- Kategori
- Gündelik Yaşam
Şimdi reklamlar

Zırrrr... "Duracell" sayesinde aylarca tıklamadan çalışan saatiniz sizi yine uyandırdı! Sabah kalmışsınız, direk banyoya. Ilık bir duş, "Pantene" ile. Erkekseniz tıraş, "gillette" bilmem kaç bıçaklı ile. Sabun; Fax, dove, lux. Buyrun kahvaltıya oturalım. Annemizin reçeli yanında kalbe hafif gelsin diye "becel", olmadı yılların "sana"sı. Çay "Lipton" tadında, kahve ise "Nescafe". Karnımız doydu, diş fırçalayalım: "İpana" diş macunu, "Oral-B" diş fırçası. Dışarı çıkmadan saçı boyayalım, "Koleston". Makyaj, "Max Factor". Jöle, "New wave". Çocuğun bezi değişecek, "Prima". Bayanlar, "Orkid". "Omo"yla yıkanmış, "yumoş"la parfümlenmiş, "Braun"la ütülenmiş kıyafetler de giyildi mi? Bi de parfüm sıkalım: "Rexona". Haydi gezmeye.
Bakın belki yarım saat olmadı hayatımıoz markalarla dolmaya başladı. Ne kadar çok, ne kadar çok çeşit. Devam edelim. Akşam yemeğinde "Knor"la yapılmış enfes çorba var. Yemekten sonra inatçı bulaşıklar için "cif", lavabo zemin için "domestos". Daha daha... Uzar gider reklamlar.
Yaşadığımız zaman bu markalar sadece reklamlarda gözümüze çalınır. Kullanırken o kadar önemli değildir. Çünkü alışveriş sırasında gücümüzün ve aklımızın yettiği en iyisi, kalitelisi alınmıştır. Tükendikçe memnun kalındıysa yenilenir. Şimdi soruyum: "Bu markalardan hangisi Türk şirketine ait?" Cevap: Sadece "Fax". Diğerleri?
Yukarda isimleri geçen tüm markalar sadece iki ingiliz şirkete ait; UniLever ve Procter&Gamble. Bunların dışında Henkel ve Benckiser gibi devler de, Evyap gibi Türk şirketler de var ama onlar kadar piyasaya hakim değiller. Bu şirketler o kadar içimize işlemişki, o kadar bir bütün haline gelmişki bizimle "Bir nesil Sana ile büyüdü" derken sanki bir Türk markası tadı alıyordum. Yada kirlenmenin "OMO" ile güzelliğini Türk2lere has bir şey sanıyordum. Yok, yanlış anlamayın beni! Demek istediğim "milliyetçi" ruhun kabarması değil, etrafımızın nasıl yabancılarla sarılmış olup globelleşmiş olduğumuzu gözler önüne sermektir. Artık bugün, en milliyetçi arkadaşım bile "Gillette" kullanmanın diğer traş bıçaklarından farklı olduğunu kabul eder diye düşünüyorum. Kadınlar arasında "max factor"un kalitesi tartışılmazdır! Ben kalitesine şahit olduğum ve allerji, pişik yapmadığı için çocuğuma "prima" kullanmaktayım. Diş fırçami diş macunum, sabunum, şampuanım... Hepsi tüketim, hepsi tüketim. Sadece iki ingiliz şirketi elinde. Hatırlarım annem çamaşır için ACE'yi beğenmedi, Alo aldı. Şimdi Ariel kullanıyor. Kim kazandı? Her üç deterjan markasının da sahibi olan Procter&Gamble. Şaçınız için hangisi daha iyi sorsam? Pantene, Blendax, Rejoice, Head&Shoulders. Farketmez: Procter&Gamble.
Sonuç ortada! Tartışmaya mahal yok. Geçen haftaki Genç Bakış programını izleyemedim ama haberlerden duydum. Hak vermemek elde değil. Gazete yazarı Yiğit Bulut itiraf ediyor: "Geçende aynaya baktım ve yüzüme tükürdüm. Niye? Bu devletin bankalarının %80'i yabancı sermaye elinde, Telekom'u yabancıda, köprüsü, elektriği yabancı sermayede!" Şimdi ben ne yapayım?