- Kategori
- Kültür - Sanat
Şiir ve erotizm

İnsanlığın var olduğu tarihsel boyut içinde yer almasına karşın, Tanımı Yunan Aşk Tanrısı Eros'un adından türeyerek anlamlaştırılan Erotizm, ne yazık ki, yanlış veya eksik kullanımıyla günümüzde sanatın bir çok alanında argüman olarak yalnızca kadın figürlerini ve uzuvlarını öne çıkararak kullanılır olmuştur. Kişiler veya nesneler arasında bağlantı sağlayan vasıta olarak kullanılması gereken geniş anlamıyla erotizmde: kadının tek başına görülmesi Erotizm inceliğinin kaba hatlarıyla hatırlanır olmasına sebep vermiştir... Belki bu yüzden gerçek anlamıyla san'at veya şiirin içine girememiştir. Erotizm, şehvaniyeti aşan boyutuyla anlaşılır olsaydı ki, bu bir hayata bakış felsefesini de içine alacak, duyumsal güzelliklerin sembolize ediliş biçiminde kaynak olabilecekti. Çünkü Erotizmin temelinde sevgi ve aşk tutkusu yatar. İnsanın ruhsal ve bedensel varlığının ayrılmaz bir boyutu olan bu duygunun, çağlar boyunca çeşitli sanat ürünlerine ilham vermiş olması doğaldır. Yalnızca; erotizmi basit ifade biçiminden uzaklaştırmak, yaşam biçimine katmak insanın yaşam değerini zenginleştirecek bir unsur olarak tanıtmak gerekir.
İnsanın doğumundan- ölümüne gerekli (ve gerektiğince) olan erotizm salgılarının varlığı ruh ve beden tanımında bütünlük sağlayan ana unsurdur. İnsanı zenginleştiren bu unsur tek yönüyle cinselliğin ifadesi olamaz.
Hayvanlarla insanları birbirinden ayırtan önemli bir inceliktir erotizm. O incelik iki cinsin birbiriyle olan ilişkisi yanında, insanlar arasındaki ruh ve beden bütünlüğünün de ifadesidir ve aşkın çeşitli görünümlerini de içermektedir. Erotizm içinde, gözbağcılık barındıran küçük oyunlar gibidir. Bu yönüyle sanatın her dalında yer alması ve sanata bu zenginliği ile boyut katması sanatın çirkinliği değil zenginliği olacaktır. Dolayısıyla çeşitli resim, heykel, edebiyat, tiyatro, dans, film ve müzik yapıtlarında bu tutkunun izlerini görmek şaşırtıcı olmamalıdır. Bu nedenle erotik kavramın doğru bir biçimde sunulmasıyla şiir içinde yer alış biçimi de aynı zenginliğin ifadesidir. Ancak ne yazık ki ;
Erotizm öğeleri taşıyan şiir bizim edebiyatımızda az yer almıştır... Bildiğim kadarıyla bizim edebiyatımızda Cahit külebi, Özdemir ince, Necip Fazıl Kısakürek , Edip Cansever gibi ünlü şairlerimizin erotizm içeriği taşıyan şiirleri vardır... Ancak, bir çoğunun şiirinde kadının fiziksel uzuvlarının altı (maalesef) belirgin bir şekilde çizilmiştir. Oysa (Kanımca ) şiirde bu belirteçler imgesel anlatımlarla daha da zenginlik kazanabilirdi… Erotizmin gizil anlatımı şiire ve sanata daha farklı boyutlar getirecektir... Bu tür şiirler içinde Ahmet Muhip Dranas'ın Fahriye Abla şiirindeki betimlemeyle oluşan erotizm salgısının tadını da tabi ki inkar etmemek gerekir.
Kadın şairlerimizin erotizmi yeterince işlememesi ve uzak duruşları ise şaşılacak bir şeydir. İnsan yaşamının kökeninde bulunan erotizmin, değişik sanat dallarınca işlenmesi elbette kaçınılası bir şey olmamalıdır.
Bu nedenledir ki aşkı ve aşkın duyumsallığı sonucu erotizm içeren ifadelerin şiirde kullanılmasından yana olmuşumdur.
Nevin Kurular
ŞİİR VE EROTİZM konulu Dosya Yayını
Şiiri Özlüyorum, 2010
Örnek Şiir:
Vur Beni
Volkanlar alaz yığıyor yüreğime
Etna kıskanacak lavları
Hissediyorum aşkta
Ezelden istiflemiş
Harareti sonsuzluğa
Fıçılara sıkışmış barutum
Fitilim!
Gönder kav'dan kıvılcım ateşini
Gümlet benliği,
Gör halim!
Götür..
Mayın tarlası heyecanlara
Rus ruleti oyunlara
Boşlar sana gelsin,
Dolular bana.
Vur beni.
Ölmeliyim
Ölümsüz aşklar uğruna
Nevin Kurular