- Kategori
- Şiir
Sevgi söylenmeli!

O çığlığı duydum.
16 yaşındaki genç kız satırlara gözyaşlarını dökmüştü. '' Ailem beni
sevmiyor '' diyordu. '' O ESKİ AİLEMİ GERİ İSTİYORUM ''
Sevgi...
Ne kadar kısa bir sözcük, ya anlamı... İşte o çok büyük...
Tüm dünyamızı saran bir duygu.
Varlığını hissettiğimizde, başka hiçbirşey onunla kıyaslanamaz.
Çocukluk günlerim aklıma geldi bu 16 yaşındaki kızın çığlığında...
16 yaş...
Hani o başımızda kavak yellerinin esme zamanı.
Gözlerimizden sebebini bilmeden akan yaşların, içimizin kıpır kıpır titrediği zamanlar.
Büyümenin fiziksel değişikliklerine ayak uyduran bedenimizdir. Ruhumuz bu büyümenin hızına yetişmekte zorlanır.
O hep sevilen olmayı ister.
Tıpkı bebekken, konuşmaya başladığımız günlerdeki gibi. O her çıkarabildiğimiz sese hayran olunduğu, mutluluğu
hissettiğimiz, o sevgi dolu dokunuşları, yavrum, canım kızım, arslan oğlum sözleri ile ruhumuzun okşandığı günlerdeki gibi...
Bir çocuğu dünyaya getirirken '' Allah rızkını verir '' deriz. Peki ya sevgiyi...
Elbette bizler vereceğiz. Sizler anneler, babalar. İkinizin sevgisi ilk sevgidir.
İlk aşktır.
Annenin kokusunu, sütündeki sevgiyi aktaran sevda başka nerede yaşanır.
Babanın sevgisini hisseden çocuk mutlu çocuktur. '' Annemm der, Babamm'' der içi kabarırken, mutluluktan.
Hayatı boyunca, sizlerden öğrendiği sevgiyi başkalarından da bekler, ya da onlara da vermeye çalışır mutlu olmak için.
Kaç yaşına gelmiş olursa olsun ailesi tarafından sevildiğini hisseden insan mutlu insandır.
Bu mutluluğu yaşatın çocuklarınıza. '' Büyüdün artık koca kız oldun, koca adam oldun '' demeyin ! ! !
Onlar dünyaya siz istediğiniz için geldiler...
Sevinçlerini, üzüntülerini paylaşın. Destek olun ama; göbek bağını da , kesin ki başka sevgileri de tatsın.
Sizin sevginiz öteki sevgilere de kapı açacaktır. Mutlu, gözlerinin içi gülen çocuklarınızın olması sizler için de huzur kaynağıdır elbette.
Öyle bir zaman da yaşıyoruz ki, insan ilişkileri karmakarışık ve olumsuz, bir çok olay onları bekliyor.
Güçlü olmalarını sağlamanın yolu öncelikle sizlerin vereceği sevgi.
Sevildiğini hissedemiyen çocuk asileşiyor, içine kapanıyor, uzaklaşıyor bunları görüyoruz. Bu çığlıkların sesi duyulmaz oluyor çoğu zaman.
Dikkatli olun, bedenine hayat verdiğiniz o canlı, o insan yavrusu ruhunun açlığını doyurabilmek için size muhtaç..
Sevgiye, sevmeye doymak mümkün müdür. Sizler doydunuz mu ?
Hadi o zaman seslenin yavrunuza, ''canım , yavrum, oğlum, kızım '' deyin. '' SENİ ÇOK SEVİYORUM ! '' deyin.
Bu sevgiyi verebilmeyi, böyle seslenebilmeyi isteyen öyle çok insan var ki...
Tıpkı benim gibi...