- Kategori
- Gündelik Yaşam
Sevgi' nin gücü

Resim kaynak: www.besincimevsimdergisi.com
Bu ilk yazım sımsıcak bir sevginin sonucunda yaşanılan mutlu sonu anlatan bir hikâye ile sizlere merhaba demek istedim. Bu okuyacağınız yazı her ne kadar bir hikaye olsa da bizlere gösteriyor ki bazı küçük tesadüfler hayatımızı karartıp düzenlerimizi alt üst etse de, yine başka bir tesadüfle yeniden mutlu olabilme şansı yakalayabiliyoruz.
Küçük bir kasabada yaşayan bir çitin evleri kente giden yol kavşağındaydı. Bir gün güçlü bir fırtına da evlerinin duvarı yıkılır. Çift evlerinin duvarını tamir etmeye çalışır fakat eskisi gibi olmaz. Odanın biçimi bozulmuştur ve iki gün sonra evlerinde bir davet verileceklerdir.
Yaşlı çift alışveriş için kente giderler. Duvarlarının durumuna ikisi de çok üzülmektedir, çarşıdan geçerken satıcılardan birinin tezgâhında çok güzel işlemelerle bezenmiş bir örtü görürler. Örtünün eski bir iş olduğunu ve her yerde bulunmayacak bir örtü olduğunu anlarlar. İkisi de aynı anda bu örtü acaba yıkık duvarın kötü görüntüsünü kapatır mı? Diye geçirirler akıllarından. Örtüyü satın alırlar. Eve gelir gelmez değerli örtüyü duvarlarına dikkatli bir şekilde asarlar. Örtü tam duvar için yapılmıştı sanki değerli işlemeler odayı o denli güzelleştirmiş ve yakışmıştı ki.
Ertesi gün, kadın konukları için mutfakta hazırlık yaparken, eşi pencereden karlı yolu seyrediyordu. Bir ara adam otobüs durağında bir kadın gördü. Dayanamayarak camı açtı ve duraktaki kadına seslendi. Daha otobüsün gelmesine 40 dakika var, dışarı çok soğuk buyurun içeriye girin ve otobüs gelene kadar burada ısının.
Kadın zengin bir ailenin çocuklarına bakıcılık yapmak için geldiğini fakat işe alınmadığını anlatır.
Konuşmasındaki bozukluktan yabancı olduğu anlaşılıyordu, konuşurken de bir yandan da odayı inceleyen kadın. Yıkık duvarda işlemeli örtüyü görünce aniden ayağa kalktı. Ev sahibi gülümseyerek fırtınanın verdiği zararı anlattı fakat kadın anlatılanları duymuyordu. Örtüyü tutarak parmaklarının arasında okşamaya başladı. Bu benim! Dedi sahibine kendi adının baş harflerini gösterir. Eşim bu örtüyü benim için özel yaptırmış bunun bir eşinin olmasına imkân yok.
Ve kadın başına gelenleri anlatmış.
Viyanalı olduğunu, eşiyle birlikte Nazilere karşı çıktıkları için ülkeden sürüldüklerini, eşinin onu İsviçre’ ye giden bir trene bindirip eşyaları sınırdan çıkarır çıkarmaz kendisinde geleceğini anlatmış. Ama kadın o günden sonra eşini bir daha görmemiş.
Bütün suç bende onsuz yola çıkmayacaktım, şimdi bunun cezasını çekiyorum.
Yaşlı çift kadını teselli etmek için örtüyü vermeyi teklif etmişler, kadın kabul etmemiş ve gelen otobüse binip gitmiş.
Yaşlı çift üzgün bir halde akşam yemeğini hazırlayıp konuklarını ağırlamak için işlerine devam ederler.
Akşam olmuş konuklar gelmeye başlamış. Ve dostlardan biri yanında bir arkadaşını getirmiş hep birlikte güzel bir akşam geçiren çift konuklarını da iyi ağırlamanın mutluluğu ile gitmeye başlayan dostlarını uğurladıkları sırada, evlerine gelen davetsiz konuk yıkık duvara asılı olan örtüye yaklaşarak, çok uzun yıllar önce kaybettiğim eşimle benimde böyle bir örtümüz vardı. Eşim Viyana'daki evimizde bunu masanın üstüne sererdi. Tabi ki çok önemli konuklarımız geldiğinde.
Ev sahipleri şaşkın ve mutlu bir şekilde hikâyenin sonunu beklediler ve sabah yaşadıkları olayı anlattılar. Yaşlı adam ne yaptığını bilmez halde aman tanrım! Yaşıyor mu?
