- Kategori
- Deneme
Şiir bir Kripto mudur?

Dün bir şiir eleştirisi okudum. “Yüzüne gözüne dursun! “dercesine, şiirin şairine laflar sayıyor. Merak ettim şairine de baktım. Tanıdık biri. Eleştiriden bir şey anlamayınca, bu anlaşılmaz şiir nasıl bir şeymiş dedim, şiiri de okudum. Sonra bir kez daha üzerine yazılan eleştiriyi okudum. Ne şiirden bir şey anladım, ne de eleştirisinden. Şiirden bir tad alamadım. Anlamadım ki alayım. Ama 30-40 yıllık bir şiir okuru olarak moralım bozuldu. İyi kötü üniversite bitirmişim, sanat felsefesi, sanat sosyolojisi, estetik gibi dersler okumuşum. Üstelik de edebiyata bir ömür vermişim ama gelin görün ki ne okuduğm şiiri anlayıp, şiir tadı alabiliyorum ne de bu şiir üzerine yazılan yazıdan bir şey anlayabiliyorum. İsim vermiyorum, isteyen araştırıp baksın. Benim amacım kişiler değil, her ikisi de değer verdiğim dostlarım. Bu tartışma üzerinden bir derdimi dile getirmek istiyorum, kimseleri kırmadan, incitmeden.
Yıllardır şiir yazdığımı, şiir üzerine denemeler yazdığımı bir kenera bırakıyorum. Sadece ortalama bir okur olarak, şiir okumak ve bu okuduğumdan da bir şeyler anlamak istiyorum. Haz almayı da bıraktım, sadece anlamak istiyorum ya da birilerinin deyimiyle duyumsamak, sezinlemek falan her neyse ondan artık. Hiçbir şey anlamadığım, duyumsamadığım gibi moralim de bozuluyor ve dünyanın yükü omuzlarıma çöküyor. Edebiyatımızın öne çıkmış iki ismi. Biri yazmış biri tahlil etmiş. Bir şeyler var ki bunları yapmış. Ama ben niye anlamıyorum. Yoksa ben geri zekalı mıyım? Değilim çünkü elimde belgelerim var. Liseyi birinci bitirmişim, üniversiteyi ikinci sırada bitirmişim. Üstelik bu alanlarda önemli hocalardan dersler almışım. Sanat Felsefesi Dersleri; Füsun Altıok(Akadlı), Zeynep Arıoba, Hülya Kızıltan(Yetişkin). Bilgi sosyolojisi, epistomoloji, fenemoloji, ontoloji(Antoloji değil) okumuşum. Görünenle yetinmeyip, görünenin ardındakini göstermeye çalışanların peşine düşmüşüm. Ama bu arkadaşların yazdıklarından, analizlerinden hiçbir şey anlamamışım. Peki bunları sıralayarak ben kendimi kurtardım diyelim. Liseyi bitiren arkadaş ne yapacak ya da ön muhasebe 2 yıllık bölümü bitiren? Onlara şiir yok mu? İşçiye memura emekliye şiir yok mu? Şiir önde gelen bazılarının kendi aralarında anlaştığı bir kripto mudur?
Evet şiir bir kripto mudur? “Şiir bir üst dildir” dedikleri böyle bir şey midir? Bu arkadaşlar birbiri hakkında yazdıklarına göre demek ki birbirlerini anlıyorlar. Ben anlamıyorum ya da benim gibi okurlar. Biz de başka şiirlerden anlıyoruz ve onları okuyup, keyif alıyoruz. Demek ki bu arkadaşların şiirlerindeki şifreler bizde olmadığından anlamıyoruz. Moral bozmaya gerek yok diyorum kendi kendime bütün iyi niyetimle. Ben kendimde olan şifrelerin açtığı şiirleri okuyayım. Şifresi başka olan şiirlerle vakit geçirip bir de moralimi bozmayayım. Şifre açmıyorsa yapacak bir şey yok. Herkes elindeki şifreyle yetinecek. Kapıları zorlayıp içeri girmeye gerek yok. İçeriden boş çıkma riski de vardır her zaman.