Şeytanın gör dediği... / Siyaset / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

12 Şubat '12

 
Kategori
Siyaset
 

Şeytanın gör dediği...

Şeytanın gör dediği...
 

chentick.com.


 

"Dün akşam uykumun arasında şeytan beni dürttü ve uyandırdı."
 
"Ne dedi ki sana?"
 
"Şu Emniyet, MİT, cemaat olaylarıyla ilgili olarak bir blog yaz dedi."
 
"Sen ne dedin?"
 
"Bu konuda gerek köşe yazarları, gerekse blogcular yeteri kadar yazı yazıyorlar dedim."
 
"Peki şeytan ne dedi?"
 
"Sen bırak onları. Sana bir ipucu vereceğim. Oradan başla dedi."
 
"Nereden başlayacak mışsın?"
 
"Bana Emniyet Genel Müdürlüğünün internet sitesine gir ve oradan başla dedi."
 
"Bence şeytana uyma."
 
"Uydum bile. Sabah kalkar kalmaz o internet sitesine girdim."
 
"Ne vardı ki orada?"
 
"Bir basın açıklaması vardı. Açıklama şöyleydi:
 
Son günlerde, bazı basın yayın organlarında Emniyet Genel Müdürlüğü görevlilerinin 2008 ve 2009 yıllarında ABD Büyükelçiliğinde elçilik görevlilerine:
 
       Genelkurmay eski Başkanı Emekli Orgeneral Sayın Yaşar Büyükanıt, Cumhuriyet Halk Partisi eski Genel Başkanı Sayın Deniz BAYKAL ve kamuoyunda “Ergenekon” olarak bilinen dava hakkında brifing verdikleri şeklinde haber ve yorumlara yer verilmiştir.
 
       Haberlerde yer alan iddialar, kesinlikle gerçeğe aykırıdır. Türk Polisi bugüne kadar hiçbir ülkenin büyükelçiliğine giderek brifing vermemiştir.
 
        Kamuoyuna saygıyla duyurulur."
 
"Bu yeni bir şey değil ki...Bunu herkes biliyor."
 
"Biliyorum. Siteye girmişken, son iki Emniyet Genel Müdürünün geçmişlerini de inceledim."
 
"Eski Emniyet Genel müdürü Oğuz Kağan Köksal 4 yıl Emniyet Genel Müdürlüğü yaptıktan sonra 12 Haziran 2011 seçimlerine katılmak için 10 Mart 2011 tarihinde istifa ediyor ve seçimlerde Ak Parti'den Kırıkkale milletvekili olarak meclise giriyor."
 
"Ne var ki bunda?"
 
"Bir şey yok tabii ki. Bir Emniyet Genel müdürünün İktidar partisinden milletvekili olması kadar doğal bir şey yok. Mehmet Ağar da, zamanında DYP den milletvikili seçilmemiş miydi?"
 
"Peki yeni Genel Müdür kimmiş? Daha önceki görevi neymiş?"
 
"Mehmet Kılıçlar, 11 Ağustos 2011 de Emniyet Genel Müdürü olmuş. Daha önce 22 Aralık 2008 tarihi ile Ağustos 2011 tarihleri arasında Eskişehir valisiymiş. Orada başarılı çalışmalar yapmış. Engelli vatandaşların Emniyet Teşkilatı hizmet binalarına eşit erişim hakları gözetilerek rahat ulaşmalarının sağlanmasına yönelik düzenlemeleri içeren bir genelge yayınlamış."
 
"Peki Eskişehir valisi olduğu dönemde Eskişehir Emniyet Müdürü kimmiş? Biliyorsun, Emniyet Müdürleriyle valiler uyum içinde çalışmalıdırlar."
 
"Valinin görev yaptığı yıllar içersinde 18 Haziran 2009 tarihleri ile Ağustos 2010 tarihi arasında görev yapan Emniyet Müdürü tanıdık bir isim."
 
"Kim?"
 
"Hanefi Avcı"
 
"Hanefi Avcı bildiğim kadarıyla "Haliçte yaşayan Simonlar" adlı kitabı yazdıktan sonra Ağustos 2010 tarihinde merkeze alınmayı talep etti ve bu isteği yerine getirildi."
 