Daha sonra çocuklarına bakıcı arayan eve gidilir kadının adresi alınır ve kente gidilerek, sabahın ilk ışıklarıyla birlikte yıllar önce çok kötü bir tesadüfle ayrılan yollar tekrar bu kez çok hoş bir tesadüfle birleşir.
Küçük bir kasabada yaşayan bir çitin evleri kente giden yol kavşağındaydı. Bir gün güçlü bir fırtına da evlerinin duvarı yıkılır. Çift evlerinin duvarını tamir etmeye çalışır fakat eskisi gibi olmaz. Odanın biçimi bozulmuştur ve iki gün sonra evlerinde bir davet verileceklerdir.
Yaşlı çift alışveriş için kente giderler. Duvarlarının durumuna ikisi de çok üzülmektedir, çarşıdan geçerken satıcılardan birinin tezgâhında çok güzel işlemelerle bezenmiş bir örtü görürler. Örtünün eski bir iş olduğunu ve her yerde bulunmayacak bir örtü olduğunu anlarlar. İkisi de aynı anda bu örtü acaba yıkık duvarın kötü görüntüsünü kapatır mı? Diye geçirirler akıllarından. Örtüyü satın alırlar. Eve gelir gelmez değerli örtüyü duvarlarına dikkatli bir şekilde asarlar. Örtü tam duvar için yapılmıştı sanki değerli işlemeler odayı o denli güzelleştirmiş ve yakışmıştı ki.
Ertesi gün, kadın konukları için mutfakta hazırlık yaparken, eşi pencereden karlı yolu seyrediyordu. Bir ara adam otobüs durağında bir kadın gördü. Dayanamayarak camı açtı ve duraktaki kadına seslendi. Daha otobüsün gelmesine 40 dakika var, dışarı çok soğuk buyurun içeriye girin ve otobüs gelene kadar burada ısının.
Kadın zengin bir ailenin çocuklarına bakıcılık yapmak için geldiğini fakat işe alınmadığını anlatır.
Konuşmasındaki bozukluktan yabancı olduğu anlaşılıyordu, konuşurken de bir yandan da odayı inceleyen kadın. Yıkık duvarda işlemeli örtüyü görünce aniden ayağa kalktı. Ev sahibi gülümseyerek fırtınanın verdiği zararı anlattı fakat kadın anlatılanları duymuyordu. Örtüyü tutarak parmaklarının arasında okşamaya başladı. Bu benim! Dedi sahibine kendi adının baş harflerini gösterir. Eşim bu örtüyü benim için özel yaptırmış bunun bir eşinin olmasına imkân yok.
Ve kadın başına gelenleri anlatmış.
Viyanalı olduğunu, eşiyle birlikte Nazilere karşı çıktıkları için ülkeden sürüldüklerini, eşinin onu İsviçre’ ye giden bir trene bindirip eşyaları sınırdan çıkarır çıkarmaz kendisinde geleceğini anlatmış. Ama kadın o günden sonra eşini bir daha görmemiş.
Bütün suç bende onsuz yola çıkmayacaktım, şimdi bunun cezasını çekiyorum.
Yaşlı çift kadını teselli etmek için örtüyü vermeyi teklif etmişler, kadın kabul etmemiş ve gelen otobüse binip gitmiş.
Yaşlı çift üzgün bir halde akşam yemeğini hazırlayıp konuklarını ağırlamak için işlerine devam ederler.
Akşam olmuş konuklar gelmeye başlamış. Ve dostlardan biri yanında bir arkadaşını getirmiş hep birlikte güzel bir akşam geçiren çift konuklarını da iyi ağırlamanın mutluluğu ile gitmeye başlayan dostlarını uğurladıkları sırada, evlerine gelen davetsiz konuk yıkık duvara asılı olan örtüye yaklaşarak, çok uzun yıllar önce kaybettiğim eşimle benimde böyle bir örtümüz vardı. Eşim Viyana'daki evimizde bunu masanın üstüne sererdi. Tabi ki çok önemli konuklarımız geldiğinde.
Ev sahipleri şaşkın ve mutlu bir şekilde hikâyenin sonunu beklediler ve sabah yaşadıkları olayı anlattılar. Yaşlı adam ne yaptığını bilmez halde aman tanrım! Yaşıyor mu?
Daha sonra çocuklarına bakıcı arayan eve gidilir kadının adresi alınır ve kente gidilerek, sabahın ilk ışıklarıyla birlikte yıllar önce çok kötü bir tesadüfle ayrılan yollar tekrar bu kez çok hoş bir tesadüfle birleşir.