- Kategori
- Kitap
ŞEYH SAİT, DİĞER AYAKLANMALAR
Bir kitap elime düştü. Normalde ben tanınmış yazarların kitaplarını pek fazla okumam. Nedenine gelince belki de günün özetini; çok okunan yazarlarda, çok izlenen filmlerde-dizilerde, çok adına ne varsa onları da işin parçası olarak gördüğümden midir yoksa bildiğim şeyleri bana tekrar ve yine yeniden söylediklerinden mi bilemiyorum, ismi piyasada duyulmamış yazarlar bana daha cazip gelir.
Kitabın Yazarı Şenol Yücedağ. Eserinin adı ise; ŞEYH SAİT İSYANI VE EZELİ DÜŞMAN İNGİLTERE. Normalde bildiğim ama hatırlamadığım şeylere ilave olarak birçok yeni şey öğrendim. Ufkum değişti mi, aslında genel anlamda değişmedi ancak bildiklerime ilave olarak bilmediğim birçok şeyi de anlattı, hatırlattı. Belki piyasada fazla tanınmıyordur, bu şekilde yazan yazarlara destek vermek onları cesaretlendirip yeni eserler üretmesine katkıda bulunmak da bir şeydir diye aldığım bu kitap, bildiğimizi sandığımız yüzeysel şeylerin ne kadar yanlış olabileceğini hatırlattı. IQ yayıncılıktan çıkan kitap birçok dağıtımcı tarafından temin edilebiliyor.
Bildiğimizi hele de yüzeysel olarak bildiğimizi sandığımız şeylerin aslında eksiksiz öğrenilmesinde fayda var. Ne derler “yarım doktor candan eder,” Yarım bilgi de elbette öyledir. Her bilim bilimdir ancak bu coğrafyada yaşıyorsanız bölge, bölge köy köy öğrenmek gerekir. Tarihi bilmek önemlidir.
Özellikle Ermenileri aleyhimize kışkırtıp bin yıllık dostluğu, düşmanlığa çevirmeyi başaran İngiltere ve müttefiklerinin birçok defalar aynı sahneyi Kürtler üzerinde özellikle her defasında da dini öne çıkararak senaryoyu her defasında başarıyla piyasaya sürdükleri görülebilir. Ne var ki bu senaryo en azından Anadolu’da şu ana kadar başarılamamıştır. Dileyelim ki Kürtler ve Türkler bu coğrafyada Rumların, Yunanlıların ve Ermenilerin düştüğü tuzağa düşmesinler. Emperyalist güçlerden bir kişinin burnu kanamadan binlerce bölge insanını toprağa seren, kanlarıyla karış karış vatanı resmen kana bulayan senaryoları eksenlerden sonra PKK üzerinden piyasaya sürse de insanımızın uyanık olması tarihini tam ve doğru olarak bilmesiyle sorunun üstesinden geleceği açıktır.
Binlerce kilometre öteden gelip bölge insanına umut olanlar yerine, dilerim, bölge insanlarının birbirlerinin derdine derman olduğu zamanlar çok yakındır. Aksi halde maşalar görevleri bitene kadar işe yararlar. Köklü kültürüyle ne Yunan, ne Rum, ne de Ermeni daha dün piyasaya çıkmış sözde milletlerin oyuncakları statüsünden çıkar, herkesin komşusuna el uzattığı zamanlar da pek yakın olsun.
Daha önce bir milletten birden fazla millet çıkararak böl parçala, savaştır barıştır taktikleri ancak insanların aklıselim olmalarıyla çözülebilecek bir sorun olarak önümüzde nice ibretleriyle duruyor ve bu tür eserler bize “iyi” bir şeyler söylüyor.