- Kategori
- Öykü
Sırtına girse düşerdin, sıyırmıştır; koş!

Kurtuluşa az kaldı, devam!
İki silahlı grup karşı karşıya gelmişti. Biz bunların arasında nasıl kaldık? Aman koru kendini. Sen de....Altı adamı istiyorlardı. Madem siz işlerini halledemediniz, bırakın biz....Vermeyiz, diyorlardı, onlar bize emanet. Silahlar çekildi....
Kaaaaç!..
Bize ateş etmezler değil mi, çünkü biz ne ondanız, ne de bundan. Ateş ediyorlar, kaaaaç!...Ama niye, bizi yanlış anladı bunlar, biz kaza kurşunuyla düşmemek için kaçıyoruz....Vuruldum galiba, sırtıma bir şey....Yok yok, vurulsaydın düşerdin, sıyırmıştır, koşmaya devam et!...
Oh, çok şükür, ellerinden kurtulduk.
Kurtulduk diye sevinmek isterdim ama, bizi takip edeceklerdir, o altı adamla bir ilgimizin olduğunu düşünüyorlar gibime geldi, onun için çoook uzaklara gitmeliyiz, bizi asla bulamayacakları. Ama ben burada yaşamayı seviyorum, çoook uzaklarda yaşamak istemiyorum.
Kararını ver, yaşamak mı, ölmek mi?
Bizi yakalasalar bile öldüreceklerini sanmam. Yaa, o zaman o kurşunlar neydi vızır vızır. Sahi, ne çok da ateş ettiler, hayatta kalmamız büyük bir şanstı. O zaman bu şansımızı değerlendirelim ve uzaklara gidelim.
Bildiğin bir yer var mı?
Var. Önce denize yakın, karanlıkta uzun uzun yürüyeceğiz. Sonra o nehirden geçeceğiz. Ardından çamurlu suyu yüzerek geride bırakıp, karşı kıyıda bizi bekleyen hayatı özgürce yaşayacağız.
1. Not: Adamlarımızdan biri nehirde kayboldu, sonu bilinmiyor. Diğeri en son çamurlu suda yüzerken görüldü.
2. Not:
O ikisi niye kaçtı
sizden mi kaçtılar
yoksa bizden mi
silahları görünce
yağmur gibi yağan kurşunları
çok korktular
ve kaçtılar
yazık oldu o ikisine be
oysa biz oynuyorduk sadece
yaşam ve ölümle
hah hah haaa!...
AH!
Ş.Y.