- Kategori
- Dostluk
Sevgili iyi günün dostu, soğukta üşüme, gel giyin, benim gibi ayı postu…

Öner Samanlı, dayandığım ağaçlar kurudu, duvarlar yıkıldı, peki ben nasıl ayaktayım dedi…(Türkiyemed
Hakiki bir dostluğun portresini çizmek üzerine düşünceler:
“Dost dost diye diye,
Nicesine sarıldım,
Benim sadık yarim,
Kara topraktır..”
Rahmetli,
Büyük Halk Ozanı,
Bu güzel dizeleri,
Rengi ve ahengi ile,
Dile getiren…
Döktüren…
Hani kendisini aldattığını bilse de,
Onuru incinmesin diye mi..?
….
Yoksa onuru incinmesin diye mi..?
Bilinmez ama,
Hani,
Kaçacağını bildiği karısının,
Ayakkabısının içerisine,
Üçbeşyüzlirayı koyup da,
Ses izan vermeyen,
Aşık Veysel Şatıroğlu….
Sivas Şarkışla,
Sivrialan Köyünden….
Kaçan kadının bir süre,
Yol aldıktan sonra,
Ayakkabısının içindeki,
Yabancı cismi merak edip de,
Baktığında,
Eline aldığı üçbeşyüz lirayı,
Görünce,
Kendisinin ne kadar,
Dünya körü olduğunu,
Göremese de,
Namusunun ardında,
Arı,
Arını fark eden (?) kadın…
…
…
Bakıp da afallayan,
Hatun kişi,
Hatunu iken, (?)
Aşığına kaçan,
Kadın…
…
…
Argo alemde,
Bir terbiyesiz adam,
“Damı olanın dini olmaz..!”
Demiş,
Demeye ama,
Biliyor mu acep,
Bu faslı da,
Hayşe Harman…
Biz,
Dönelim,
Gerçek dost kim,
Nasıl olmalıymış,
Dostun portresi…
DOSTLAR,
DÜŞÜNCELİ OLMALI..!
Düşünmeli,
Düşünürken,
Allahü Ekber aşkında,
Şeytanın olmadığı yerde,
Melek gibi bir yürekle
Düşünmeli….
DOSTLAR,
ANLAYIŞ DOLU OLMALI..!
Anlayış,
Sanat ve magazin,
Magazin haberleri,
Ne gazetesi,
Ne de dergisi….
Dost dost diye sarılıyorsanız eğer,
Dost dost diye sarıldığınız er kişiler,
Dost dost diye sarıldığınız hatun kişiler,
Sarılıyorlarsa size ruhu iblis gibi,
İnşallah cehenneme düşeler…
Anlayış,
Hoşgörü,
Sakın olmasın,
Dostlukta,
Boşgörü…
DOSTLAR,
İYİ BİR DİNLEYİCİ OLMALI..!
Dinlemeli,
Dinlemeyi bilmeli,
Sivri dilli değil,
Tatlı dilli olmalı,
Dost dost,
Dedinse eğer,
Sırtına vurma sakın,
Dostunun eğer..!
Düşünmeyi bilmeli,
Dinlemeyi bilmeli,
Bakmayı bilmeli,
Görmeyi bilmeli,
Konuşmayı bilmeli…
Dost dediğin,
Dostunsa eğer,
Düşüncene eğilmeli…
DOSTLARIN,
YÜZÜNDE GÜLÜCÜKLER OLMALI..!
Gülmeli,
Gülümsemeli,
Gülü de sevmeli,
Seni de,
Sevmeli…
….
…
Gülerken alay edici,
Gülerken acıtıcı değil,
Gülerken vermeli
Yüreğinden umut,
Gülümserken yüzü,
Düşüncelerinde somut…
DOSTLAR,
YARDIM EDEN EL OLMALI..!
Tüm dünya dinlerinin,
Önem verdiği,
Bir olgudur,
Dayanışmak,
İslam’da ise,
Bunun göstergesidir,
Fitre ve Zekat…
….
….
Olsaydı eğer,
Gerçeği öyle,
İslam zenginleri,
Verseler doğruca
Fitre ile zekat,
Olur muydu,
Fakru fukara,
Açılır mıydı elleri,
Bir dost kapısına…
Ya dost, yardım et diye,
Geldi ise sana,
Bu garibiye,
Verdiysen sağ elinle,
Sakın söyleme,
Sakın ha,
Sol eline…
DOSTLAR,
YASLANACAK BİR OMUZ OLMALI..!
