- Kategori
- Gündelik Yaşam
Şık şık şıklar arasındayız!

Namus namus diye delleniyor insanlar!...
Erkekler genelde namus uğruna can alanlar!
Kadınlarda yapıyor, ancak yüzde bilmem kaçı geçmiyor!
Nedir namus arkadaşlar?
Sizle paylaşırken iyi, güzel de, başkasıyla paylaşırken mi ar?
Eşlerini, sevgililerini kandıran, ne erkek, ne de kadının yanında olamam…
Başka sularda gezmek, başka sularda yüzmek isteyen herkes için açık denizler var, denizlere açılmak için de geçerli nedenler…
Yeter ki, neredelerde yüzeceğine karar ver!
Türkiye standardı belli, yirmili yaşlara gelmeden, ama görücü ama ailesel kararlar, ama da ilk aşk diye evlenen nice kişiler var!...
“Evlen, kocan gezdirsin”, “evlenmeden olmaz”, “ bakire olmayan kızla evlenmem ben”…
Sevişmek için, sevişmelerine onay verilsin, gezsin, eğlensin diye evleniyor arkadaşlar çoğu gençlerimiz!...
Maalesef, farkında bile değiller… Aileler ise zaten baştan beri gözlerini kapamakta inat ederler!
Endazenin topuzu kaçıyor, otuzlu yaşlara gelindiğinde…
Sebep: Beklentiler eşleşmiyor, nedense…
Neden?
Çünkü, ailesel tercihler ön planda…
Çünkü, her erkek ve kadın, ilişkilerinin özel olduğuna inanır!
Sanırlar ki, sosyal dişlilere takılmayacaklardır…
Adam, az biraz fingirdemiyor karısı diye hayıflanır, az biraz fingirdese kadın, nereden öğrendin diye azarlanır!..
Kurtlar da üşüşmeye başlar adamın beynine birer birer…
Üşüşmekle kalsalar iyi, kurt adam yaparlar adamı en kısa sürede, adam da kemirir durur yaşamını kadının…
Namus diye…
Kim bilir kaç kez yazdım, yine de yazacağım, kadınlar genelde saçları okşansın isterler güven duydukları adamca, onların göğsünde başlarını dinlendirsinler…
Gözlerinde kendilerini görüp, sevgiyle sarmalansınlar…
Meşk tarafı arka plandadır…
Erkeklerin tersine…
O nedenle anlayamaz bir adam, durup dururken neden ayrılmak istedi ki şimdi karısı?
“Hah, başka biri var hayatında! Alçak!... Namussuz!
“Koyar mıyım kanını lan ben senin!”
Arkadaşlar, sevgilileri, eşleri var iken, başka kişilerle olan ilişkilere prim vermem beklenemez…
Beklemeyin, yani…
Ayrılmak, boşanmak gibi kavramlar var!...
Küsüşebilirsiniz de, çok istiyorsanız eğer…
Yüzünü de görmek istemeyebilirsiniz, tercihinize bağlı…
Problemleri çözmeyi de deneyebilirsiniz, elbette, tercih sizin…
Ama…
Dürüst davranmak gerek!
Haa, dürüst davranıp da, kabul görmeyen, onaylanmayan çözüm denemeleri, ayrılmalar, boşanmalar da yok değil hani!
Namus meselesi!
Bu durumlarda, hepten bilenir eşler, gerim gerim de gerilirler…
Kendilerine bu zor zamanlarda uzanan bazı eller de yok değildir!
Yardım olarak uzanan eller, bir bakmışsınız ki farklı kavramaya başlar…
Şimdi bu işte, sorarım sizlere, kimin ne kadar katkı payı var?
Herkes döksün bakalım, hissesine düşeni ortaya!...
O zaman önce kendisinden mi başlamalı doğramaya?
Ailesine acı çektirmek namus dahilinde mi?
Yok…
Terk etme, ayrılma, boşanma gibi kavramlar anlaşılmadıkça, birileri birilerini doğrayıp duracak bu memlekette…
İstenmemeyi, beğenilmemeyi bir onur, bir namus meselesi yapan beyinler, hiç mi kırmadınız birilerinin kalbini?
Her kalbi kırılan yaparsa bu işi namus meselesi, sürerse şarjörünü ya da dayarsa bıçağını, insan mı kalır?
Düşün ki, güzelim kızın, yüz vermedi diye bir erkeğe, boğazından kesilerek öldürüldü…
Eee… O adam için de namus meselesi… Sevdiğimi yar etmem kimselere dedi…
Düşün ki, habire dayak yediği, aşağılandığı kocası ayrılmıyor kız kardeşinden, kadın bitkin, küskün iken yaşama, biri çıkıverdi karşısına bir anda…
İlk kez saçı okşandı, ilk kez eline sevgiyle dokunuldu…
Tak! Tak! Tak!
Üç el tabancayla, kalbinden vuruldu!...
Namus meselesi!...
Dayak atmak namus dahili…
Hakaret, ay aman ne ki!...
Yeter ki edebe gelmesin halel…
Bu mudur mesele?
Kimin kimin canını almaya hakkı var?
Seçin alternatiflerden birini:
a)Ayrılmak
b)Boşanmak
c)Tüh sana
d)Nerede hata yaptım
e)Hiçbiri gibi bir seçeneğiniz yok! Atın o bıçakları, boşaltın şarjörleri…Geriye dönüp, en uygun şıkkı seçin!... Lütfen...
Gülgün Karaoğlu
Nisan,04/08