yaşam...
güneş
muştuluyor günü
gün başlıyor
varsıl kucağında doğanın
duyar sabahı
kurt kuş insan
yinelenmez dünde kalan
her gün yaşanan
Bu örnek şiirle bilgi kuramı ile varlık bilimi arasında gerginlik aşılır.Bu aşamada Cengiz Gündoğdu’nun, “Metafizik düş kurmayı sağlar.” sözüne Kenan Sarıalioğlu, “Metafizik ve Gülümseme” adlı şiir kitabıyla katılır.
Özdemir İnce’nin şiiri materyalist bir metazik görünümündedir. Şiiri, bilimsel bilgiyle metafizik evreni sezgisel, duyusal, sözel ve yazısal bütün dilsel yığınaklarla sarmalayarak kendi gerçeğini kurar.
“Çiçek göndermeyin cenaze törenlerine
sakın,
kent sellerinde boğulmuş olanların!”
(Özdemir İnce, Ölü Öldü)
Özdemir İnce’nin şiiri derin, bilge, ozanca! Şiirdeki giz arka planda kendini duyuruyor.
İmgeyle dilsel arayış, buluş, güdülenmiş dil oyunları, sanatlı söz dizimleri, toplumsal gerçeklik ve onun algılanışı şiirde ozanla birlikte akar; ulaştığı yerde yeniden algılanır.
İşlevsel, dönüştürücü şiir ozanın önüne geçer.Bu bir dönüşüm olarak yeni kavrayışlara yöneltir ozanı, okuru.Salah Birsel, Şiirin İlkeleri adlı yapıtında şiirde asıl olan dilin söyleyemediğidir gerçeğini vurgular.”Şiir yazdığımız sözcüklerle değil dışarıda bıraktıklarımızla yazılır.” yargısı şiirin dille sınırlı kalamayacağı anlamındadır.
Dilin değişimi, başkalaşımı imgeyle gerçekleşir.Bu, biçemin ve sesin açığa çıkması imgenin dönüşümüyle üst imgeye açılır.Böylece şiire ulaşılır.Sözcükler arasındaki bağlantılar, gerilimler, yeni birleşimler; şiirin devingenliği, gerilimi ozanın önünde imge içeriği yakalayarak dönüşür.Bu aşamada söz sanatları işlev üstlenebilir.Bu gerçeği ozanın gerçekleştirmediğini kim söyleyebilir!
Etkileşim, dilsel, güzelduyusal, eytişimsel bilinç, görüngünün sürekliliği, çatışmalar ozanın duyabildiği, duyurmak istediği dingin ya da devingen gizil güç ozanların bilinci, usu olarak açıklanabilir mi? Ozan imgeyi nereye, neye açıyorsa imge orada fazla ya da eksik dönüşebilir.
Dilde dönüşüm var olan nitelikler arasındaki bağların koparılarak yeniden kurulmasıyla gerçekleşir. Anlıktaki fazlalıklar atılarak sözcük yeni duyuma ulaştırır şiiri.Yeni nitelik imge dönüşümü şiiri kurar. Bireşim, ayrıştırma, sancılı yürüyüş niteliksel, bütünsel bilgilerle beslenir. Şiir titreşim ile ulaştığı, nesnelleştiği ya da nesnelleşemediği gönderim alanında güzelduygusal algıya, güzel duygusal bilince ulaşır.Dil görüntü, ses olduğu kadar sessizliktir de.
söylence
güle rengini
verir
bülbül değince
dikenine
kan kırmızı
durur aşk
sıcak
sıcak
Ozan şiiri, dil ve anlam diyalektiğinde yapılandırınca okur, çağrışımları, sözcük ilişkilerini, imge örgüsünü çözerek düşünsele, duyusala ulaşabilir.
Tüm bu gerçekler ışığında başlık olarak aldığımız “Şiir öğretilebilir mi?” sorusuna birlikte yanıt verebiliriz şimdi: “Şiir öğretilebilir değil, öğrenilebilir bir iştir.” *
*(M.H.Doğan,Papirüs,Haziran1999,sayı 28)Devamını Gör