bu! Çevrilerek açılan bira kapağı!” diyorum, heyecanla.
“Sana bir şey sordum.” diyor kadınım
ojeli tırnaklarından başını kaldırmadan.
Sürekli bir şeyleri bekliyor.
Öncelikle bir cevap,
gece üçte iki düzüş,
sevgi sözcükleri,
klozet kapağını
eski konuma
getirmemi bekliyor,
telefonun çalmasını bekliyor,
indirim günleri
onu dışarı çıkarmamı bekliyor
bu arada çöpü çıkarmayı
unutmamalıyım…
“Seni duydum.” diyorum ona.
Elinde tuttuğu törpünün sivri ucu bacağımı gösterirken
“Sana bir şey sordum, maşallah cevap vermek için
bir santim uzamadın.” diyor.
“Bebeğim, ölümden sonrasına inanmam,
doğumdan öncesine inanırım.” diyorum.
“Yani?”
“Yanisi şu, doğumdan önce ne acı ne zevk hatırlıyorum.
Ölümden sonrası için de aynısını umuyorum.”
“Üff çok karamsar bir düşünce. Zaten ne bekliyordum ki...”
dediğinde telefon çalıyor ve
kadınsı sohbetlerine içeride devam etmek
üzere yatak odasına yürüyor.
Sonra
sessizlik başlıyor
hep oradaymış
gibi…