​ Şimdi CHP Ne Yapacak, Ne Yapmalı ? / Siyaset / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

19 Mayıs '10

 
Kategori
Siyaset
 

Şimdi CHP Ne Yapacak, Ne Yapmalı ?

Şimdi CHP Ne Yapacak, Ne Yapmalı ?
 

.... bekleyip, göreceğiz..


Kılıçdaroğlu’nun aday olduğunu açıklaması ile çalkalanan CHP’de 77 ilin il başkanlarının Kılıçdaroğlu’nu destekleyeceklerini açıklamaları ile genel başkanlık tartışması artık duruldu gibi görünüyor. Şimdi gözler hafta sonu yapılacak kurultayda ve söz artık delegasyonda. Birçok otoriterin ve CHP’linin kurultayda şimdilik tek aday olan Kılıçdaroğlu’nu firesiz veya büyük bir oy çokluğu ile seçeceğe benziyor. Pazar günü öğleden sonra, Deniz Baykal dönemi - eğer bir sürpriz yapıp da kurultayda tekrar aday olmazsa - resmen bitecek ve Kılıçdaroğlu dönemi başlayacak.

Buraya kadar herkes hemfikir de, asıl bundan sonra ne olacağına dair ortalıkta dolaşan söylemlerin çoğu iyi niyetli ve uzun yıllardır beklenen ve özlenen şeylerdir. Günlerdir, bu konudaki yazılan yazı ve haberleri okuyorum, tartışmaları izliyorum. Hemen hemen hepsinin temelinde, Kılıçdaroğlu’nun partiye genel başkan olması ile CHP’de bir değişim ve gelişim rüzgârının eseceği yönünde birleşiyor. Benim de şahsi kanaatim bu doğrultudadır. CHP’de belki de tahmin edilenin üzerinde olumlu gelişmeler yaşanabilir. Peki, neler olabilir? Bu konuda kendimizce bir analiz yapalım.

En başta genel başkan, elbette ki PM'yi MYK’yı değiştirmeli ve buralara yeni ve dinamik isimler girmeli. Yeniden oluşturulan MYK bugünkü MYK’dan daha farklı bir sistemi parti içinde oturtmalıdır. Örneğin, partinin daha demokratik bir yapıya girmesi sağlanmalı. Özellikle o çok eleştirilen parti içi demokrasiyi bir an önce inşa etmeliler. Daha sonra, Kılıçdaroğlu yanına Gürsel Tekin, Haluk Koç gibi isimleri alıp, bu isimler gibi dinamik isimleri de listeye ekleyip, daha dinamik ve güçlü parti görünümü verilmelidir. Eski CHP’den uzak, küskünleri de partiye çağırarak, bir güç birliği oluşması sağlamalıdır. Böyle de yapılacaktır. Daha şimdiden bunun kokuları da gelmeye başladı. Mesela, Tunceli bağımsız milletvekili Kamer Genç davet gelirse CHP’ye katılabileceğini beyan etti. Genç, tek başına Tunceli’de ciddi oy alabilen bir kişi, CHP’ye güç katacaktır. Sonra, Baykal zamanında partiden uzaklaşan, uzaklaştırılan veya farklı bir oluşumda yer alan Livaneli, Hikmet Çetinkaya, Fikri Sağlar vb. gibi kişiler de tekrar partiye geleceklerdir. Gelmeleri sağlanmalıdır. Özellikle, yeni üye kabulü sırasında oluşturulan katı kurallar yıkılmalı, geniş kitlelere yayılabilecek daha katılımcı bir anlayış belirlenmeli. Yeni CHP, yaklaşan genel seçimlerde de daha dinamik olabilecek, yeni isimleri ön plana sürme cesaretini gösterebilmelidir. Bunu yaparken de blog listelerle değil, il örgütlerindeki ön seçimlerle aday belirlemeleri yapılmalıdır. Her seferinde tabanın nabzını yoklayan, halka yakın olan, halkın iradesini önemseyen bir CHP’nin oy patlaması yapmaması mümkün değildir. Bu arada oy yüzdesi kaç olur bilemem ama benim tahminim %30’un üzerine rahatlıkla çıkabileceğidir. Zaten şuan hali hazır da %25’leri yakalamıştır. Dolayısı ile sistemli ve yeni bir anlayışla Kılıçdaroğlu’nun koyduğu %40 hedefi yakalanabilir. Ama her halükarda CHP, sosyal demokrat çizgisini koruyabilmeli ve hatta geliştirebilmelidir.

