Sigaramın dumanı… / Gündelik Yaşam / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

28 Haziran '08

 
Kategori
Gündelik Yaşam
 

Sigaramın dumanı…

Sigaramın dumanı…
 

Evet, biliyorum çok zararlı, ama içiyorum… Hem de öyle bir kanka durumumuz var ki sigarayla, artık ciğerlerim ayrılın diye avaz avaz bağırıyor neredeyse, ama nafile!...

Sigaranın kapalı mekanlarda içilmesi yasaklandı ya, hani Temmuz ayında mekanların bahçelerinde de içilmeyecek ya, böylece de dumana maruz kalmayacak ya içmeyen insanlar…

Ama doğal bir görsel reklam riski pek de düşünülmedi sanırım!...

İçenler ne yapacak arkadaş, elbet benim yaptığım gibi, ev dışındayken sokakta yakacak sigarasını!...

İzmarit mi?

Minnacık metal kutular ne güne duruyor!...

Çantamın içinde metal bir boş nane kutusu, bastırıyorsun, tık açılıyor, bastırıyorsun tık kapanıyor!

Geçenlerde Kemeraltı’na gittik, bilenler bilir, bilmeyenler için İzmir’in nostaljik çarşısıdır demek lazım, yok yoktur ve her daim acayip kalabalıktır, dolayısıyla da kozmopolittir…

Erkeklerin sokakta parmaklarında sigara görmeye çok alışığızdır da, kadınlar genelde biraz daha tutucudurlar bu konuda, aslında yürürken sigara içmek ayrıca daha da zararlıdır kişiye, ancak gördüğüm manzara hakikaten düşündürücüydü…

Yaşlı ya da genç, şık ya da paspal, türbanlı ya da dekolteli bir çok kadının ellerinde sigaraları vardı!...

Çokça da alışık olunmayan bir manzaraydı!

Aha da işte dedim, kör gözüm parmağına durumu!

Sokaktaki çocuklar sigarayı yolda yürürken yenen mısır, çekirdek falan gibi keyifli bir şey sanacak…

Peki… Biz içenler ne yapsın, oturup bir yere kahve ile içemiyorsan, elbet sokakta yakacaksın sigaranı…

Hem yazıyor, hem de korkuyorum, şimdi sokaklara da yasak gelir mi acaba diye!

Bir de en çok şunu merak ediyorum, otele gittik diyelim, odamızda sigara içebilecek miyiz? Hani kapalı mekan ya! Yoksa kiralamış mı oluyoruz da, bir süreliğine evimiz gibi oluyor da, istediğimizi yapabiliyoruz?

Son zamanlarda kısıtlı para harcamak durumunda kaldığımdan pek gidemiyorum öyle barlara, restoranlara ama acayip severim, laf aramızda!...

Öyle keyif alırım ki sormayın!

Ama bara gidip de içkimi içerken tellendiremedikten sonra sigaramı, bara gitmenin anlamı var mı?

Hani, dansa gidip dans pistinin olmaması gibi bir şey…

Haaa… Anladım!... İnsanlar bara mara da gitmeyecek! Dans etmeyecek!... Dans ederken oraları buraları gözükmeyecek, birileri bakıp da iç geçirmeyecek, tövbe!...

Hoş, zaten tüm bu zararlı şeylerden korunmamız adına ekmek oluyor 75 Ykr, elektriğe zam geliyor, içki ve sigaraya zaten her daim, oturun zındıklar evlerinizde, oturmayı bilmiyorsanız, oturtmayı biliriz biz sizleri!

Kapanın evlerinize, yiyin kafanızı!...

Sonra da sığının Allah’a!...

Allah’ım bana şifa, bana bereket ver!...

Evde kapanıp ne yapacak insanlar?

Allah’ım çocuklarımın rızkını nasip et!...

Yardım et, yedi çocuk, bir de biz, ettik mi dokuz, ekmek fiyatından hesap et, et de yemeleri gerek…

….

Okul önünde sakız gibi satılır esrar,
Kitapta adı geçmiyor,
Elleşmeyelim arkadaşlar!...

Gülgün Karaoğlu
Haziran,28/08

 
Toplam blog
: 1269
: 1343
Kayıt tarihi
: 18.09.07
 
 

İzmir, 1963 doğumluyum. Dokuz Eylül Üniversitesi İngilizce bölümü mezunuyum ve özel bir şirkette ..