- Kategori
- Kişisel Gelişim
Sınavkolik

Ben bir sınavkolikim.
Böyle bir şey olabilir mi? Sınavlara girmek insanda alışkanlık yapabilir mi? Bende yaptı vallahi.
İlk önemli sınavım ilkokuldaydı. O zamanlar öğretmen okulu sınavlarına ilkokul sonrası girilebiliyordu. Ben de girdim. Birincisini kazandım ikincisini kazanamadım.
Sonra orta sonda tekrar öğretmen okulu sınavına girdim, kazandım da, ama o zaman öğretmen okulları öğretmen çıkarma özelliğini yitirmişti. Ailem göndermedi "yanımızda oku" dediler.
Üzüldüm, hem kazanmış hemde gidememiştim Antalya’nın bir ilçesine.
Sonra yine bir sınav duydum.
Sağlık Meslek Lisesi sınavları. "Bir deneyelim bakalım üniversite sınavına hazırlık olur, iyi olur" dedim , girdim.
Zaman geçti, liseye başladım, birkaç ay sonra, Sağlık meslek lisesini kazandığım haberi geldi. "İzmir Alsancak Sağlık Meslek Lisesi".
Aman ne sevindim ne sevindim.kazandım ya!....Yoksa hemşire olmak istediğimden falan değil. 14 yaşında hangi mesleği seçeceğin konusunda pek de bilinçli değilsin zaten. Gittim. Çok ta sevdim yatılı okumayı. Çok iyi arkadaşlarım oldu, hala görüşüyoruz çoğuyla.
4 yıl su gibi geçti.
Tayinim Erzincan-Refahiye ilçesi Çatalçam köyü sağlık ocağına çıktı. 18 yaşındaydım. Güzel değildi hiçbirşey, hatta çok kötüydü benim yaşımda birisi için.
Göreve başladığım ilk yıl üniversite sınavlarına girdim, çok ta çalıştım, kazandım da. Ama gidemedim.Tayinim çıkmadı çünkü okuyacağım yere. Sonra evlendim. Yıllar geçti.
Sonra, Sağlık Eğitim Enstitüsü sınavına girdim.Çok da iyi geçmişti. Ama bu sınavlar öyle bilinen sınavlardan değilmiş.Sınavı Sağlık Bakanlığı yapıyor.Dolayısıyla hani şu torpil meseleleri. Zaten gireceklerde belliymiş.10. yedek kazandım.30. yedek okula girdi ama ben giremedim.Neyse….
Sonra Anadolu Üniversitesi Hemşirelik Önlisans sınavı. Kazandık , okuduk 2 yıl. Ama yetmez.
Yaş 32 oldu.
9 Eylül Ünv. İşletme bölümüne girdim. "Sağlıkla ne alaka, acaba yapabilir miyim?" derken sınavlar, sınavlar, sınavlar…. O da bitti.
Sonra baktım birileri LES sınavından bahsediyor.
"O da ne ? Acaba ne soruyorlar? Yapabilirmiyim?"
Derken, ona da girdik.
Sonra, "bu sınavın sonucu işe yarasın, yüksek lisans yapabilirmiyim acaba? Oradaki sınavlarda neler soruyorlar ki?" diyerek bölüm seçtim ve bilim sınavına girdim, sonra mülakat.
Aman tanrım kazandım. Hayatımdaki en büyük mutluluklardan birisi. Bu yıl tezimi verip bitireceğim.
Ben hala sınavlara giriyorum.
İngilizce kursuna gidiyorum. Kur atlamak için her ay sınav oluyoruz. 15 kurun sonunda Milli Eğitim Müdürlüğü sertifika için bir sınav daha yapacakmış, ona da gireceğiz. Sonraki aşama TOEFL. Bakalım girmeyi düşünüyoruz.
Sonra planlarda doktora yapmak var. Sınavlar bitmedi yani.
Ve ben 42 yaşındayım, emekli oldum, bir şey olacağımdan değil yani, ama hala ders çalışıyorum.
Bazen bir arkadaşım arıyor “nasılsın ne yapıyorsun “ diyor, utanıyorum ders çalışıyorum demeye.
Yıllardır çalışıyorum ve sınavım oluyor çünkü. Benim kaçık olduğumu falan düşünecekler yakında.
Sanırım sınavlar ve çalışma insanın adrenalinini yükseltiyor ve bu bir süre sonra alışkanlık yapmaya başlıyor. Ben ölene kadar sınavlara gireceğim galiba.
Dostlar başına mı diyeyim , düşman başına mı bilemiyorum ama ben bir sınavkolikim. Tedavisi varmıdır?
Tijen Taşlı- İzmir