"Evet, doğru."
 
"Kitapta ne yazıyordu?"
 
"Kitabında  Cemaatin emniyet teşkilatında örgütlendiğini ve telefon dinlemesi dahil yasadışı faaliyetlerde bulunduğunu iddia ediyordu. Bu kitap yüzünden Avcı, Devrimci Karargâh örgütüne yardım etmek suçlamasıyla 28 Eylül 2010 tarihinde tutuklanarak Silivri Cezaevi'ne kondu. İstanbul 12. Ağır Ceza Mahkemesi, aralarında Hanefi Avcı'nın da bulunduğu 14'ü tutuklu 22 kişi hakkında hazırlanan iddianameyi kabul etti."
 
"Yani Eskişehir eski emniyet müdürü şu anda cezaevinde."
 
"Evet, o dönemki  Eskişehir valisi ise şu anda Emniyet Genel müdürü."
 
"İlginç bir rastlantı."
 
"Bence de,  bu sadece rastlantı olabilir."
 
"Peki siyasette, cemaat, MİT, Emniyet arasındaki olaylar hakkında ne düşünüyorsun?"
 
"Şu bir gerçek ki, bugün Ak Parti iktidardaysa bunun en destekçileri ABD ve cemaattir."
 
"Peki Başbakan'ın etkisi yok mu?"
 
"Başlangıçta o kadar etkisi yoktu. Çünkü cemaat kimi isterse onu başa getirebilirdi. Örneğin Erdoğan yasaklıyken bile Ak Parti birinci partiydi. Ama zaman içersinde Erdoğan karizmasıyla cemaatin önüne geçti ve bundan sonra sürtüşmeler başladı. Son olaylarda bu sürtüşmelerin sonucu."
 
"Emniyet, Başbakan'a bağlı MİT'in üzerine gidiyor. İktidar da, önce polis müdürlerini sonra savcıyı görevden alarak misilleme yapıyor."
 
"Ama cemaatin elinde bilmediğimiz bir koz olabilir."
 
"Nasıl bir koz?"
 
"Biliyorsun, Deniz Baykal ile MHP başkan yardımcıları ve milletvekili adaylarının kasetlerini kimlerin çektiği henüz ortaya çıkmadı. Buna benzer kasetlerin iktidar partisi mensupları içinde olmadığı ne malum?"
 
"Varmıdır ki?
 
"Bilmiyorum. Ama varsa, o zaman iktidar partisi geri adım atabilir."
 
"Nasıl bir adım? Erdoğan'ın yerine başka biri mi gelebilir?"
 
"Şöyle olabilir. Biliyorsun Başbakan son zamanlarda iki operasyon geçirdi. Belki tam zirvedeyken, sağlık sorunları nedeniyle yerini bir veliahta işaret ederek siyaseti bırakıyorum diyebilir."
 
"Yok artık."
 
"Hemen telaşlanma. Bir süre istirahat eder sonra tam zirvede bıraktığı yere 2014 Cumhurbaşkanı seçimlerinde aday olabilir ve aday olursa da çok rahat Cumhurbaşkanı seçilir. Tabii, Cumhurbaşkanının yetkileri artmadan bu şekilde devam edebilir."
 
"Peki yerine bıraktığı halefi bu işi sürdürebilir mi?"
 
"Cemaatin sözünü dinlerse sürdürebilir. Ama daha önceki yıllarda örneği görülen Çiller gibi ekonomiyi batırırsa  o zaman, parti de, veliaht da silinir gider." 
 
"Peki bunlar nereden aklına geldi""
 
"Benim aklıma gelmedi. Şeytanın aklına geldi.  Şeytan işte, işi gücü yok, bunları düşündürüyor bana. En iyisi hocaya gidip, kendisinin bir duasını alayım."
 
"Git bakalım, benim de hürmetlerimi ilet"
 
 
 
 
 
Toplam blog
: 974
: 3444
Kayıt tarihi
: 16.01.07
 
 

2017 Basın özgürlük endeksine göre 180 ülkeden 155. sırada olan ülkemizde yemek tarifleri  ve tel..