​ Şimdiki salon döşemeleri beş parçadan ibaret. Şimdi böylesi makbul. / Haber / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

02 Ağustos '13

 
Kategori
Haber
 

Şimdiki salon döşemeleri beş parçadan ibaret. Şimdi böylesi makbul.

Şimdiki  salon döşemeleri beş parçadan ibaret. Şimdi böylesi makbul.
 

 

 

 

 

CUNDA’da bir “minimalist fotoğraf” sergisine rastladık. Bir fotoğraf ustasının geçmişteki fotoğraflarına bakıp, seyre daldık.

Bu segilenen tabloların  ressamı Saint Benoit Liselilerinden. Fransa’da eğitim gördü. Türkiye’de reklam ve ajanslarda çalıştı. İstanbul’dan da, onun ikircikli ticari havasından da bıktı, gelip yerleşti Cunda’ya. 8 yıldır da Cundalı olmuş. Oksijen fazlası yakıt olarak havayı teneffüs ettiğinden dolayı, genç kız gibi duruyor. Diyeceğim o ki, resimlerinden güzel kendisi. Yalnız paylaşımı kıt. Sergilediği resimleri herkesle paylaşmasına rağmen, çektiği sanatsal olmayan fotoğrafları, paylaşmağa nedense yatkınlığı yok. En yakınları da öyle diyor zaten.

UNO’nun zarif dekorasyonu önünde minimalist fotoğraf sergisindeyiz. Nedir bu teknik dedik. Anlattı. Üç boyutlu desen, değil. Fotoğrafta ekleme çıkarma, foto Shop desen, o da değil. Sonunda cahilliğimiz açığa vurduk. O da anlattı, amma, yine bir şey anlamadık.

Kendisi fotoğraf makinesi kullanıyor. Bir nevi bindirme, ekleme gibi fotoğraflara bazı bindirmeler, ekler yapıyor ve öyle çerçeveleyip asıyor tablosunu.

Bu konuda  en iyisini  Vatan’dan Selahattin Duman söylemiş. Bakın ne diyor:”

Zengin evlerindeki uygulanış biçimi ile orta direk evlerindeki biçimi birbirinden farklıdır.. Zengin şahsın karısı  salonunda ne kadar eşya varsa atar.. Salonun bir köşesine iki koltuk koyar, aralarına bir sehpa.. Duvara da ikiye ikilik konusu anlaşılmaz tabloları astırır.. Bir sehpanın üzerine de vazo yerleştirip içine üç beş kuru dal tıktı mı ev tamam olmuştur.. Gerçi görüntü bakımından icra takibine uğramış gibi durur ama anlayan gözler o evin "minimalist döşendiğini, bilir”

Ve Duman daha sonra şunları da ekliyor: “Diğerlerinin hali Zengin veya sosyeteden olmadıkları halde sırf kocalarının maaşına ve taksit imkânı veren kredi kartına güvenen ikinci dereceden minimalistlerin tekniği daha farklıdır.. "Ben evimi minimalist yapayım da konu komşu çatlasın.." fikrinden giden bu kadınların dekoratör tutmaya mecalleri yetmez.. Bu nedenle sorumluluğu kendileri üstlenirler.. "Kim 500 Milyar ister?" yarışmasının paşası Kenan Işık bana "Orta sınıf ev bayanlarının ortak özelliği nedir?" sorusunu sorsa hiç düşünmeden "Hepsi de potansiyel dekoratör ve modacıdır.." cevabını veririm.. Evet öyledirler.. Hepsi de dekorasyon konusundaki stajlarını komşu evlerinde yapmışlardır”.

Şaka bir yana, resimler hakikaten hayallerin de ötesinde, her obje, yerli yerine yerleşmişti. Bu, kendisinin 12 nci sergisi. Midilli’de de görücüye çıkmış tablola.

Elde limonata bardağı mini bir bahçe. Arkada görkemli bir kafe, restoran. Pırıl pırıl bir sahibi var, sanatçıları kollayan: “Ali Haydar Somay. 1991 yılında “Nazik’ten ve Yusuf Somay”  çiftinin kurduğu, sonra da çocuklarına  devrettiği aile şirketi. Sanatsever kişiler. İsmi UNO.

Velhasıl Polyana, bir minimalistti. Ufak şeyler onu mesut ederdi hep. Ya da az şeylerden. Minimalist olgu, sıkıcı olabilir. Berkan, zoru başarıyor. Çeşit çeşit fotoğrafçılık dalları var. Düğün, reklam, bebek doğum’un bile fotoğrafçılığı var. İleride evin oğlu veya kızı,  makineyi kurup karşısına geçecekler: “ Ben nasıl doğmuşum bak” diyecekler. Ört ki, ölem !

Biz daha fazla kafaları karıştırmadan minimalist resimlere, aşağıdaki tablolara bir göz atalım hele.

  

 

 

 

 

 

 

 

 

 
Toplam blog
: 1616
: 918
Kayıt tarihi
: 13.08.06
 
 

Hayatın dikenli yollarından geçmenin  sırrı, aralarından çabuk geçmektir. Ümit, naylon çorap giyd..