Derler ki atalar,
Yaslanırsan ağaca,
Kurur,
Temkinli ol ki,
Yaslandığın duvar ise,
Gün gelir yıkılır,
“Dost dost diye,
Diye nicelerine sarıldım”
Demiş ya,
Büyük ozan,
…
…
Sakin olmalı,
Dostuna olmalısın eş,
Dostun olmasın sakın,
Kara toprağın,
Küfretme,
Neden karanlık diye,
Fedakar olmalısın,
Dost isen,
Yakmalısın hemen,
Öncelikle sen..!
Sönmeyecek bir ateş…
DOSTLARIN,
İNCE BİR KALBİ OLMALI..!
İnce ama zarif,
Zarif ama naif,
Olmalı yürekler,
Dostluğa
Ve dostlara,
Çıkılmalı bitimsiz,
Çok uzak yollara….
Olmalı ince,
İnce ince dostlara,
İnce dostlara, ..
İnce derken,
Sanmayın zayıf,
Bir pamuk ipliği,
Acizdir zayıf olan,
Zayıf olsa da beden,
Olmasın sakın,
Karakter,
Karakterden,
Çok farklı şeydir,
Sevsen de,
Sevmesen de,
Susamlı ve tuzlu
Kraker……
DOSTLARIN,
ÖDÜNÇ PARA VEREBİLEN OLMALI..!
Demiş adamın biri,
Doğru mu ,
Değil mi,
Tartışılır her biri,
Babanın oğla,
Oğlun babaya,
Bağa girenin bağcıya,
Dağın dağcıya,
Avın avcıya,
Verdiğini yada vermediğini,
Burada tartışmak,
Pek anlamlı,
Gibi değil…
Dostunsa eğer,
Vermeli,
Verince istememeli,
Ayrıca verince,
Ödünç diye değil,
Temelinden vermeli…
Yani dostsa eğer,
Destek olmalı sana,
Kapanmalı delik,
Belli olmamalı yama…
DOSTLAR,
HER ZAMAN YANINIZDA OLMALI..!
Doğru sözle çıkanlar yola,
Doğru yoldan giderler,
Doğruları bilir bulurda,
Eş olursanız eğer,
Varlıkta ve yoklukta,
Sayrıda ve ayrıda,
Yüzünüz daim güler,
Çiçekleriniz açar,
Pembeli morlu,
Dost olmak,
Dost olmak isteyene,
Dostlar ,
Bu kadar zor mu…
NE DEMİŞTİK,
DOSTLUK ÜZERİNE,
SENE 1976 YILINDA,
…
“ DÜRÜ DÜRÜ DÜT “
ADLI ŞİİR KİTABIMIZDA,
….
Kitabımızın,
Kırk altıncı sayfasında;
….
….
“Dostlukları rafa kaldırmadık ya,
Bu düşmanlık niye,
Biz miyiz dünkü kardeş,
Biz miyiz bir ekmeği bölüşen,
Sonra üzerine bal kaymak yerine,
Birem birem acılar süren….
Unuttuk her şeyi,
Dostluğu insanlığı,
En büyük halklığı,
Neden unutmadık parayı…
Dostlukları rafa kaldırmadık ya,
Bu düşmanlık niye,
Biz değil miyiz dünkü kardeş,
Biz değil miyiz bir ekmeği bölüşen,
Katık misali bir soğan gibi,
Dertlerimizi dişleyen…
….
….
ŞİMDİ DE BİRAZ EKLENTİ YAPARAK,
ÖZÜNDEN,
ÖZÜNSEL,
BİR SONUCA VARALIM….
El gidiyor baksana,
Hocam aya,
Dost dedik biz,
Yolsuz kaldık,
Birde yaya,
Say dediler,
Saydık koyunları,
Ne bilirdik biz,
Yapacağı oyunları,
Üstelik dedik,
Feda olsun,
Postumuz,
Vallahi insan isek,
Eğer biz,
Hayvanlardan,
Utanmalıyız…
İnsanlık mı bu,
Olup da bencil,
Olup da sevgisiz,
Olup da ilgisiz,
Olup da sevdasız,
Yalan ve dolanla,
Sarmaş dolaş,
Sözcükte biz,
Kardeşiz…
Ne dost,
Ne dostluk,
Olabilir mi,
Bittiği yerde,
İnsanlık…
Almalı bu yazılanlardan,
İnsan insanlık adına dersini,
Görmediyse gelsin,
Birde yaşasın Mersin’i
Dostluk adına,
Hem yalansız,
Hem de riyasız,
Tantuni yer,
Soğuk
Şalgam içeriz,
Üstüne,
Karsambaç’la,
Cila da çekeriz…
Öner SAMANLI
22 Nisan 2010