- Kategori
- Deneme
Aşkım insan olsaydı

geldim kapısız bacasız, sıcaksız eller sevdim...
Sevdiğim aşk; kılıktan kılığa giriyor bir gün kar çiçeği oluyordu bir gün açelya. Moru da o giyiniyordu, sarıyı da. Gökkuşağı ondan çalmıştı renkleri ve aşk biliyordu rengârenk hallerini.
Sevdiğim aşkın gözleri de yoktu, kulakları da. Görmüyor duymuyordu sevgimi, geziyor her yeri. Gökte yıldız olmayı da seviyordu, ay olmayı da. Denizlere yakamozla iniyor, köpük olup çıkıyordu dalgalarla kıyılara.
Sevdiğim aşk fırtına olmayı da biliyor ve yıkıyor deviriyordu ne varsa. Hortum gücünce gökyüzüne topluyor sonra bırakıyordu beni bir anda. Dağılıyordum bıraktığında.
Rüzgâr olduğunda kapılar pencereler çarpıyordu suratıma. Yalnızca kendi sesim çınlıyordu kanattığı anlarda. Kulaklarımı gözlerimi kaybediyor ve görmüyor, duymuyordum olanı, biteni ve kaplıyordu sonra etrafımı sessizliği.
Sevdiğim aşk ütopik adalarda, sevdiğim aşk kaf dağında. Hayali yanı başımdaki kır çiçeği. Dalda bir serçenin cıvıltısında duyduğum sesi var sandığımda, ne çok oluyordu aşk.
Aşk, bir el olmayı beceremedi, bir de ayak. Gelseydi ve yalnızca sol yanımda bir sıcak kalsaydı. Aşk her şeydi, aşkım insan olsaydı.
Nevin Kurular
TELİF HAKKI YAZARINA AİTTİR izinsiz ve isimsiz alınamaz.
nevinkurular@hotmail.com