- Kategori
- Sağlıklı Yaşam
Şişmanlık Hastalıktır!

Şişmanlık bedeni ve ruhu olumsuz yönde etkileyen ciddi bir sağlık sorunudur.
Şişmanlık (obezite) vücut yağ miktarının sağlığı bozacak şekilde artmasıdır. Enerji alımının enerji tüketiminden daha fazla olduğu durumlarda ortaya çıkar. Şişmanlık sadece estetik açıdan bir sorun değil; bazı hastalıkların ortaya çıkmasına yol açan, yaşam sürecini ve kalitesini olumsuz yönde etkileyen ciddi bir sağlık sorunudur. Aşırı kilolar kalp hastalıklarına, yüksek tansiyona, şeker hastalığına, yüksek kolesterole, solunum rahatsızlıklarına, eklem hastalıklarına, safra kesesi hastalıklarına ve bazı kanser türlerine sebep olan, insan yaşamının kalitesini bozup süresini kısaltan bir rahatsızlıktır.
Şişman kişilerin zayıflamak için gösterdikleri çabalar çoğunlukla sonuçsuz kalmakta, verilen kiloların kısa sürede geri alındığı gözlenmektedir. Şişmanlamak kolay, zayıflamak zordur. Bu da insanların psikolojisini bozmaktadır. Kilo problemi ile mücadele eden kişi büyük çabalar sonucu verdiği kiloları, daha sonra biraz esnek davrandığı için geri aldığında doğal olarak çok mutsuz olur. Kilo mücadelesinden vazgeçip yağlarına takıntılı bir şekilde, kendini sevmeyerek yaşamına devam eder. Aslında üzerinde önemli durulması gereken ana kural küçük yaşlardan itibaren yeterli ve dengeli beslenme alışkanlığının kazandırılmasıdır. Anne ve babalara burada çok önemli rol düşmektedir. Daha bebeklikten itibaren çocuklara çok baskın bir şekilde, “Aman yesin; zayıf, güçsüz, çelimsiz, hastalıklı bir çocuk olmasın” diye öğün arası nedir bilmeden zorla yedirilen yemekler, büyüyünce de verilemeyen o çocukluk kiloları ile “Ben çocukluğumdan beri hep kiloluyum. Şimdi de kiloluyum. Ben bu görüntüme alıştım.” gibi sözler duyarız.
Diyet listelerinden bıkmış durumdayız. Unutulmaması gereken şu ki herkese aynı diyet listesi uygulanamaz. “Diyete başlıyorum.” demek “Aç kalacağım.”, “Mutsuz olacağım.” düşüncelerini oluşturuyor artık insanların zihninde. Oysa, sağlıklı olarak kilo vermek için kişiye özel diyet programları uygulanabilir.
Beslenme programı tamamen kişiye özgü olmalıdır. Çünkü herkesin yaşam biçimi, alışkanlıkları, zevk ve ihtiyaçları farklıdır. Bu nedenle uygulanacak diyet programı kişinin sadece kilosuna, boyuna, cinsiyetine değil fiziksel aktivitesine, sosyal ve iş yaşamına, ekonomik, kültürel durumuna, sevdiği, sevmediği besinlere göre de düzenlenmiş olmalıdır.
Zayıflama diyeti 1-3 hafta sürmeli, daha sonra buna diyet şeklinde değil de kişinin beslenme alışkanlığı olarak devam edilmelidir. Yaşamımızın sonuna kadar bu şekilde beslenmeye çalışacağımız için, bunu bir “vazgeçilmezimiz” olarak beynimize yerleştirdiğimizde, diyetimiz severek ve zorlanmadan uygulayabileceğimiz bir alışkanlık ve kilo problemlerinden bizi kurtaran bir strateji halini alacaktır.
Zayıflamaya karara verdiğimizde yakın aile çevresi, arkadaşlar vb. kişileri de bilinçlendirmeliyiz ki onlar da bu konuda bizim yanımızda olup gerektiğinde moral vererek motivasyonumuzu yüksek tutmada bizlere yardımcı olabilsinler.
Peki, bu kiloların nedenleri nelerdir? Bunlara da kısaca değinelim:
Pek çok faktör kilo almada rol oynayabilir. Örneğin kişilerin sahip oldukları enerji miktarı, harcadıklarından fazla olduğu zaman kilo alınır.
Alışkanlıklar da kilo almada önemli bir faktördür. Çok fazla yemek yemek bir alışkanlık haline gelebilir. Spor yapmak yerine televizyon seyretmek de bir alışkanlıktır.
Genler de fazla kilo alınmasına etkendir. Fazla kilolu olan obez ailenin çocukları da obeziteye eğilimlidir. Bunun yanı sıra bazı hastalıklar kilo alımına, obeziteye yol açabilir. Bunlar hipotiroidizm, cushing sendromu ve depresyondur. Bu tür hastalığa bağlı kilo alındığını düşünülüyorsa doktora başvurulmalıdır.
İlaçlar ve çevre kilo alımında etkendir.
Duygular da kilo alımına yol açabilir. Örneğin, bazı insanlar üzüldüğü, sıkıldığı, üzgün ve stresli olduğu zamanlarda aç olmasalar bile yemek yerler. Bunlar gibi başka pek çok faktör de kilo alımına neden olur.
Zayıflamaya karar verip program seçmek, bu ilk adımı atmak da zor bir iştir. Genellikle zayıflama kararı alınıp pazartesi uygulamaya başlanıp daha sonra ilerleyen birkaç gün, hatta bir hafta içinde sonlandırılır.
Zayıflamak için önce beyin olarak hazırlanıp gerçekten çok istemek ve ihtiyaç duyulan yardımları alarak ilk adımı atmak gerekir. Unutulmamalıdır ki sağlıklı bir kiloya ulaşmanın en iyi yolu kişiye özel hazırlanmış bir beslenme programı ve düzenli bir fiziksel aktivitenin takibidir. Zayıflama programları kilo vermeye ve verilen kilonun korunmasına yönelik sağlıklı yaşam biçimi davranışları geliştirmeye yardımcı olmalıdır.
Konuyu toparlayacak olursak; kilo probleminin farkında olun ve bundan insan vücudunun nasıl etkilendiğini bir düşünün. Yetersiz beslenme alışkanlıklarını küçük adımlarla değiştirin. Kendinizi sağlıklı beslenme formlarına adapte edin ve hazırlanan beslenme programınızı uygulayarak düzenli spor yapın.
İstediğiniz ideal kiloya, sağlıklı ve mutlu bir yaşama kavuşmanız dileğiyle…
Nurcan Arslan
twitter.com/pasifikakademi