Ya olmasalardı / Üniversiteler / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

24 Haziran '09

 
Kategori
Üniversiteler
 

Ya olmasalardı

Bugün 45 bini aşan mezun sayısı, 65 bini bulan öğrenci sayısıyla Sakarya Üniversitesi Türkiye’nin en hızlı büyüyen ve kaliteyi rehber edinmiş tek üniversitesidir.

Siz bilmeseniz de öğrencilerinin aldıkları ödüller, Erasmus öğrenci değişimiyle Avrupa üniversitelerinde öğrenim gören gençler, bu şehri, bu ülkeyi ileri götürmek için kurulmuş araştırma merkezleri, laboratuvarlarda tekrarlanan deneyler, gece gündüz çalışan profesör, sekreter, uzman, doçent, öğretim görevlisi, güvenlik personeli…

Sizin işyerinizi, kurumunuzu , sizi bilmem ama bu şehirde gerçekten çalışan bir kurum var: Sakarya Üniversitesi.

İstanbul dönüşü ya da bir Sapanca gezisinden dönüşte gölün karşı tarafına bir bakın… Gündüzse, yeşiller içinde modern binalar, geceyse yıldızlar altında pırıl pırıl ışıklar göreceksiniz. İşte o ışıklar Sakarya Üniversitesi’nin bu şehri, bu bölgeyi, bu ülkeyi aydınlatan bilimin, medeniyetin ışıklarıdır.

Ya olmasaydı… Olmasalardı. Üniversite yani öğrenciler olmasaydı, satamayacaktınız, işletemeyecektiniz, çalıştıramayacaktınız. Daha geç açacak, daha erken kapatacaktınız. Şehir bu kadar çok kitapla tanışamayacaktı, bu sinema salonlarıyla da.

Gecelerde yükselen türkü sesleriniz olmayacaktı, genç, cesur kahkahalar atılmayacaktı caddelerde. Eller bu kadar çok birleşmeyecekti, parklar bahçeler yalnız kalacaktı. Gençler bu kadar duyarlı, siz bu kadar hoşgörülü olmayacaktınız.

Bu şehrin adı bu kadar çok yer almayacaktı medyada. Sanatçısı, gazetecisi, düşünürü otobandan geçip gidecekti. Var mısınız yok musunuz kimseler bilmeyecekti, Türkiye bilmeyecekti. Olmasaydı patatesti hala tek simgemiz bir de kabak. Güneş enerjili otomobili kimse bilmeyecekti, kampüs komşu illerde bir yer olacaktı hiç gidilmemiş.

Mesire, Kent Park, Sapanca gece gündüz bu kadar kalabalıksa ve gülen gençler varsa. Ağaç altlarından, gölgelerden gitar, bağlama sesi geliyorsa, lokantalar kablosuz internet hizmeti vermek için yarışıyorsa.

Bu şehir kültürlüyse. Bu şehir dinamikse. Bu şehirde gerçekten hayat varsa. Bu dinamizm, öğrencilerin, SAÜ nün bu şehre hediyesidir.

Büyüdüğümüz ve büyük şehir olduğumuz için değil Üniversitemiz olduğu için biz büyük bir şehriz. Nüfusumuz çok, evlerimiz çok katlı diye büyümüyoruz biz. Üniversiteyle büyüyoruz.

Sakarya’ da doğmuş büyümüş çocuklarınız sizden kurtulmak için başka şehirlerde üniversiteleri tercih ederken onlar bu şehre geliyorlarsa. Bu şehir gerçekten kimin?

Bu şehir bizden çok, annesinden kardeşinden ayrı kalanların, günlerce boğazından sıcak çorba geçmeyenlerin, bulgur pilavını ve Çark’ta tatangaları kanıksamışların, hem öğrenciliği hem aşkı yaşayanların, cebinde beş kuruşu olmadan sınavlara hazırlananlarındır.

Bu şehir bizden çok, depremi bilmeden beşinci katı kiralayanların , hasarlı, yaşlı binalarda genç uykulara yatanların, staj için, iş için gittiği kapıların yüzlerine kapananların, yılmayanların, kitap parası için yerlerinizi silen, milyarlık programlarınızı yapan, web sayfanızı düzenleyen, çocuklarınıza bakanlarındır.

Bu şehir her mezuniyet töreni sonrası çınarlarla, Çark deresiyle, Bulvarla ağlayarak vedalaşanların, Adana’ya, Samsun’a, Manisa’ya, Amerika’ya, Kıbrıs’a giderken kalbini burada bırakanlarındır.

Bu şehir bilim diyen, tahsil diyen, önce memleket derken memleketinden ayrı kalanların, diplomasını babasına vermek için bu şehre milyarları akıtanlarındır.

Sofranızdaki aşta gerçekten kimin tuzu var? Bir daha düşünün. Ya olmasaydı? Ya olmasalardı…

ÖĞR. GÖR ZUHAL EROL

Sakarya Üniversitesi

 
Toplam blog
: 19
: 1037
Kayıt tarihi
: 24.06.09
 
 

ZUHAL EROL Ankara doğumlu. Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi Halkla İlişkiler ve Tanıtım Bö..