- Kategori
- Aşk - Evlilik
Sevgi ve saygı
Aşk ve evlilik üzerine okuduğum bir yazı bu konuda bir kez daha düşünmeme neden oldu!!!
İnsanlar birbirlerini sevdiklerini söylerken, neden kavgalar, gürültüler ortaya çıkıyor.
Bu sevgi nasıl bir sevgi ki, olayların büyüyüp boşanmaya varacak boyutuna getiriyor.
Sanırım bundaki en büyük pay saygının olmayışı. Evet insanlar sevdiklerini söylüyorlar ama gözlemliyorum da, arada hiç saygı görmüyorum.
Geçen gün yolda iki genç gördüm, belli ki sözlü ya da nişanlılar... Birbirlerine "aşkımmmmmmmmm, canımmmmmmmmm, bitanemmmmmmmmmmmmmm" gibi sözleri söyledikten sonra, yine bir birlerine her neye kızmışlarsa "ağzına......................." diye hitap ediyorlar...
Hani nerede kaldı, aşkınız, bir taneniz, sevdiğiniz...
Sanırım sevgi sözcüğü dejenere olup, günümüzde gerçek anlamını yitirdi. Ne acı...
Bundan birkaç yıl önce yaşadığım bir olayda; kuzenlerimden bir tanesi iki gün sonrası evlenecek. Biz onun yeni evine, birşey almak için gittik. Yatak odasına girdiğimizde; nişanlısının yatağı dağınık bıraktığını gördük. Bunun üzerine kuzenim; "şuraya bak, köpek gibi yatmış, sonra da toplamamış" dedi... Evet o an o kadar kötü oldum ki; hem onunla kuzen olduğum için, hem de böyle bir olaya tanık olduğum için. İki gün sonra yeni bir hayata başlayacağın bir insana nasıl olur da KÖPEK dersin. Madem bu adam köpek ise neden evleniyorsun. Madem evleniyorsun, o zaman sen ne oluyorsun??? Bütün bunları sorduğumda bana; "şaka" yaptığını söyledi. Bu tür şakaların sonucunun da nelere mal olduğunu görüyoruz.
Sanırım bütün bunları düşündüren şeyin en büyük payı 60 yıllık evliliklerini en ufak bir saygısız kelime tüketmeden geçirmiş olan anne ve babama borçluyum... Ne mutlu onlara ki; değil küfür ya da hakaret, en ufak aşağılayacı bir kelime kullanmamışlardır. Küslüklerini de aralarında yaşar, belli etmezlerdi...
Hani hep deriz ya; nerdeeeeee o eski zamanlar... Evet nerde o eski evlilikler....
Sanırım en büyük sorunumuz; sevdiğimizi söylediğimiz kişiyi saymayışımız. Saygı olmadan sevgi nasıl oluyor, onu da anlamış değilim. Şayet hayatıma birisi girecek ise önce ona saygı duymalıyım ki sevebileyim de. İnsan saygı duymadığı birisini nasıl sever... Şayet bir şeyler ters gidiyorsa da olayı hakaret boyutuna getirmeden ayrılmak en doğrusu... En azından kendine olan saygını yitirmeden...
Toplumun en çekirdek yapısı aile olduğuna göre, insanlar sevgiyi de, saygıyı da ailede görmeliler ki, çevrelerine de gösterebilsinler.
Hani derler ya; "bekara kadın boşamak kolaydır" diye. Umarım böyle bir ukelalık yapmamıştır. Söylemek istediğim nacizane; saygı, sadece saygı... her şeyde olduğu gibi...
Yaşamak özlemsiz,
Özlem sevgisiz,
Sevgide saygısız olmaz...
Sevenlerinizin ve sayanlarınızın bol olması dileğimle...
SEMA
İnsanlar birbirlerini sevdiklerini söylerken, neden kavgalar, gürültüler ortaya çıkıyor.
Bu sevgi nasıl bir sevgi ki, olayların büyüyüp boşanmaya varacak boyutuna getiriyor.
Sanırım bundaki en büyük pay saygının olmayışı. Evet insanlar sevdiklerini söylüyorlar ama gözlemliyorum da, arada hiç saygı görmüyorum.
Geçen gün yolda iki genç gördüm, belli ki sözlü ya da nişanlılar... Birbirlerine "aşkımmmmmmmmm, canımmmmmmmmm, bitanemmmmmmmmmmmmmm" gibi sözleri söyledikten sonra, yine bir birlerine her neye kızmışlarsa "ağzına......................." diye hitap ediyorlar...
Hani nerede kaldı, aşkınız, bir taneniz, sevdiğiniz...
Sanırım sevgi sözcüğü dejenere olup, günümüzde gerçek anlamını yitirdi. Ne acı...
Bundan birkaç yıl önce yaşadığım bir olayda; kuzenlerimden bir tanesi iki gün sonrası evlenecek. Biz onun yeni evine, birşey almak için gittik. Yatak odasına girdiğimizde; nişanlısının yatağı dağınık bıraktığını gördük. Bunun üzerine kuzenim; "şuraya bak, köpek gibi yatmış, sonra da toplamamış" dedi... Evet o an o kadar kötü oldum ki; hem onunla kuzen olduğum için, hem de böyle bir olaya tanık olduğum için. İki gün sonra yeni bir hayata başlayacağın bir insana nasıl olur da KÖPEK dersin. Madem bu adam köpek ise neden evleniyorsun. Madem evleniyorsun, o zaman sen ne oluyorsun??? Bütün bunları sorduğumda bana; "şaka" yaptığını söyledi. Bu tür şakaların sonucunun da nelere mal olduğunu görüyoruz.
Sanırım bütün bunları düşündüren şeyin en büyük payı 60 yıllık evliliklerini en ufak bir saygısız kelime tüketmeden geçirmiş olan anne ve babama borçluyum... Ne mutlu onlara ki; değil küfür ya da hakaret, en ufak aşağılayacı bir kelime kullanmamışlardır. Küslüklerini de aralarında yaşar, belli etmezlerdi...
Hani hep deriz ya; nerdeeeeee o eski zamanlar... Evet nerde o eski evlilikler....
Sanırım en büyük sorunumuz; sevdiğimizi söylediğimiz kişiyi saymayışımız. Saygı olmadan sevgi nasıl oluyor, onu da anlamış değilim. Şayet hayatıma birisi girecek ise önce ona saygı duymalıyım ki sevebileyim de. İnsan saygı duymadığı birisini nasıl sever... Şayet bir şeyler ters gidiyorsa da olayı hakaret boyutuna getirmeden ayrılmak en doğrusu... En azından kendine olan saygını yitirmeden...
Toplumun en çekirdek yapısı aile olduğuna göre, insanlar sevgiyi de, saygıyı da ailede görmeliler ki, çevrelerine de gösterebilsinler.
Hani derler ya; "bekara kadın boşamak kolaydır" diye. Umarım böyle bir ukelalık yapmamıştır. Söylemek istediğim nacizane; saygı, sadece saygı... her şeyde olduğu gibi...
Yaşamak özlemsiz,
Özlem sevgisiz,
Sevgide saygısız olmaz...
Sevenlerinizin ve sayanlarınızın bol olması dileğimle...
SEMA