- Kategori
- Siyaset
Sınıfsız, İmtiyazsız, Kaynaşmış Kitle... Törkiş Cumhuriyeti!

- Ufuk Hoca’nın bitmeyen iddiası… Mustafa Kemal, Lenin’e sosyalizm dersi veriyormuş!
- Nedir bu ders?
- Lenin, Mustafa Kemal’e sosyalizmi kurmasını salık verir. Mustafa Kemal ise Lenin’e, bizde işçi sınıfının olmadığını hatırlatır ve bu sebepten dolayı sosyalizmin işçi sınıfı olmadan başarılı olamayacağını ileri sürer.
- Mustafa Kemal ile Lenin arasındaki bu diyalogdan dolayı bizim Ufuk Hoca hem Mustafa Kemal’in Marksizm’i çok iyi bildiğini iddia etmekte hem de bu bilgilerinden dolayı Mustafa Kemal’in, Lenin’e sosyalizm dersi verdiğini düşünmekte.
- Bildiğim kadarıyla Mustafa Kemal, Harb okulu yıllarında Tevfik isminde bir arkadaşından ilk kez Marksizm’i duyar. Bir de bir meyhanede oturduğu sırada yan masadaki konuşmalara müdahil olarak ilk kez Marksizm üzerine edilen tartışmalara müdahil olur. Bu arada yine o meyhane ortamında Fransız Devrimi üzerine edilen tartışmalara kulak kabartır. Jean Jacques Rousseau, Dİdero, Montesquieu isimlerini duyar.
- Neyse biz dönelim konumuza…
- Ufuk Hoca’nın anlatımlarına binaen…
- Bu mantıktan hareketle, önce bir burjuva sınıfı yaratmak gerekir ki Mustafa Kemal’de farklı bir şey yapmamış ve tek partili rejim döneminde ulusal burjuvazi yaratabilmek için devlet imkânlarıyla iktidar çevrelerini nemalandırmış. Zaten biz de burjuvazinin oluşumu başka bir şekilde ete kemiğe bürünmemiştir. Önce burjuvaziyi oluşturacaksın, sonra işçi sınıfı çıkacak ortaya…
- Bize de öyle ki “Burjuvazi eşektir ve iktidarını sessiz sedasız proleteryaya verecektir” gibisinden saflık söylemleri düşer.
- Sahi biz de sınıflar yok muydu?
- Toprak ağaları neyin nesi oluyordu?
- Peki ya bürokratlar!
- O yıllarda öğrenci de yoktu sanırım ki Mustafa Kemal “Biz homojen bir toplumuz” diyebilmiştir.
- Sınıfsız, imtiyazsız, kaynaşmış kitle, törkiş cumhuriyeti.
- Madem feodal bir toplumduk… Geri bir toplumduk… Batılılaşmamız şarttı ve bu yüzden işe önce kılık kıyafetle başlamak yerinde olur herhalde diye düşünmüş olacak ki kurucularımız derhal işe kılık kıyafet mevzuuyla başlamışlar. Ulus-devlet olmak icab ettiği için de, “”Ben Türküm” dışında herhangi bir şekilde şucuyum bucuyum denirse vur kafasına” düsturu benimsenmiş.
- Ankara iktidarının etrafında kümelenmiş bir kadın zümresi etek, döpiyes, erkek zümresi de fesi atıp şapka giymeye başlamış.
- Bunlarla tabi ki bir anda Batılılaştık ve çağdaş olduk!
- Sosyalizm bize uymuyor ama nedense deli gömleği giydirilmiş misali kılık kıyafet devrimi denen tuhaf batılılaşma değişimi bize bir güzel uyuyor nedense.
- “Kılık kıyafetle devrim olur mu?” diye de kimse zahmet edip bu soruyu sormuyor.
- Fesi çıkartıp, şapka giyince devrim mi oluyor?
- Bize böyle bellettiler.
- Kılıkla, kıyafetle, cumhuriyet balolarıyla, valslerle gelişme göstereceği sanılan bir toplum. Tabi bir de illa ki eğitim. Eğitim hususunu atlamamak gerekiyor ki resmi ideolojiyi zerk etmenin temel aracıdır. Resmi ideolojimiz batılılaşmak ise bunu ille de yeni kuşaklara okul sıralarında zerk edeceksin. Birileri bunların gelişmenin anahtarı olduğunu düşünmüş ve toplumun böyle yaşamasına, böyle giyinmesine, böyle eğitim müfredatına tabi tutulmasına karar vermiş.
- Peki ya toplumun geride bıraktığı tarihi ne oluyor?
- Kimse bunu sormuyor.
- Bir toplumun tarihi vardır. Toplumlar tarihleriyle var olurlar. Bir gecede yapılan batılılaşma çabaları, o topluma deli gömleği giydirmekle eş anlamlıdır.
- Hoş bu gün Anadolu’da kaç kadın şöyle adam akıllı kılık kıyafet devrimine! uygun kılık içerisindedir? Aradan doksan yıl geçmiş bir cumhuriyette yaşadığımızı da unutmayalım. E tabi bir de işin ekonomik boyutu var. Ankara lastiğini unutmamak gerekiyor. Halen Anadolu’da insanlar kara lastik, çarık giyiyor. Kara lastik veya çarığın üzerine döpiyes fena olmaz. Kara lastik üstü takım elbise nasıl olur?
- Bu topluma sosyalizm gitmez ama batılılaşma gider, öyle mi? Batının kültürünü hedeflemek, batı gibi yaşamak… Yahu bu ülkede yıllarca arabesk müzik yasaklandı. Ne komik ama… Yoksa bunu komik bulmayanlardan mısınız?
- Şimdi bizim Ufuk Hoca der ki, “E bu iş Atatürkçülerin işi, Kemalistler olsa yasak koymazdı”.
- Tamam, hadi Mustafa Kemal bize sosyalizmin uymayacağını söylemiş olsun Lenin’e… Peki ya toprak reformu! Mustafa Kemal neden toprak reformu yapmamış? Sanırım bahane hazırdır. Kardeşim bize Ulusal burjuvazi lazım, ilk önce toprak ağalarından başlamak gerekir ulusal burjuvazi yaratmaya. Hazır toprakları da var. Yoksa Milli Mücadele döneminde sırtını toprak ağalarına ve aşiretlere dayamış olmak mıdır asıl neden? E tabi ki onları palazlandırmak gerekir.
- Asıl sorumuz şu…
- Şimdi Mustafa Kemal, Lenin’e sosyalizm dersi vermiş veya vermemiş, iyi de şu sınıfsız, imtiyazsız, kaynaşmış toplumuz mavalı da neyin nesi oluyor?
- Ufuk Hoca bir de bu konuda bizleri aydınlatsa, kendisinden ömür boyu duacı olurum.