- Kategori
- Güncel
Şiddetli geçimsizlik hakim bey
“Sevgi anlaşmak değildir, nedensiz de sevilir…”
Sevilir tabi…
Ama geçen akşam iyice anladım, anlaşamıyoruz biz…
Ben “Ada Kebap ‘ta ıslama yiyelim” diyorum. O, Burger King’de hamburger diye tutturuyor.
Tavuk yemem ya, “Benimki normal olsun” diyorum, o “çikın lütfen “diyor… Buz koymayın kolaya desem, ters ters bakar…
“Peki o zaman Eniştenin ayranında portakal suyu içelim…” Olmaz…
“Aşkım, Sapanca’ya gidelim, gölü seyredelim, dergilerimizi okuyalım. “Yine olmaz…
Müzik zevkimiz de uymuyor. Ben TRT 4 de arşiv konserleri izliyorum, Arı Stüdyosundan… O, “köylü bunlar” diyor, kendileri kentli ya, yabancı müzik peşinde.
“Film altyazılı gidelim, İngilizcemiz gelişir” diyorum. Beyefendi Türkçe istermiş, anlamıyormuş…
O çocuk ben çocuk… Ama o hep sonu.. man.. la biten garip adamların, arabaların peşinde. Tombala diyorum, kızma birader diyecek oluyorum… Olmaaaz diye kesip atıyor.
Trende, “Eskişehir’de geçeriz restorana“ diyorum, “gel her tünelde birbirimizi öpelim.”
Daha biner binmez “hadi restorana, ben pirzola yerim” diyor.
Az görüşüyoruz akşamları tabi, iş güç. Yemekten sonra dalıyor kendi dünyasına beni unutup… Durmadan su istiyor benden, her şeyi ayağına bekliyor. Meyve , çerez… “Kendin al “desem, ben erkeğim… diyor.
Geriye tarasın istiyorum saçlarını, o ille jöleyle dikleştiriyor.
“Bak bu şehrin ruhu var” diyorum. “Gel yürüyelim Bulvar’da, banklarda oturalım.” O giriyor Teknosa’ ya, cd. lere gömülüyor.
Ben “YKM nin otoparkına girelim hem Demet’i de görürüz” diyorum o ille “Migros’un arkası” diyor.
“Yapma hayatım faranjitim var benim, yiyemem dondurma “desem, “beni seven yer “ diyor. İki ay öksürüyorum.
Velhasıl anlaşamıyoruz…
“Seni sinir ediyorum di mi” diyorum “Yooo sen çok şirin bi yaratıksın!!!” diyor…
Ben balık seviyorum, o kuş.
Ben tarhana pişiririm, o: turuncu çorba yok mu der… Nohut varsa fasülye, salata olsa turşu ister.
Ben dalmaktan nefret ederim, O sürekli denizin dibinde.
Erkekte beyaz çorap ne itici derdim , onun beyaz çorapların yıkamaya yetişemiyorum
“Argo, küfür girmesin evimize, kullanma bebeğim” diyorum… “Zıtt Erenköy…” diyor
Sonuna kadar açar müziği arabada, migrenim tutar, kıs derim kısmaz.
Ben kırmızı o mavi, ben sıcak o ılık, ben aşık, o….
Aslında seviyor beni.
Öğrencilerime söylemiş bi gün “ Ben onsuz yaşayamam ama ilerde ne olur bilmem diye… Ben sevdikçe o küstahlaşıyor. Ben bağlandıkça o çözülüyor. Başka heyecanların başka telaşların peşinde. Ben resim yapayım diyor bir bakıyorum maça gitmiş. Sabah alışverişe gideriz diyor, ben hazır olunca vazgeçiyor. Pasajlar tanıyor bizi, bir akşam onsuz yürüsem herkes “nerde” diye soruyor… Hercai benim aşkım… Böyle değildi eskiden. Munisti , bana bağımlıydı, yolda caddede elimi bırakmazdı. ”Hayatım bitanem” der başka şey demezdi. Şimdi tv de gördüğü kızlara “ne güzelmiş” diyor… Öpmek istesem köşe bucak kaçıyor. Sarılmak istesem” yapma ayıp “diyor…
“Ahhh seven ne yapmaz ”diyorum… “Aşk bana göre değil” diyor..
Biraz anlaşabilseydik…
Varsın satranç sevsin, dondurma yesin. Beyaz çoraplarına da razıyım. Öpmese de bilsem de bir gün bırakıp gidecek çok seviyorum. Biliyorum o da beni ölesiye seviyor.
Ama geçimsizlik.. Her evde olur diyor annem. Sıkmamak kendi hallerine bırakmak lazımmış. Büyümeyen çocukmuş erkekler.. Eeee , dublajlı, cd.li, hizmetli, pop müzikli, argolu bir hayata devam yani… Peki öyle olsun. O iyi olsun, sağlıklı olsun, ben başka şey istemem.
Ata için oğlum için her şeye katlanırım. Hem olur anne oğul arasında geçimsizlikler. Kuşak farkı ne de olsa…
Ne eşim mi? Boşanayım mı ? Hay Allah !
Yok canımmm… Ne münasebet…
Ata’dan bahsediyorum ben oğlumdan…
Oğlumla geçinemiyoruz…
“Sevgi anlaşmak değildir, nedensiz de sevilir…”
HAZİRAN 2006 ESENTEPE