​ Şimdi Sıra Geldi "Maydanoz Yürüyüşüne" ya da "Maydanoz Üreticileri Adalet Mitingine"...:)) / Mizah / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

01 Ekim '17

 
Kategori
Mizah
 

Şimdi Sıra Geldi "Maydanoz Yürüyüşüne" ya da "Maydanoz Üreticileri Adalet Mitingine"...:))

Şimdi Sıra Geldi "Maydanoz Yürüyüşüne" ya da "Maydanoz Üreticileri Adalet Mitingine"...:))
 

Maydanozun kendisi iyi de, üretcisinin hali duman... Ya bir demet ota -pardon- maydanoza 1-1.5 lira veren "tüketicilerin" hali...


Önce, Ankara'dan İstanbul'a  "ADALET YÜRÜYÜŞÜ"... Sonra, Ordu ve Giresun arasında "FINDIK İÇİN ADALET YÜRÜYÜŞÜ" ve üçüncü olarak da Manisa'da "ÜZÜM MİTİNGİ"...

Bu yürüyüşlerin ilki, "siyasal amaçlı", diğer yürüyüş ve miting  "ticari" ya da "ekonomik" amaçlıydı... Yürüyüşün ilki için fazla bir şey söylemeyeceğim; izleyenler bunun asıl amacının ne olduğunu, "yürüyüşe katılanlardan" ve yürüyüş  sonunda yapılan "cezaevi ziyaretinden" anlamışlardır...

"Bir bilen" ve "dün dündür, bugün bugündür" sözleriyle anılan 9. Cumhurbaşkanımız Süleyman Demirel, "yollar yürümekle aşınmaz" demişti... Haklı çıktı, yollara bir şey olmadı;  ama yürüyüşlere katılanların ayakkabılarının tabanları aşınmıştır...

Yürüyüş sırasında terledikleri için sık sık iç çamaşırı değiştirmek zorunda da kalanlarda oldu elbette... Bazıları da, sıcaktan terledikleri için, yemek molası verdiklerinde biraz serinlesinler diye, gömleklerini çıkararak masaya atletleri ile oturmuşlardı...

*

İkinci yürüyüşten, yani "Fındık İçin Adalet Yürüyüşü"den sonra, "bir yürüyüş ya da miting olursa; ben de "Maydanoz İçin Adalet Yürüyüşü" önerisi yapmayı düşünmüştüm...

Beklediğim de oldu... Manisa'da "üzüm mitingi" ya da biraz açarsak "üzüm üretcileri için adalet" mitingi de gerçekleşti...

Ben de, şimdi, "Maydanoz İçin Adalet" yürüyüşü ya da "mitingi" yapılmasını öneriyorum... Bunun için de gerekçem de var...

"Fındık" için, "üzüm" için "adalet yürüyüşü" ya da "mitingi" oluyor da;  "maydanoz" için neden olmasın ki?...

Öyle değil mi?

*

Peşinen şunu söylemek isterim; amacım, yapılan "bu adalet yürüyüşlerine" ve mitingine "maydanoz olmak"(x) değildir...

-- Garibim maydanoz(x)...

Maydanoz diye geçmeyin... Şimdi, size maydanozun faydalarını ve hangi hastalıklara iyi geldiğini  sıralasam, inanın sayfalar dolar... Annelerinize ve eşlerinize bir sorun bakalım; semt pazarlarını gittiklerinde bir demet "maydanoz" almadan eve dönen var mı?... Buna rağmen, "maydanoz" semt pazarlarının en gariban sebzelerinden... Kendilerine ait bir tezgahları bile yoktur... Domates, biber, salatalık, lahana gibi gösterişli ve albenisi olan diğer sebzelerden yer kalırsa tezgahın bir köşesine sıkıştırılmış gibi görünür garibanlar...

Pazarcılar, Çengelköy hıyarı bunlar!... (nazik pazarcılar "badem" diyorlar)... Çay şekeri karpuz!... Bal tatlısı kavun!... Kemer patlıcan!... Adapazarı patates!... Araka bezelye!... Çanakkale'nin al yanaklı domatesi!... Çaya çorbaya limon!... diye bağırarak müşteri çağırırken, tezgahın bir kenarına sığınmış garibim "maydanoz" için seslerini çıkarmazlar

-- Ya "maydanoz üreticileri"...?

Onlar da, ürettikleri "maydanoz" gibi, yediği kazık için elini kaldırıp "maydanozum için adalet istiyorum" diyecek takatleri  kalmamış garibanlar... Siyasetçiler, sağlıkları için maydanoz yerler, suyunu içerler, çeşitli "maydanoz kürleri" yaparlar ama, ne pazar tezgahının bir kenarına sığınmış müşteri bekleyen gariban maydanoz ne de üreticileri akıllarına bile gelmez...

*

Maydanozda, kazanan "satıcı"; kazığı yiyen "Üretici ve tüketici"... Seyredenler de siyasiler...

Aslında, "maydanoz için adalet yürüyüşü", daha önce, 2016 yılında yapılmalıydı...

Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Başkanı, 2016 Şubat ayı başında yaptığı bir açıklamada, "tarladan markete uzanan bir pazarlama zincirinin" ilk halkası "üretici" ve son halkası olan "tüketicinin" büyük zarar gördüğünü söyledi... Ve bunun için  bir de çizelge yayınladı(1):

Bu çizelgede, "domates, salatalık,  sivri biber, patlıcan, kabak, havuç, pırasa, kuru üzüm, soğan, patates, portakal, mandalina, limon gibi sebzelerde ve birkaç meyve arasında" yer alan "maydanoz"; "market / üretici fiyat farkı" incelemesinde % 341 fark ile ilk sırada yer alıyordu...

Ama, bu durum kimsenin umurunda bile olmamıştı... Maydanoz üreticileri ve market müşterileri, "yine kazığı yemişiz haberimiz olmamış be!" derken, belki bazı siyasilerimiz ve de market sahipleri, televizyon başında bu haberi izlerken "maydanoz suyu" içiyorlardı, sağlıkları için...

Kim bilir, belki ileride, İstanbul'dan Ankara'ya "tüketici için adalet yürüyüşü" ya da "İstanbul- Yenikapı'da", aynı adla kalabalık bir "mitingi" düzenlerler...

Bu bloğun yazarı olarak bendeniz, bu konuda yapılacak bir "yürüyüşe" ve "mitinge" katılanların başında gelirim...

Umarım, önerdiğim bu "maydanoz için adalet yürüyüşü", üretici ve tüketicilerin "kulaklarına küpe" olur...

*

Açıklama...

Bu bloğu "mizah" kategorisinde yazmaya çalıştım; ama olmadı galiba... Ama, inanın, yukarıda da söylediğim gibi, amacım "köfteye maydanoz olmak"  değildi... 

Sanırım, "Hem nalına hem mıhına" gibi bir blog oldu...

Sürçülisan eylediysek af ola...)) 

 

cdenizkent

 

---------------------- :

(x) Yeri gelmişken hatırlatayım; bu sözcük, bazen "maydonoz" şeklinde hatalı da yazılmaktadır... Doğrusu; "maydanoz"dur.

(1) Milliyet.com.tr >> Ekonomi>> Haber>> "Satıcı kazanıyor... Üretici bakıyor... Tüketici yiyor", 2 Şubat 2016

 
Toplam blog
: 979
: 1425
Kayıt tarihi
: 11.12.07
 
 

İstanbul doğumluyum. İlk, orta ve lise öğrenimi İstanbul'da tamamladım. İstanbul Üniversitesi'nde..