İki gündür, toplum genelinde, aydınlar ve otoriterler ve özellikle CHP’li eski yeni siyasiler arasında olumlu ve ümit veren bir hava esiyor. Kamer Genç örneğini yukarıda verdik. Örneğin Örsan Öymen, Kılıçdaroğlu’nun CHP genel başkanlığına aday olması konusunda “partiyi iktidar yapabilir” demiş. Bu çok uzak bir ihtimal değil. İşte bu noktada, tabanında ve çizgisinde sosyal demokrat, demokratik sol veya sol izleri bulunan grup, parti ve oluşumlar da, mücadelelerini yeni CHP çatısı altında yaparlarsa işte o zaman kimse CHP’yi tutamaz gibi geliyor bana. Tabiki, geçmişte tanık olduğumuz parti içi kavgalar, hizipçilik, sen-ben kavgası, koltuk sevdası, tek adamcılık, adam sendecilik olmaz ise. İşte bu nokta da parti üstü yönetim listesi çok iyi belirlenmeli ve yeni oluşturulacak dinamizm ile yeni bir ‘parti tüzüğü’ oluşturulmalı ve bu dinamizm 81 ile, ilçeye de yansıtılabilmelidir. Anadolu’nun batısından doğusuna tüm teşkilatlar, halk ile bütünleşmeli, halkı içine almalı ve sorunları, düşüncelerini dinleyebilmelidir. Hiç kimse koltuğunda oturup da siyaset yapmamalıdır. Halkın verdiği oylar, halka hizmet ve halkın gereksinimlerini karşılamakla geri verilmelidir. Örneğin, doğu ve güneydoğu’da Karadeniz’de yok olan CHP, buralarda yeniden dirilebilmelidir, var olmalıdır. Oradaki insanlarla da kaynaşabilmeli ve onları da ‘demokratik sol’ halkası içine alabilmelidir. Aydın ve okumuş kesimden oy alan CHP, varoşlardan ve en ücra köylerden de oy alabilmeyi başarabilecek bir oluşum içerisine girebilmelidir. Bugüne kadar CHP’de unutulan kadınlar ve gençlere daha fazla imkan verilmeli, hatta genel seçimlerde de bunu örnek almalı ve özelikle kadın kotasını geniş tutmalı ve gençlere, belli birikimleri olanlara, bu işe emek ve gönül vereceklere siyaset yolunu açılmalıdır.

22-23 Mayıs tarihleri çok sıcak ve heyecanlı geçecek. Ama 24 Mayıs’tan itibaren bir değişim havası esmeye başlamazsa ve yukarıda saydıklarımdan farklı bir çizgi izlenmeye başlarsa, yaklaşan genel seçimlerde halk gerekeni yapar, geri dönebilecek kaybedilmiş oyların haricinde var olan oylar da başka yerlere gidecektir. Yeni CHP’nin bunu görmesi gerekmektedir. Sol çizgisini değiştirmeden, Karaoğlan efsanesi ile tarihe gömülmüş olan, kucaklayıcı, affedici, eşitlikçi, laik, demokratik, yasakların karşısında, çağdaş, işçinin, emekten yana, emekçinin yanında, koruyan, kollayan ve gerçekten halkçı olduğunu gösterebilirse eğer, yeni bir oluşum ve yeni sol çizgisi CHP’yi tek başına iktidar bile yapar. Bu sefer de bu rüzgarı arkasına alıp, iktidara yürüyemezse CHP, ana muhalefet kimliğinden asla kurtulamaz.

Tüm bunların yanısıra, halka inip, halka beraber olmalı da, her şeyden öte, Chp iktidara yürüyecekse bugünkü iktidar olan Akp alternatifi olabileceğini ispatlayamazsa ve halka kendini anlatamazsa, fikirsel ve fiziksel bir değişim göstermezse, her şey bir fantezi ve hayal ürünü olarak kalır ve asla kendini bir daha yenileyemez.

Tüm bu beklentilerin, CHP’yi benimseyen ve gönül verenlerin ortak düşüncesi olduğunu düşünüyorum. Çok önemli bir nokta daha. Eğer Kılıçdaroğlu ve yeni ekibi bunları yapmaz da seçim sonrası ‘emanetçilik’ yapar da eskileri tekrar partinin başına getirirler ise, işte o zaman halk ve Chp tabanı onları affetmez ve siyasetten tamamen silerler.

CHP’yi bekleyen çok sorun ve proje var. CHP, arkasına aldığı bu rüzgarla iyi işler yapabilir. Bekleyip göreceğiz..

../..

 
Toplam blog
: 671
: 2572
Kayıt tarihi
: 26.06.06
 
 

Anadan doğma bir İzmirliyim ve bu şehirli olmaktan gurur duyuyorum.. Hem bu şehirde doğmuş, hem b..