- Kategori
- Deneme
Sevmeyi Senden Öğrendim
Öğretmenim Seni Çok Özledim
Fuat OVAT
“Ağaç bütün
Işık bütün
Meyve bütün
Benim dünyam paramparça..."
Lise yıllarında çok sevdiğim çıtı pıtı, genç öğretmenim okuduğunda, bu şiirden çok o sarışın öğretmenimi sevmiştim.
Üniversitede öğrencilik günlerimde Akdenizli bir kızı sevdiğimi hatırlıyorum. Aynı günlerde o şiiri de ezberlemiştim.
"Büyük bir ayna kırılmış
Kırılıp yere dökülmüş
Kâinat içine düşmüş
Düşmüş amma paramparça.”
Zaman içinde bu alımlı kızın yerini başka arkadaşlar, dostlar, sevgililer aldı.
Her nedense, ”paramparça” deyimi giderek daha bir anlam kazandı benim için.
Eskiyen aylara ne olduğunu soran meraklıya, onların kırpılıp yıldız yapıldığını söyleyen Nasrettin Hocanın anlattıklarını kimi zaman çok anlamlı buldum, kimi zaman sıradan.
Gün geldi insanların neler yaşadığını gördükçe yüreğim parçalandı.
Mutsuzlukları azaltmaya, mutlulukları çoğaltmaya çalıştım.
Şiir, öykü, şarkı, türkü giderek daha çok girdi dünyama.
Ne zaman üzülsem, kırılsam ya da sevinsem, mutlu olsam, bir şiir, bir türkü döküldü dudaklarımdan.
Dostlukları çoğaltmanın, paylaşmanın anahtarı oldu çoğu zaman bir öykü, bir türkü.
Bir şiir en olmadık zamanlarda, yaralı güvercinin kanat çırpmasına gerekli ivmeyi sağladı.
Çok şey değişti zaman içinde. Ama sen hiç değişmedin öğretmenim.
Kıpır kıpır, yerinde duramayan, ışıltılı gözlerinde bile nice hüzünleri gizleyen sen, bana hâlâ şiir okuyorsun.
“Yaprak yaprak yapıştırdım
Diyar diyar dolaştırdım
Bir alevdir tutuşturdum
Yandım amma paramparça..." (1)
Bilge Yunus gibi, yanmışlığımız, kül olmuşluğumuz yok belki öğretmenim.
Belki de var...
Eğer sen bana bunca hüzünlü gözlerle bakmasaydın, asıl yanmanın ne olduğunu sana sorabilirdim.
Sevmeyi senden öğrendim.
Öğretmenim seni çok özledim...
Not: Okuyuculardan özür diliyorum. Dalgınlığım sonucu bazı dizgi yanlışları olan yazı düzeltilmiştir.
[1] Bedri Rahmi Eyüboğlu